şükela:  tümü | bugün
  • oruç aruoba'nın yürüme adlı eserinin üçüncü kitabı
  • şahıs
  • hule, kadın ya da erkek farkı gözetilmeksizin, somut birey; kendisine hem bedensel karakteristikler ve hem de zihinsel özellikler yüklenebilen öge ya da yapı. insanın gerçek, temel, özsel beni.
  • dolmusta bir indi bindi parasi anlamina gelir. bilmeyen "bi kisi uzatabilir misiniz?" dendiginde neresi diye sorar, oysaki birazdan incem ya da inecegim yer yakin, en az tarifeden demektir.
  • eskiden "erkek" anlamına gelirmiş, kimi yaşlılar da böyle kullanır..
  • insanlık adı altında tanımlanan büyük kümenin, ortak kümeler vasıtasıyla diğerleriyle iletişime geçebilen detaylı ve özgün kümesi.
  • özneliğin öznenin kendi özgürlüğünü talep etmesiyle birlikte edimsel hale gelişi kişilikle neticelenir. kişi özne olduğunun farkında olan, kendine varlığına dönük hak talep edendir. buradaki farkındalık, istencinin soyut ve fakat mutlak özgürlüğünün farkındalıktır. ben olarak ben, bir istenç, bir arzu, bir atılım haliyim. istencim en saf haliyle sınırsız, dolayımsız bir uzanış. ikarus gibi.

    ama ben aynı zamanda belli bir kişiyim. boyum belli posum belli. yüzgecim yok, kanadım yok. aynı anda sonsuz arzum da yok. sonluyum ben. ikarus gibi.

    işte kişi bu sonsuzlukla sonluluğun birliğidir. georg hegel der ki, kişinin en üstün başarısı, bu çelişkiyi taşıyabilmesidir. kuş bu yükün altına girmez evet, ama sefasını da ben sürerim. kuşlar değil, ikarus'tur özgür olan tamam mı?
  • borç altına girebilen ve haklara sahip olabilen varlıkları ifade eder.
  • "insan özgür olabiliyorsa,
    kişi olabilmiş demektir...

    özgür insan, kişidir.

    kişi, özgürleşmiş insandır."*