şükela:  tümü | bugün
  • beni sevmedi.
    bu mühim değil, kimseye kendini sevdiremezdin. i·nsanlar şanslı olanlar ve şanssız olanlar diye ayrılır. kendini şanssızlardan sayar, yaşamaya devam edersin.
    beni sevmedi.
    bu önemli değil, zaten beni kimler sevmedi saymaya vaktim yok. i·nsanlar mutlu olanlar ve mutsuz olanlar diye ayrılır. kendini mutsuzların içine katar devam edersin.
    beni sevmedi.
    bu tuhaf değil, acısı derin, sorgusu uzun ama kabullenilir. i·nsanlar aşık olanlar ve aşık olunanlar diye ayrılır. kendini aşık olanların en aptalı ilan eder devam edersin.

    beni sevmedi,
    beni seviyormuş gibi yaptı.
    bu mühim,
    bu önemli,
    bu tuhaf,
    bu kabullenilemez ve katlanılamaz.
    bunun ağrısı dinmez, bunun kırgınlığı unutulmaz.
    sevilmiyor olmanın çaresizliğinden sağ çıkar da herkes, sevildim sanmamın düşüşünden kurtulamaz.
  • ahmet ümit elveda güzel vatanım'dan ;eğer kendimizi bağışlama kabiliyetimiz olmasaydı, varlığımızı sürdüremezdik.
  • -unuttun mu abi onu ?
    +unutmuştum.
    -eee ne oldu ki ? aradan o kadar zaman geçti. hala unutamadın mı abi ?
    +geçen herkesin kullanmakta olduğu bir kaldırım köşesinde denk geldik birbirimize. hafif gülümsedik. kafa selamı ile selam verdik, yanımdan yavaş yavaş yürüdü ve gitti.
    -için acıdı galiba abi.
    +nasıl acımasın kardeşim ? benim bir elimde akşam içmek için aldığım bi 35 lik rakı, diğer elimde meze poşeti vardı. onun bir elini oğlu, diğer elini kocası tutuyordu...
  • zaten küçüklüğümden beri saadeti israf etmekten korkar, bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim. bu hal gerçi birçok fırsatları kaçırmama sebep olurdu, fakat fazlasını isteyerek talihimi korkutmaktan her zaman çekinirdim.

    sabahattin ali, kürk mantolu madonna
  • “ikimiz olduktan sonra, bütün bu hüzünler, sıcak bir yakınlaşma için bahanedir.”

    “hakkınız yoktu buna: bizi zevksizliğinize mahkum etmeye.”

    “şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim,”
    dedi: “gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden için rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.”

    “bir insan hayalleriyle nereye kadar yaşayabilir?”

    (bkz: tutunamayanlar)
    (bkz: oğuz atay)
  • ayı dedi ki, olmaz! bu kadarı olmaz! yani demek istiyorum ki...

    c. sureya
  • kapitalist toplumda çalışma her türlü entellektüel yozlaşmanın, organik deformasyonun nedenidir.

    paul lafargue, tembellik hakkı
  • kimse küçük burjuvanın şimdiye dek hiçbir şey okumadığını söyleyemez. tersine o her şeyi okumuştur, her şeyi hırsla yalayıp yutmuştur. ancak beyni, bazı basit sindirim sistemi çeşitleri gibi işler. önce filtre eder, bu filtre yalnızca burjuvanın temiz vicdanının kalın derisini besleyebilen şeylerin geçmesine izin verir.

    aime cezaire, sömürgecilik üzerine söylev
  • kaç sene oldu kitabın geri kalanını unuttum ama hala durup durup şu satırlarını okurum, gülümserim.

    "evet sevgili lotte, bana verdiğiniz bütün görevleri yerine getireceğim; yeter ki bana daha çok görev verin, mümkün olduğu kadar sık. yalnız sizden şunu rica ediyorum: bana yazdığınız notlara mürekkebi kurutmak için kum dökmeyin. bugün kağıdı aceleyle dudaklarıma götürdüm ve dişlerim gıcırdadı."

    (bkz: genç werther'in acıları)