şükela:  tümü | bugün
  • taş gibi sertlikten bıngıl bıngıl pelte kıvamına geçiş sürecinin her bir döneminde level level anlaşılabilir.
    vücuttan gelen işaretlerle eş zamanlı olarak olgunlaşmayı takip edebilirsiniz.
    örneğin o baklava dilimli göbekten sonra blom blom diye sallanan göbeği ilk farkettiğiniz an, artık eskisi gibi herşeye sinirlenmediğiniz, gemileri yakmadığınız dönemde tezahür edebilir.
  • yalan söylediği için karşısındakini suçlamadığını ve söylenen yalana tepki vermediğini fark etmek.
  • insanın yaşamı boyunca sık sık karşılaşabildiği anlardır...

    son nefese kadar sürebileceği düşünülmektedir...

    netekim; tam, olgunlaştım artık tadımdan da yenmem diye düşündüğün anda; bir de mecburen bakmak ve görmek zorunda kalırsın ki, daha olgun modelin ortaya çıkmış...

    tabi bu ihtimal, kişinin çürümeye başladığı anları aklın bir kenarında; ancak konu dışı tutmak kaydı ile...
  • hamamda anama "hanım, hanım, kocanı da getirseydin bari" dedikleri an. olgunlukla karşılamıştım, artık ablaların memelerini uzun yıllar göremeyeceğim gerçeğini.
  • bi' arkadaşımın dediğine göre; göte bi' tokat atıp da ortaya çıkan o tok sesin ilk duyulduğu an. hımm, olmuşum artık, diyor insan. ben demiyorum, ben insan bile sayılmam aslında. bi' arkadaş o, eheh.
  • yanında kendisinden 20-30 yaş büyük bilgili ve kültürlü (ve bazen de tutucu) birileri varken, onları bastıracak şekilde ve yüksek sesle son siyasi gelişmeler, tv'deki haberlerle ilgili yorumlar yapmanın yanlış olduğunu anladığı andır.
  • "bu akşam çok şık ol, seni bir yere götüreceğim, sürpriz" diyen bir sevgilinin sevgilisi olarak çok heyecanlanıp, normalde bu tarz şeylere alışık olmadığınız için durumu gayet ciddiye alıp kuaförde sade bir topuz yaptırırken sevgiliden "lastiğim patladı, yardıma gel" telefonundan sonra apar topar kuaförden ayrılıp lastiğin patladığı yere gidip, saça başa bakmadan lastiği değiştirmeye yardım etmek. hazırlanmak için eve gittiğinizde vücudunuza süper yakışan bir mini siyah saten elbise ve altına seksi bir topuklu ayakkabı giymenize, hatta çok sade ve şık bir topuz yaptırdığınızı düşünmenize rağmen, sevgiliden "babaanne gibi olmuşsun" lafını işitmek. "her neyse" deyip aldırmadan hazırlanmaya devam etmek. araba binmiş giderken sevgilinin iş için bir yere uğrayacak olmasına, hatta yarım saat kadar -zaten uzun olan bacakların bir de 15 cm topukluyla daha da uzamış haliyle- arabada beklemeye ses çıkarmamak. bugün için her tersliği atlattık, yaşasın, artık sürprize doğru ilerleyebiliriz diye düşünürken lokalizasyonun çiğli kipa olduğunu farketmek. sevgilinin seni sinema salonuna götürüp "işte geldik" demesi.
    afallayarak etrafına bakınan zavallı süslü kadının (topuzlu, mini saten elbiseli ve topuklu ayakkabılı) bunun bir şaka olduğunu düşünmesi.
    sonuç: etrafındaki insanların şıpıdı parmak arası terlikler ve şortlarla dolaşmasına rağmen, "(bkz: sex and the city 2)"nin galasından keyif almak. sevgiliye "en azından film ile uyum sağladım" demek.
  • annenin bi sorunu olduğunda tüm ayrıntılarıyla sana anlatıp senden çözüm yolu beklediği andır.
  • kişinin olgunlaşıp olgunlaşmadığını sorgulamaktan vazgeçtiği andır.
  • öfkenden boğulsan dahi, sakin ve sabırlı davranmayı, yapacağın herhangi bir eylemin olası sonuçlarını düşünerek kendine gem vurmayı öğrendiğin "an"a denebilir sanki.