1. bir kısa dönem asker olarak üzerime vazife olduğuna inandığım tavsiyeler/açıklamalar dizisi.

    acemiliğiniz 1 ay kadar sürecek. bu süre + 10 gün kadar bir zamanı üst devreniz olan kısa dönemlerle birlikte geçireceksiniz. onlara çok iyi ve saygılı davranın(!). komutanlar ve uzun dönem askerler hakkındaki tavsiyelerine mutlaka kulak verin.

    eğitiminiz, bölük assubayına (veya subayına) bağlı olmakla beraber sıkı geçmeyecek, tırsmayın. özellikle, jandarmalar ve denizciler nispeten daha rahat geçiriyorlar bu dönemi. tüfekli hareketler, silah omza vs. biraz sporla ilgiliyseniz zorlanmazsınız. benim askerliğimin en güzel zamanı acemilik dönemiydi.

    denizci kısa dönemler acemiliklerini yaptıkları yerden, acemilik bitince dağıtım oluyorlar. diğerleri, bildiğim kadarıyla gittiği yerde kalıyor. ancak, mesela jandarma'da, eğitiminizi il jandarma komutanlığı bünyesinde alıp, yemin töreninden sonra ilçelere dağıtılıyorsunuz. hangi ilçenin iyi olduğunu araştırın ve oraya gitmeye çalışın. komutanlık bünyesinde kalacaksanız, büyük ihtimalle şubelerden birinde çalıştırılacaksınız demektir. sizden önce oralarda çalışan kişilerle konuşarak kendinize rahat bir pozisyon ayarlamaya çalışın. yaptırabiliyorsanız "torpil" yaptırın. sakın, ben öyle şeylere prim vermem filan demeyin, pişman olursunuz, askerliğiniz bitmez ona göre.

    assubaylar ve uzun dönem erler tarafından sevilmeyecek ve özellikle ilk geldiğiniz dönemde ezilmeye çalışılacaksınız. psikolojik olarak hazırlıklı olun, birilerine aratacaksanız (torpil için) bu mümkün olduğunca erken olsun. özellikle ilk dört beş gün boyunca size yüklenilecektir, hele ki uzun ve kısa dönemlerin birlikte askerlik yapıp aynı koğuşlarda yatıp kalktığı yerlerde.

    gündüzleri genellikle problem olmaz, ancak akşam saat beşten sonra, komutanlar birliği terkeder, sadece nöbetçi subay ve amirler kalır. onların da genellikle dünyadan haberi olmadığı için, sizden önce oraya gelmiş olan uzun dönem askerler borularını öttürmeye başlayacaklardır. mantıkları şudur, "biz ezildik, siz de ezileceksiniz." (aslında kelimeler tam böyle değil ama anladınız siz onu)boşuna yıllarca okuduğunuzu filan anlatmaya çalışmayın, anlamazlar. size yaptırmaya çalışacakları, bulaşık yıkamak, mıntıka yapmak, koğuşu yıkamak, yemekhaneyi yıkamak, gazinoyu yıkamak, tuvaletleri yıkamak gibi işlerdir. unutmayın, bu işlerin bir kısmı herkesin işidir bazıları içinse özel olarak görevlendirilmiş birileri mutlaka vardır. böyle bir durumda, ilk iş olarak, eğitimizden sorumlu komutana gidip bir iş paylaşımı yapmasını ve bunu herkese açıklamasını isteyin. genellikle, bunu yapmak istemeyecektir, çünkü o da sizin ezilmenizi istemektedir. ama ısrarcı olursanız, alacağınız netice hayatınızı çok kolaylaştıracaktır. akşamları ise, sorun büyüdüğünde, doğrudan nöbetçi amirle görüşmeye çalışın. "şu işin yapılması için emir verdiniz mi diye sorun. evet derse, bunun sadece bizim tarafımızdan yapılması için verdiniz mi diye sorun. ona da evet derse gidin o işi yapın. en azından, komutan emretti diye yapıyorum, 20 yaşındaki çocuk emretti diye değil der, kendinizi rahatlatırsınız.

    aklınızdan sakın çıkarmayın, bu türden psikolojik baskı çok uzun sürmeyecek, bir müddet sonra nispeten rahatlayacak ve sizi ezmeye çalışan insanlarla iletişim kurmayı başaracaksınız.

