şükela:  tümü | bugün
  • bu sene everest roman ödülünü kazan gülfem pamuk'un yazdığı, usta işi roman. mehmet siyah kalem'in hayatı üzerinden sizi içinde hurufilerin, dervişlerin ve aşıkların olduğu, ince ince dokunmuş bir öyküye davet ediyor. benim yıllardır okuduğum en güçlü kitap, olmuş bu.
  • 3/1 lik kısmına kadar oldukça ağır ilerleyen bir türlü akışına dahil olamadığınız ama sonrasında bir türlü de kopamadığınız bir kitap olmuş. romanı, başladığım gibi bitirdim. çok güzel ayrıntılar var. siyah kalemin gizemini korumaya çalışırken bir yandan da açıklanması çok dengeli oturtulmuş. ancak elif ile hocanın arasında geçen diyalogların tamamı ve yine elifin zihninden geçenlerin çoğu yapay duruyor.
    çok başarılı bir anlatı olmuş. yazarı diğer kitaplarıyla görmek de isteriz.
  • tavsiye edilesi roman.

    saçma bir şekilde, türk yazarlara garip bir önyargım var. bu kitabın kapağı ilgimi çekti, konusu da fena görünmüyordu; hem türk romanına bir şans vermek hem de yeni yazara destek olmak adına kitabı aldım. aldığım gibi de bitirdim.

    --buradan sonrası spoiler içerecek--

    elifin türkiye'ye, nakkaşın da tekkeye gelene kadar olan zamanlarını çok sevdim. ne var ki lam'ın iyice olaya dahil olup, elif'in yıllarca emek verdiği tezinde ondan daha hızlı bir şekilde ilerlemesi, neredeyse kusursuz cakalı havaları; ilk gençlik yıllarında hayali kurulan beyaz atlı prensi andıran bir karaktere dönüştürüyor kendisini adeta. elif de, yıllarını bir meseleye vermiş akademik bir kişilik olarak o üç ay boyunca baya silikleşip aşık olduğu adama ağzı açık bakmaktan başka bir şey yapmıyor gibi görünüyor. romanın burada, birden ortaya çıkan karizmatik adamın etrafında şekillenmek yerine baş kahramanına biraz daha sahip çıkmasını beklerdim. esrarengiz bir meselenin ortasında pembiş tonlarda bir anlatıya dönüşmesi pek hoş olmadı. ama olsun, gene de güzel bağlanmış, oldukça ilgi çekici bir konu etrafında şekillenmiş; tasavvufdan bir kaç alıntıyla da gönül kapılarımıza şöyle bir göz kırpmış; buralardan geçer not veriyorum.

    birkaç günümü de karanlık nakkaşın gizemli dünyasının atmosferine sokmayı becerebildiği için ayrıca övgülerimi sunuyorum romana.

    sonuç olarak; gönül rahatlığıyla okuyunuz efenim.
  • yazarı gülfem pamuk, marmara üniversitesi'nde ceza pratik derslerimize girerdi. arkadaşım vasıtasıyla kitabının çıktığını öğrenince heyecanlanmadım değil. çünkü yazarına dair google dışında sahip olduğum bilgiler, romanı okurken beni heyecanlandırır. romanda yazarından bir şeyler ararım. her seferinde bulamam tabi ama yazarın izlerini kitapta görebilecek olma hissini severim. bu sebeple vakit kaybetmeden aldım kitabı. okudum, bitirdim. bak anne sen seversin oku kesinlikle, hocam yazmış diyerek annemi bilgilendirdim. annemin cevabı ise "allah allah nasıl vakit bulmuş da yazmış :)" oldu. vakti nasıl buldu bilemem, ama güzel iş çıkarmış.

    --- spoiler ---

    *üslup*
    üslup mükemmel. bence bir kitabı öne çıkaran şey daima üsluptur. ister osmanlı dilinde ağır tümcelerle yazılmış olsun, ister sadece bir cümle on satırdan oluşsun. popüler kitapların da sırrıdır üslup. belki iyi kitap başka özellikleri de barındırır ama üslup güzel olmadıkça başaramaz kolay kolay okunmayı. bu nedenle de yayılamaz.. kitaba dair en beğendiğim bölümler de tabiki zaman zaman şiirsel yazılan 14.yy dönemleri oldu. kitapta karakterine dair en az şey bildiğimiz hesna’nın konuştuğu "hesna'nın esma'ya içini dökme faslı" bölümünde ara verip “ne kadar güzel bir anlatım” diye düşünerek resmen yazarı saygıyla selamladım. günümüz bölümlerinde almadığım hissi aldım 14 yy.dan. hele ki aşk hakkında yazılanlardan..

    *konu*
    konu tabiki çok orjinal bir konu değil, doktora öğrencisi elif’in tez konusu için istanbul’a gelmesiyle kitap başlıyor. tezi için tanıştığı hocasının yönlendirmeleriyle bizimle beraber öğreniyor siyah kalem’in gizemini. her ne kadar lamelif birleşimi lam ve elif’in hissedeceklerinin teminatı olsa da bu birleşimin günümüz ilişkileri gibi kurulmaması ve de basit bir şekilde sonuçlanmaması ters köşe olmuş. herkes aşkı bu kadar asil yaşamıyor artık. isterse bu aşk bir kitapta yaşansın :)

    *karakter*
    açıkçası bence kitabın en zayıf noktası karakter çizimleri olmuş. tabi ben eleştirmen değilim neticede, ancak çok kitap okuyan biri olarak hissetiğim şey eksiklik. kitap bittiğinde esma’yı daha çok tanıyordum elif’ten. nasrullah’ı dahi daha iyi tanıyordum ancak baş kahraman elif’ti. lam desen koca bir muamma, çizemedim bile gözümde. hoş o belki bir hukuk fakültesinde o kadar gizemli ve yakışıklı bir hocanın olmasına inanmamamdan kaynaklanıyor da olabilir:p şaka bir yana, lam zaten elif’in gözünden çiziliyor kitapta. bu yüzden belki de kendisine dair çok fazla bilgi alamıyoruz. elif’in anlattıkları da bayağı kısıtlı. ancak elif daha derin çizilseydi bence tadından yenmezdi. belki elif’in geçmişine dair birkaç şey öğrenseydik.. küçüklüğüne dair..

    --- spoiler ---

    sonuç olarak güzel bir kitap olmuş, ufak tefek eksiklikleri dışında. yazarın ilk kitabı olduğunu düşünürsek üstün bir kitap olmuş. kendisini buradan tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum..
  • bugün ikinci kez okuduğum, favori kitabım.

    --- spoiler ---

    elif karakterinin lamdan daha geri planda kalmasinin nedenini yazar zaten harfler ilminde ortaya koymus. dervis baba derslerinde lamelif harfini anlatırken "lam bu babda elif'ten daha güçlüdür" diyor. lam'in adinin lam olmasindaki manayi kacirmamak lazim.

    --- spoiler ---