şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sene iki bin dokuz. kişisel uçma aracı hala dünya halkının kullanıma sunulmayan piyasada gelişmesine izin verilmeyen araç. biliyoruz ki, yok açıkçası pek bilmiyoruz ama böyle sırt çantası gibi bir alet takıp uçan insanlar var. pek kullanışlı değil gibi duruyor.
    peki sormak istiyorum neden? neden insanlığın en büyük hayallerinden bir tanesinin önüne geçiliyor? aslında çok açık bir kaç neden var:

    insanların tek başlarına ordan oraya uçması gezinmesi yaygınlaştığı takdirde bu bir sosyal devrim yaşanır. insan hayatının tamamı değişime uğrar. sonu nereye varır bilinmez.
    daha mutlu nesiller hayata daha değişik açılardan bakan nesiller yetişebilir. insanlar özgürlüğün tadına varabilir. insanlar sadece yemek yiyip uçarak mutlu olabilir. ben olabilirim.

    bütün bunların bir de tam tersi var. mevcut düzende ipleri elinde tutanlar bu düzenden nemalananlar kontrolsüz bir değişime müsade etmezler. hele ki böyle kökten hem sembolik hem pratik sonuçları olacak bir değişime.

    şu anda aklımda toparlayabildiklerim bu kadar ama eklenebilcek sayısız sonuç var; ve inanıyorum ki uçmamamızın sebebi teknoloji yetersizliği değil bunun istenmemesi.

    uçabildiğimiz zaman her şeye yeniden başlayabilme fırsatımız olacak. *
  • bir makina mühendisi ve biraz hayal gücü ile yapılması çok zor olmayan araçtır. mutlaka ki sırt çantası gibi olması gerekmez. bir kişinin sığabileceği büyüklükte ve uçmanın aerodinamiğine sorun çıkarmayacak her şekil araç, amaca hizmet edecektir.

    ancak düşünmek gerekir ki bu aracın bir yakıta ihtiyacı vardır ve muhtemelen çok ucuz olmayacaktır. bu nedenle ucuz yakıt bulunmadan icat edilmesi pek bir işe yaramayacaktır. ancak;
    "-aa bir kuş
    -hayır bir uçak
    -hayır, hayır, bu superman
    -ne superman'i lan, sabancı o"
    gibi konuşmaların müsebbibi olabilir.

    ayrıca başta alkol olmak suretiyle bilimum uyuşturucu ve uyarıcı maddeler kişisel uçma aracıdır. ancak fizyolojik yapınıza zarar verdiğinden ve birçoğu yasal olmadığından kullanmamanız gereklidir.

    edit: (bkz: yazarlarin sözlükten ucma sebepleri)*
  • bak şimdi. kişisel ama nasıl. http://www.bbc.co.uk/news/technology-25180906
  • (bkz: sourlines)
  • "jim: you playing that game again?
    dwight: second life is not a game. ıt is a multi-user virtual environment. ıt doesn't have points or scores, it doesn't have winners or losers.
    jim: oh it has losers.

    dwight: ı signed up for second life about a year ago. back then my life was so great that ı literally wanted a second one. ın my second life ı was also a paper salesman and ı was also named dwight. absolutely everything was the same. except ı could fly."
  • "receptionist: you have a call from eddie murphy.
    ryan: hello?
    michael: [on speakerphone, eddie murphy voice] shrek! shrek, ı'm a donkey! ı'm a donkey, shrek! [laughing] ı'm just kidding. ıt's me. hello ry.
    ryan: what?
    michael: okay, calm down. ı have a small problem.
    ryan: ı told you not to call about small problems.
    michael: yeah, well when ı call about big problems you don't like that either, so make up you mind, kiddo. here is the deal, the ad guys that you sent are locking me in a creative box, and sort of ignoring my ideas.
    ryan: that's good. they're creative, you're not.
    michael: ı'm creative, ryan.
    ryan: ıt's not part of your job, it's like, maybe you can cook but it doesn't mean you should start a restaurant.
    michael: well actually ı can't cook, and ı am starting a restaurant. mike's cereal shack. ı'm thinking we'll have as many varieties as you can buy in the store.
    ryan: okay, ı'm not really interested in that right now. ı'm delegating creativity to creative professionals. ıt's a different skills set. look, ı wasn't good at sales, right?
    michael: yeah!
    ryan: but ı'm good at managing people who do sales .
    michael: are you? ı don't think you're doing such a good job here, suppressing ideas and creativity.
    ***

    michael: all right, let me ask you this, tell me if you think this is creative. when ı was five, ı imagined that there was such a thing as a unicorn. and this is before ı had even heard of one, or seen one. ı just drew a picture of a horse that could fly over rainbows, and had a huge spike in its head. and ı was five, five years old. couldn't even talk yet."