    askeriye'de "pdrm" diye isimlendirilen bir grup vardır, bunlar psikolojik sorunlu erlerdir. genellikle uyuşturucu bağımlısıdırlar, ve benim tanıdıklarımın hemen hepsi iyi ve zararsız çocuklardır. yalnız, bunlarla fazla samimi olmayın, sürekli sigara, para vs. isterler. ayrıca, unutmayın, orada dahi, uyuşturucu kullanmaya devam etmektedirler.

    nöbetleri kimin yazdığını mümkün olan en kısa zamanda öğrenin. yemin töreninden sonra nöbet tutmaya başlayacaksınız. ve o zaman, anlayacaksınız ki, nöbet yerleri ve zamanları bakımından tutulan nöbetler arasında büyük farklılık var. genellikle, nöbet yazma işi (diğer bütün işler gibi, resmen olmasa da) bir askerin elindedir. ona, en kısa zamanda bir kola, çikolata filan ısmarlayın, sigara tutun, bir şekilde samimiyeti ilerletin yani, çünkü bir müddet sonra birlikteki en önemli adamın o olduğunu öğreneceksiniz. yoksa, bütün gün uykusuz kalır zombi gibi ortalıkta dolanırsınız.

    tuvalet alışkanlıklarınızı, başta tuvalet kağıdı kullanımı olmak üzere değiştirin. bizim birlikte, kısa dönemlerin ilk geldiği haftada, tuvaletlerin tıkanması bir gelenek haline gelmiş çünkü. bizde de aynı şey yaşandı, nasıl olsa sonradan bırakacaksınız bari baştan hiç tevessül etmeyin.

    aslında en iyisi, siz hiç gelmeyin askere. bir şekilde geldiyseniz de sakın aklınızdan çıkarmayın, "sizin askerliğiniz bitmez".
  2. aşağıdaki diyaloğun müsebbibi olan öğütlerdir.

    ben:-ekşi sözlük falan filan, bıdı bıdı..

    yeni gelen kısa dönem arkadaş: -ha duydum, arada okuyordum. hatta buraya gelmeden, fransa'dan bi arkadaşım oradaki askerlikle ilgili bir yazıyı bana forward etmiş, enteresan gelmişti.

    ben:-hadi ya, ne yazıyordu yazıda?

    ygkda:-işte, eğitiminiz rahat olacak, pdrm'lere dikkat edin, sizi ezmeye çalışacaklar vs.

    ben:-olm, ben yazdım lan o yazıyı!!

    ygkda:-hassiktir, buraya gelirken bastırıp yanıma almıştım, hatta yolda babam tekrar okumuştu lan!!

