şükela:  tümü | bugün soru sor
  • mayıs ayının hafif yağmur yağan bir gecesinde işten çıkıp eskihisar sahiline gideceksin. gitme. çalıştığın o boktan barda sanki içtiğin yetmiyormuş gibi yine tek tabanca takılıp köpek gibi içeceksin. içme. sana göre en büyük acının aşk acısı olduğunu sanıyorsun. sanma. yağmur taneleri arabanın kaportasına vurdukça ve elindeki o zıkkımı yudumladıkça bu acılarının geçeceğini düşüneceksin. düşünme. daha da büyük acılar var unutma.

    az sonra telefonun çalacak ve arayan abin olacak. sakın duymamazlığa verme. al koltuktan aç telefonu, alo de.
    al olum; ''nerede kaldın, yine mi içiyorsun'' diye abin kızmayacak sana kapris yapma. telefonu kapatıp sakın koltuğa fırlatma.

    sen o telefonu fırlattığın an abin çoktan babanı sırtlayıp hastaneye götürecek unutma. baban ölüme giderken sen bitirdiğin son şişenin dibine bakıp büfeye gideceksin. yapma. bari bunu yapma ve git evine...

    ama eve gittiğin zaman bir bak içeriye. klozete girip kusmakla, lavaboya gidip aynaya bakmakla, kızaran gözlerine tükürüp ağlamakla, o aşk acın dinmeyecek unutma.

    bir bak içeriye.

    evde ne annen var ne baban. usul usul yatağına gidip zıbarma. o siktiğmin tavanı senin etrafında dönerken, babanın etrafında ışıklar dönecek unutma. aç şu telefonu. hiçbirini yapmadın ama bari aç şu telefonu. lan yalvarıyorum aç o telefonu.
    bi merak et, uyuma.

    sabah 5 gibi hiç susmayan o kapı zilin çaldığı zaman enişteni karşında göreceksin şaşırma. o sarhoş sıfatına bakıp tüm her şeyi anlattığı zaman şok olma ve sakın içeriye girip bakma. iş işten geçecek oysa...

    annen, ablan, abin herkesi ağlarken göreceksin o hastane koridorunda.
    ama merak etme, hiç birisi kızmayacak sana. o melek gibi annen yine de sarılacak o alkol kokan bağrına. ''oğlum baban çok kötü ''deyip güç olacak o siktimin omzunda. '' yalvarırım içme '' diyecek sana. çünkü seni de kaybetmekten de korkuyor bu aile unutma.

    baban!

    baban kurtulacak aga.. ama kurtuldu diye ilerisi için sakın umutlanma. doktor kapıdan çıktığı an tüm gerçeği açıklayacak orada.

    senin o boktan sevdana üzülüp kalbi ciğeri iflas eden bir adam yarattığını ve yarattığın bu adamın nasıl zamanla eriyip bittiğini, gün geçtikçe tadacaksın o içeriye girmediğin odada. bundan sonra hiç çıkmasan da evden, aylar geçtikçe eriyen bir babaya bakacaksın için yana yana ve baktıkça '' keşke yansıtmasaydım '' diyeceksin sevdamın acısını bu adama...

    defalarca kalp krizi geçirdiğinde bu sefer hep sen sırtlayacaksın onu kollarınla. hastane banklarında yatıp ölmesin diye yalvaracaksın o baktığın ışıl ışıl yıldızlara. her iyileştiğinde seni görecek karşısında. oğlum diyecek, oğlum deyip tebessüm edecek sana. hastanenin çimenliğine götürüp oturacaksınız yayıla yayıla, saatlerce sohbet edeceksin orada. çünkü o azraille bile savaşırken senin şeytanlarını düşünecek unutma! baban o. baban hep senin güçlü olmanı isteyecek aga. hasta olsa bile seni güldürmek için bilek güreşi bile yapmak isteyecek. uzan çimene de tut elini. yalandan yere yenilsen bile tut işte elini.
    hiçbir şeyi yapmadın bari onu yap.

    yap gerizekalı. bırak şu aşk acısını.

    sen kadeh kadeh içerken, adam şişe şişe serum yiyecek ve yine de '' oğlum üzme kendini '' diyecek. aradan birkaç yıl geçince de senin iyiliğini düşünüp gurbete gitmene onay verecek. çünkü hem aşk acından hem de kötü çevrenden kurtulacağını zannedecek. gitme. iyileştim dese de sakın terk etme...

    sen tekrar aşık olabilirsin, olacaksın da. ama baban bir daha ölmez unutma!

    5 kasım akşamı telefonun çalacak. böyle ince ince...
    arayan yine abin olacak. bu sefer ilk çalışta açacaksın. açtığın zaman o tutmadığın eli tutabilmek için feryat figan hastaneye koşacaksın. koşma. boşuna koşma. çünkü onu ölürken bile göremeyeceksin unutma! adını zikredecek duyamayacaksın, geldi mi diye soracak 'buradayım ' diyemeyeceksin. boşuna acele etme. morg sabaha kadar açık unutma. ayak parmaklarına takılacak olan kimliğini de sakın aklından çıkarma...

    ah be aga, kışın kar yağarken eve uzun paltosu ve kasketi ile gelen ve gelir gelmez sobanın başında dikilen o dağ gibi adam artık olmayacak unutma! her bayram mutluluk yerine hüzün çökecek üzerine hatırla. bayram demek ölüm demek, bayram demek mezar demek, bayram demek şeker yerine toprağa su dökmek hatırla.

    aşk acını sakın ailene yansıtma.

    yansıtırsan ''sen bin ölürsün, onlar bir ölür'' unutma.

    şimdi sar filmi başa ve gir o girmediğin odaya. sessiz, sakin, suskun kalma. gül babana. sarıl doya doya. seni çok seviyorum de utanma. belki o zaman, kim bilir...
  • eniştene müteselsil kefil olma. sekiz yüz bin tl paran cebinde kalsın :(
  • vallaha 6 değilde 10 deseydiniz çok şey söylerdim.
    ama 6 için "yapacak birşey yok zaten boku yemişsin siktir et" derdim
  • 14 – 17 – 18 – 43 – 47 – 49
    2 şubat 2017 tamam mı unutma yaz bi kenara
  • kimse için kendinden ödün verme.. hm bi de bencil ol kimin ne dediği umrunda olmasin.
  • zamanında cesur olacaktın kardeş, şimdi canın yanmazdı.
  • arkadaşların, dostların, çalışma arkadaşların veya adına ne dersen de; ''hayır'' demeyi öğren!
  • hiç başlama o ilişkiye ve o şehirden sakın dönme.
  • sakin ol, herkesi olduğu gibi kabul et.
    kendin için güzel şeyler yap.
    geleceğini ve sadece ama sadece kendini düşün.
    fedakar olma, değeri bilinmeyecek.
    insanları sevme, seviyor gibi yap.
    bağlanma, zira kimse sana bağlanmayacak.