şükela:  tümü | bugün
  • maupassant, cehov, gogol, sait faik, hemingway gibi yazarların yazdıkları öyküler. kısa olucak ama.
  • (bkz: kisa oykuler)
  • (bkz: adam oyku)
  • (bkz: kısa iyidir)
  • yazınsal bir kurgunun uzunluğunun,insanı etkilemede ölçüt olarak kabul edilemeyeceğinin göstergesidir kısa öyküler.bir solukta okunduklarından ayrı bir keyif sunarlar okuyucuya.bunlardan esinlenilerek,mini öyküler yazmak da eğlenceli bir hale gelebilir.
  • asıl işlevi önemli olan öykü
  • maymun iştahlı oluşum ve uzun soluklu bir öykü yazmaya gözümün yememesi nedeniyle yazabildiğim tek format.

    puslu bir geceydi. bulutların arasından arada bir görünen dolunay gecenin karanlığını dağıtmaya yeterli olmuyordu. karanlığın içinde geceden daha koyu renkte bir göl, yüzeyinde tek bir kıpırtı olmaksızın sessizce uzanmaktaydı. suyun 3-4 metre gerisinde doğal bir çit oluşturan sık çalılar arasında bir kıpırtı sessizliği bozdu. aralanan çalıların içinden yetişkin bir kurt ihtiyatlı bir şekilde başını uzatarak havayı kokladı. geceyle yarışacak siyahlıkta parlak tüylü alfa erkeğinin gözleri kısa bir an için dolunayın ışığını yansıtarak cam gibi parladı. hayvan, akşamki avının sonrasında uykuya çekilmeden önce susuzluğunu gidermek için yavaşça göle yaklaştı. suyun kıyısında durarak tekrar havayı koklayan kurt, etrafın güvenli olduğundan emin olmak istiyordu. herhangi bir tehlike olmadığına karar verdikten sonra yavaşça suyun içine doğru ilerledi. bileklerine kadar suyun içine giren kurt başını eğerek suyu içmeye başlarken, suyun yüzeyinde sessizce dağılarak etrafını sarmaya başlayan koyu gölgenin farkında değildi. koyu gölge suyun üzerinde hiçbir ses çıkarmadan ve dalga yaratmadan kayarak kurtu çevreledi. su içen hayvan bir an kafasını kaldırıp etrafına baktı. garip bir his vardı içinde, ama duyuları herhangi bir tehlike bildirmiyordu. tekrar havayı kokladı, kafasını eğip suyu kokladı. hiç bir uyarı algılamıyordu. burnunu suya yaklaştırarak hafif şapırtılarla su içmeye devam etti.
    suyun üzerindeki gölge, çemberi iyice daraltarak kurda doğru süzüldü. aynı anda yoğunlaşmış gibi dibe doğru da çöküyordu. hayvan son anda tehlikeyi gördü ancak kaçacak bir açıklık kalmamıştı. içgüdüsel olarak karaya doğru ani bir hareketle dönerek kaçmak için atıldı. gölge, bir balçık gibi kıvamlanarak kurdun bacaklarına yapıştı. değdiği yerlerde deri yarılarak etleri açığa çıkarıyordu. kopan tendonlarının ve etlerinin acısıyla hayvan uluyarak daha çok çırpınmaya başladı. ileriye doğru atılmaya çalışan kurt, kopan bacakları yüzünden yanlamasına suya düştü. koyu renkli balçık yavaşça üzerini örterken hayvandan geriye sadece kan , tüy ve kemiklerden oluşan bir yığın kalmıştı.
    bir kaç dakika sonra koyu renkli balçık yoğunluğunu kaybederek sessizce dağılmış ve gölün sularına karışmıştı. göl tekrar eski sakinliğine kavuşmuş, az önceki ölüm kalım savaşından geriye hiçbir iz kalmamıştı. tüm olanları çalılıkların gerisindeki tepeden izleyen dişi kurt korku dolu gözlerle gecenin karanlığına bakıyordu. ay tekrar bulutların arasından çıktığında başını aya doğru kaldırarak uzun uzun uludu.
  • roman severlerin burun kivirdiği ama yazmasi kimi zaman romandan çok daha zor, yoğun edebiyat dali.
    roman puan toplayarak kazanir, öykü ise nakavt etmek zorundadir.