    ben:-dünya hakkaten küçükmüş..
  3. kesinlikle ic hizmetler kanunu ve askeri ceza kanununu inceleyin. kanunlari iyi bilirseniz kimse size birsey yapamaz. (bana cay getir diyen astsubaya senin ayaklarin yokmu diyebilirsiniz)
    acemi birliginde hicbirsey bilmeyin hicbirseye atlamayin. herseyden arazi olun, mintika temizligi sirasinda wc'ye felan gidin, gece kogus nobetinde felan rahatlikla uyubalirsiniz hic bir sey olmaz. (yemin toreni bitmeden hic kimse kanunen asker sayilmaz)
    mumkunse acemi birliginizin izmir poligon deniz er egitim dinlenme tesislerinde olmasina gayret edin.
    usta birliginde yapacak pek is yok zaten, ye, ic, yat, nobet tut. komutanlara nobetten kaciyor izlenimi vermemeye dikkat edin, bu durumda en iyisi seytan gibi oluyor. (dz.k.k.'da durum boyleydi)
    hastaneler cok kaliteli oldugu icin butun saglik sorunlarinizi kisa donem zarfinda cekinmeden halledebilirsiniz.
  4. oncelikle boluk komutanina cok kral davranin. boluk komutani ya babacan binbasi yada terfisi bir turlu cikmamis menopozlu kari modunda yuzbasi olur. her halukarda onunla diyaloglarinizda cok dikkatli olun, askerlikte herseye kadir insan o dur. birakin komutanin kendisi ile gecinmeyi, boluk komutaninin postalariyla bile iyi gecinin, onlarinda ta*sagi 8 okkadir, ellerinde telsizle gezmelerinden anlasilir kim olduklari. unutmayinki cavus olmak yeri geldiginde askeriyede 10 kaplan gucunde olmaktir. yazici, malzemeci vs. cavuslarinin hepsi ile on numara gecinin. uzun donemlerden soyutlamayin kendinizi, onlarla iyi gecinin, mintika temizligiymis, falanmis filanmis kacmayin bunlardan. oncelikle hem yapicak isiniz yok, vakit gecer, ikincisi uzun donemlerin kani isinir, sonradan cok guzellikler yaparlar size. hemsehrilerinizi bulun tespit edin, hizipcilik kotu birsey degildir.
  5. postalınızın tabanı için mutlaka dr.scholl's marka tabanlık alın.ya da nike air ayakkabılarınızın tabanını yanınıza alın.
  6. ameliyat olurum hava değişimi alırım gibi düşüncelere kapılmayın. ameliyat yapmazlar, yapsalar da hava değişimi vermezler. oranız buranız kesik içinde ortalarda dolanırsınız.
  7. kesin karar verdiyseniz illa hasta olacaksanız askeri hastanelik olun, orda revire göre cok daha iyi muamele görürsünüz
  8. * "bana cay getir diyen astsubaya senin ayaklarin yokmu" diyemezsiniz. ha getirmek istemiyorsanız (ki niye, isteyesiniz ki) ondan üst rütbeli birini bahane edin. mesela: "yüzba$ı'nın çantasını götürmem gerekiyor"
    * en önemli $ey rütbedir. aranızın iyi olduğu rütbelilerin rütbesini mutualizm ile kullanın. mesai saatleri bittiğinde (ekstra bir durum yoksa) her$ey nöbetçi subay/astsubay/ nöbetçi amir'den sorulur, bunu sakın unutmayın.
    * "en önemlisi kesinlikle bedeninizi kullanarak iş yapmayın." evet yapmayın. ya arazi olun (benden sonrası tufan mode), ya yapılacak i$in organizasyonu ile uğra$ın (better way) veya yapın kaslarınız güçlensin (pollyanna mode on)
    * nöb.onb. olana kadarki sürede, 1 ay koğu$ nöbeti, 20-25 gün de dı$ nöbet tutacaksınız. adam gibi tutun, bir daha isteseniz de tutturmazlar.
    * tertiplerinizle iyi anla$ıyorsanız izin kullanmayın. ancak bekleyen bir e$/sevgili vs. varsa, uzun dönemleri dinlemeyin kullanın izninizi. 10 gün erken dönmek için 5 ay i$kence çekmeyin. kafayı dağıtın. hatta 1-2 kere de evci çıkarsanız askerligi gotten yemek olur onun adı.
    * sorumluluk konusunu iyice dü$ünün. mutlaka üstünüze yüklenecek sabit bir sorumluluk düzeyi vardır zaten. ancak bazı konularda daha fazlasını almanın zararları olduğu gibi yararları da vardır.
    * "ameliyat olurum hava değişimi alırım gibi düşüncelere kapılmayın." kapılabilirsiniz. zira:
    askerlerimden biri kalp ameliyatı olup 2 ay hava deği$imi aldı. sonra olay oldu bu, nasıl verirler diye, tabur komutanı dellendi. ha 3 ay sonra da, yine bir kd kolunu kırdı, 45 gün aldı. bölük komutanı dellendi. ondan 2 ay sonra da bir tanesi hepatit a oldu, 45 gün aldı.. yani oluyor. ama bu beklenti ile ba$larsanız senin askerliğin bitmez.
    * adapte olmaya çalı$mak aslında en önemlisi. "ben buraya ait değilim, bunların hepsi ezik" diye dü$ünmek yerine, onlardan biri olmaya çalı$ın. kurumsal bi firmada çalı$ırken onlara uyum sağlamak için yaptığınız abuklukları dü$ünün. ne kadar çabuk uyum sağlarsanız o kadar çabuk biter. ha uyum sağlamazsanız da biter, ama acılı olur..
  9. askerligin en azindan sizin acinizdan bir oyun olmasi gerektigini dusunurseniz zorlanmazsiniz. zamaniniz gelecek ve o kapidan cikacaksiniz o kadar.

kısa dönem askerlik yapacaklara öğütler hakkında bilgi verin