şükela:  tümü | bugün
  • karaköy'deki hanın tuvaletinde kapağı olmayan pencereden gelen karlar kıçıma girdiğinde aklıma gelmemesi ne mümkün!

    dedim bunu yazayım sözlüğe, malum türkün aklı ya kaçarken ya sıçarken...

    istanbullu olmanın getirdiği kar hasreti kış mevsimini biraz sempatik gösterse de yok abi sevemedim ben bu mevsimi. kartopu oynamayı da sevmem zaten, ellerim buz keser iki dakikada.

    eskişehir'de okul zamanı kar yağdığında ne kadar egeli, akdenizli varsa kendini dışarıya atarken ben ve doğulu arkadaşlar pencereden gariplerin sevinçli hallerini izlemekle yetinmiştik.

    kışın derdi çok amk, elektrik ve yakıt masrafları tavan yapar, hastalıklar ve dolayısla sağlık masrafları artar. üstüne on kat giyersin bir dert metrobüs hamamına girer terlersin o başka bir dert. yaz öyle mi ya? benim gibi paspalın tekiyseniz, ne giysem yakışır diye bir derdiniz, aynalarla işiniz yoksa bir t-shirt bir pantalon hoop dışarıya. mis gibi...

    kışın adam daha yataktan çıkarken hüzne boğulur, pencereden dışarı bakıp da aklından geçirir:

    "amk daha karga bokunu yemeden buz gibi havada dışarı çık işin yoksa"

    hele 2 senelik pazarcılık kariyerimin (!) kış aylarında çadır ipi bağlarken ellerimin acısından ağlayacak duruma geldiğim zamanlar hatırımdan hiç çıkmaz. "yaz gelsin sıcaktan şikayet edenin anasını avradını..." şeklinde büyük küfürler etmişliğim bu lafımın da arkasında durmuşluğum vardır.

    40 yaşına merdiveni dayamışız da haberimiz yok, lan ben 2000'li yılları görecek miyiz, nasıl bir zaman olacak, arabalar havada uçacak mı derken yıllar ne ara bu kadar hızlı aktı amk? hayat, geçim derdi, sağlık sorunları, çocuğuma bir gelecek sağlayabilecek miyim acaba derken iyice bunalmışım zaten. bu sene nedense bitmeyecek gibi gelmeye başladı anasını eşekler kovalayasıca kışı, yazı görmeden ölmeyeyim amk, kış günü de ölmeyeyim, millete eziyet olmasın bari. konuyu kıştan açıp nerelere geldik, canım çok sıkkın amk. koya koya da bitiremedim amk.
  • dün iki çocuğuyla kar yağarken çöp bidonunun dibinde tir tir titreyen babayı görünce bir kez daha baba olmaktan utanarak hissettiğim duygu.
  • ben de nefret ediyorum bu mevsimden. ilkbahar hepimize yeterdi arkadaş ne bu tantana?
  • kendi adıma nefret etmediğim mevsim. camı açıp bir kadeh şarapla yağan karı seyredebilirim. ya dışarıdaki kedi köpekler. tenekeye ateş yakarak ısınmaya çalışan inşaat işçileri... onlar için kalkıp mutlu mu olacağım?
  • kanimca dogru olmayan bir davranis bicimi. nefes alabildigim, saglikli oldugum her gunu seviyorum. pollyanna gibi olduk ama ne biliyim iyiyiz iste buna da sukur.
  • lahane gibi giyinmek en başlı başına sebeptir. bir de hasta olmanın verdiği huzursuzluk.
  • boğaziçili olmaktan kaynaklanmaktadır.

    hımm demek sen de kar kalınlığı bilmem kaç santimken iptal edilmeyen finaline snowboard'la gittin.
  • kar, evsizlere romantik yağmaz hissiyatından da olabilen durum.
    sokak hayvanları, mecburiyetten dışarda olanlar, girecek içerisi olmayanlar diye de dert edinilebilinecek farklı sebepler bulunabilinir.