şükela:  tümü | bugün
  • (maşallah, tam elli karakter, cuk oturmuş.)

    zaman zaman hal hareketlerime bakarak kendimi ayrıntılı şekilde analiz etmeme neden olan bir histir. ayrıca başkalarında da aynısı oluyor mu diye deli gibi merak ettiğim bir şeydir.
  • başlık ve bkzler ağır spoiler içerir

    --- spoiler ---

    (bkz: 23)
    (bkz: shutter island)
    (bkz: dream house)

    --- spoiler ---
  • yersiz bir şüphedir. zira, kişide deli olabileceğine dair en ufak bir şüphe duyacak kadar içgörü varsa, deli değildir. hiç bir deli "acaba ben deli miyim?" diye düşünmez.
  • son zamanlarda içimde doğan düşünce. bilgisayarda iş yaparken ara ara sallanmaya başlıyorum. gözlerim ekrandan başka neredeyse heryere bakar vaziyette. hayır delirmekten yana bi sıkıntım yok, iş güç falan derken tedavi ayağına bi süre dertten tasadan kurtulurum. ama şimdi böyle dünyaya bırakabileceğim edebi ve ebedi bi eser olmadıktan sonra da pek güzel değil delirmek.
  • boyle bir supheye sahip olan kisi deli degildir.
  • cogu orneginde manik depresiflige delalettir.

    edit: goruyorum ki, sozlukteki ornekleri ilgisiz kalmisliga delalettir.
  • öyle bir şüphe ki tamamen rüyaların birbirine bağlanmış kısa kesitler halinde bir grange'nin gerilim-macera romanlarını aratmayacak derecede gerçekçi olduğundan arada kendimden korkmama neden olur.
    bütün bunlar çok kitap okumaktan beyin bazen eror verebiliyor. resetle geçer.
  • düşünüp düşünüp sonra da la deli olsam bunu idrak edemezdim zaten diye düşünmeyi bıraktığım olaydır. bizim ülkemizde delilik prim yaptığından kendini böyle düşünmeye zorlayan insanlar bile vardır.
  • aşağıdaki diyaloglarla yaşadığım duygu.

    +yağmur? yağmur yağıyor... gece gece, gündüz bir şey yokken, şimdi yağmur yağıyor...
    -şş... sakin, sakin, geçecek.
    +geçmiyor, daha da hızlanıyor...
    -dinle bak ne güzel yağıyor.
    +hayır, hiç de bile! canımı yakıyor...
    -bereket anlamına geliyor hem.
    +bulutlar ağlıyor... bulutlar ağlıyor...
    -dinle, korkma dinle...
    +kes sesini artık!
    -susturabileceğini mi zannediyorsun?
    +başlama yine!
    -ben değil, yağmur başlattı.
    +sus dedim sana, sus artık!
    -söylemekle oluyor mu ki? hangi biri dinliyor sözlerini? kime geçirebiliyorsun lafını? geçirebilseydin olur muydun böyle?
    +hesap sorma bana! sus sadece... rahat bırak, anlıyor musun, rahat bırak!
    -yağmur yağıyor... şu an gidemem.
    +ben o zaman... o zaman senin sesini bastırırım ben de. müzik vurursa kulağıma son seste, duyulmaz senin senin de.
    +bir gün bu da susturamayacak beni. farkındasın, değil mi?
    -sesi yükseltmeliyim, duyuyorum hala...
    +#?!%&+%&%
    -biraz daha...
    +...
    -oh, şimdi güzel.

    ***

    -43,5 kere maşşallah kuzuma. sen daha uyuma uyuma, senden hiçbir halt olmaz bu kafayla.
    +sus lan?
    -hehe, dün de böyle diyordun.
    +hala konuşuyorsun?
    -susturamıyorsun, ondan olabilir mi?

    ***

    +: ben
    -: öteki ben
  • küçüklükten beri hayatımdaki kişileri istemsizce renkler, eşyalar ve hayvanlarla özdeşleştiririm. geçen kış, arkadaşımın 3yaşındaki kızı da babasını buzdolabına benzettiğini söyledi.niye dedim, lazım olan her şey onda var ve çok sağlam dedi. bana mantıklı geldi, annesi kızımın hayalgücü bi garip dedi. ben rahatladım ama. 3 yaşında da olsa, ben gibi düşünen biri var diye.

    #78104527 şu entryi okuduğumda da çok rahatlamıştım. evet ya, böyle düşünen yetişkinler de var diye.

    benim gözümde, yelpaze görünce hatırladığım insanlar var mesela. gereksiz bir nesne gibi görünse de, oh be diye rahatlatır mesela yelpaze. abartılı bir şey gibi düşünülse de, alışkanlığa dönüşür. o kişiler de öyle mesela. uyumadan önce istemsizce panda gibi sevimli, yelpaze gibi rahatlatıcı, bileklik gibi vazgeçemediğim ama varlığını zaman zaman unuttuğum hayatımdaki insanları düşünüyorum.

    bir tek sevgililerimi özdeşleştiremiyorum. platonik olduğum kişi sebile benziyor mesela bence. yıllardır hayatımda ama varlığını hep unutuyorum, güzel gözüküyor, var olması iyi bir şey, sıcak/soğuk ayarının olması umut vaadediyor, düzgün çalışırsa rahatlatıyor, çalışmazsa hayal kırıklığı ama ben genelde ılık su beklentisindeyim zaten.

    bazı rüyalarımda, uyandığımda hatırladığım nesneler için, rüyamda bilmemkimi gördüm diyebiliyorum mesela.

    bana yeşil rengin rahatlığını veren arkadaşımla buluşacağımda yeşil giyiniyorum farketmeden.

    her şeye anlam yüklemek mi bu bilemem. kaç yıldır böyleyim, başlangıcını hatırlayamıyorum bile. 5yaş üstünden pek duymadım ama bu tarz şeyler. iş yerinde çalışırken birden aklıma “hmmm o bir hayvan olsaydı süleymancık olurdu” gibi tanımlar geliyor ve saatlerdir hangi renk, hangi eşya peki diye düşündüğümü farkediyorum. zaman zaman ürkütücü geliyor bunu ciddi ciddi düşünmek.o yüzden deli sanmasınlar diye kimseye anlatmıyorum.