şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: mesel)
  • öğüt içeren hikaye
  • 4 çoban merada oturmuş tek kaşıkla, kaşığı sıra ile kullanarak ayran doğraması yiyiyorlarmış. bu arada yanlarına kurt yaklaşmış. hiçbiri höyt diyememiş kurda, hepsinin ağzı doluymuş.
  • arapça hıyar anlamına da gelir. ortadaki s sesi farklı bir harftir.
  • veletken, yaşadığımız ufak anadolu şehrinde, yürüyerek gidilen-dönülen aile ziyaretlerinde babamın elini tutup anlattırdığım, hisse çıkartılası eğlenceli ve öğretici anlatılardı bunlar.. büyümemle artan "ben biliyom bunu başkasını anlat" hayıflanmalarımla babamdakiler de bitti.. ve yıllar geçti de yok olmadı bunlar, hani hafızanın çoğu zaman bilemediğim ve bilince çıkmamış bir yerlerinde tutunup yaşamımı alttan alta hisselendirip durdular.. öyle ki ne zaman bilince çıkmış birisini yakalasam, olmasalardı hayatım daha kötü olurdu kesin demeden edemedim..
  • geçmişteki bir olayı “dengi” ile anlatmak demektir. çünkü kıssa “denk olan şey” anlamındadır; kısas, takas, makas gibi.
  • kısa öykü.
  • yahudi kültüründe karşılığı hagada'dır.
  • keçiyle koyun, kırlarda geziyorlarmış. bir çite gelmişler. koyun önden sıçramış. keçi, kahkahalarla gülmeye başlamış. koyun "ne oldu" diye sormuş, keçi, çitten atlarken kıçının deliği göründü demiş...
  • kökeni arapçadaki "hikayeyi anlat" fiili qiss (kıss)'dan gelir