şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yazin yaklastigi bahar gunlerinde, yazliklara yer acma gayesiyle gerceklestirilen eylem. anneyle yasamiyorsaniz (kendi isini kendin yap) ve yeriniz kisitliysa (odada kazaklardan basacak yer kalmadiysa) bir zahmet naftalinleri unutmamak suretiyle baza olsun bir dolap olsun uygun bir yer bulunur. kazaklar, kislik pantalonlar, paltolar, yunlu tuylu seyler durup bikilip bu yerlere tikistirilir. sonra da yazliklar kalan yerlerde cirit atar. yani bunu toplu olmak adina mi temizlik adina mi ne adina yapiyorum bilmiyorum ama bir sekilde her yil bu zamanlarda yapiyorum. geleneksel durtuler olsa gerek. belki de bu eylem bahar temizligi rituelinin bir alt seremonisidir.
    (bkz: biz anneden boyle gorduk)
    (bkz: yazliklari kaldirmak)
  • küresel ısınma;
    küresel soğuma,
    küresel iklim değişikleri nedeniyle;
    anlamsız hale gelmiş eylem.

    çünkü;
    kışlık kaldırılır;
    sonra bir ara yazlık indirilir;
    olmadı yine bir ara kaldırılan kışlığın bir bölümü iner;
    yazlık-kışlık birbirine karışır;
    sonra ayrışır...

    bu nedenle;
    tüm yazlıklar mayıs ayı itibarıyla
    tüm kışlıklar da ekim ayı itibarıyla iner, çıkarsa
    isabetli bir hareket olur.

    not:
    bu tarihler kuzey yarım küreiçin ve şu an verilemeyen paralel-meridyen koordinatları için geçerlidir.
    (bkz: bırak dağınık kalsın)
  • hüngür hüngür ağlamak arzusu doğurabilen bir şeymiş meğer...

    ben bu sene çok erteledim kışlıkları kaldırmayı...üç beş kısa kollu tişörtle birkaç ince pantalonu indirdim sadece.kışlıklarımın yanına öylece koyuverdim. ama temmuz ayına sayılı gün kalmasına rağmen yünlü,kalın boğazlı kazaklarımı,atkılarımı,beni bir adet astronota dönüştüren pofuduk montlarımı kaldır(a)madım...gitmedi elim...

    her gün,her an,her yıl yapılan/yaşanan/bakılan alelade şeyler ; birden büyük manalar kazanıyormuş meğer insan evden ayrılmaya yaklaştığında...
    bu yıl kışlıkları kaldırmak bunu öğretti bana...

    annenin öperek uyandırması,birlikte yapılan kahvaltılar,ufak tefek tartışmalar,kol kola girip alışveriş yapmalar,başka hiçbir yerde eşi benzeri bulunmayan anne yemekleri,odanın her bir köşesi,evin her bir zerresi,camlar,pencereler,kapılar,duvarlar...hepsi bambaşka görünmeye başlıyormuş...

    bir sonraki kış mevsiminde o evde bulunmayacağını bilerek eşyaları hurçlara yerleştirmek, insanın kanına fena dokunuyormuş..
    gelin gerçekten hem ağlayıp,hem de gidiyormuş..

    kışlıkları kaldırmak,bazen sadece üç beş eşyayı bir yerden alıp başka bir yere taşımak olmuyormuş....
  • biten bir ilişkinin mevsimdönümüdür. eski sevgilinin hediye ettiği boğazlı kazağı, gardrobun üst rafına koyarken boğazın düğümlenmesidir.
  • bugün yaptım...
    hayaldi gerçek oldu!!!
  • olmasada oluyor.
    bi şekilde bi yerlerde bekleşiyorlar.
    bir kabanım sandalyenin sırtında dört aydır ihtiyarlıyor.
    iki kazağım dolabın üstünde ağarıyor.
  • ruhsal olarak bahar mevsimine hazırlanma töreni... kabuk değiştirmek..
  • kışlıkları değil de hayatımdan kış aylarını sonsuza kadar çıkarmak istiyorum, ve sonbaharda gelecek depresyonu tetikte bekliyorum.
  • baharın habercilerindendir benim için. nisan'ın yarısı geldi, bu yıl hala elim gitmedi. daha dün 4 dereceleri gördük, kaloriferler yeniden yandı. yine kazak giydik ve botlar. kaç gündür soğuk yağmurlarda ıslanıyoruz.

    halbuki baharın içimizi ısıtması gerekiyordu.

    haftaya 26 derece diyorlar, gelsin baharlıklar. hafifleyelim, güneş girsin, çiçek girsin pencerelerden.
    kaybolmasın ilkbahar. ve diğer mevsimler de... herkes yerinde sağolsun.
  • odamdaki gardropta kullanıma göre ister istemez gerçekleşen bir algoritma oluştuğu için yapmadığım eylemdir.

    hava durumuna göre en çok giydikleriniz zaman içerisinde yukarı doğru çıkıyor. mevsime uygun olmayanlarsa aşağıda kalmaya devam ediyor. bir sonraki mevsim değişikliğine kadar.

    (bkz: doğal seleksiyon) *