şükela:  tümü | bugün
  • şu anda küfürler yağdırıyorum. kitaplarımı yeni aldığım kitaplığa yerleştirirken farkettim ki 3 tane çok sevdiğim kitabım yok!

    efendim yıllardır öğrencilikti işti derken başka memleketlerde gezinip duran bir insanım,bütün kitaplarımı yanımda taşıyamıyorum ki. yaz tatili vesilesiyle evime gelince güzelce bi kitaplık alıp, kıyıda köşede kalan bütün kitapları bi düzenleyeyim dedim ki demez olaydım. bulamıyorum bazılarını. sonra hatırlıyorum ki geçen yıl komşunun lise mezunu, üniversiteye gitmeyen dolayısıyla koca bekleyen kızı kitaplarımdan bir kaçını anneme sorup ödünç almış. ben de nasıl olsa geri getirir diye üstünde fazla durmamıştım bu olayın biraz da ilgilenememiştim yoğunluktan dolayı. ama getirmemiş işte. anneme soruyorum getirmedi heralde diyor. hayır samimiyetimiz de yok kendisiyle.nasıl istenir ki o kitaplar? zaten kız da evlenmek üzere, benim kitapları nereye attı kim bilir kocayı bulunca. bak şimdi daha da sinirlendim...

    (annemin bana sormadan eşyalarımı ödünç vermesi de ayrı bir konu tabi)

    edit: başkasına vermiş kitaplarımı... tahmin etmiştim zaten.
  • okumayan zihniyettir, okusa geri verir. büyük ihtimalle alıp bir yere atmıştır.
  • ingilizce kitap okuma sebebimdir. "ayh bitirince bana da versene :)))" diye yanasamiyorlar. oh$

    yasasin kotuluk.
  • son iki senedir ne kadar yakın arkadaşlarım da olsalar kalp kırmaktan çekinmeyerek her kitap istediklerinde gayet açık bir dille reddettiğim insanların sahip olduğu zihniyettir.

    yeter arkadaşım, madem okumak istiyorsun git al kitapçıdan. ayda iki kitap okusan 30-40 tl birşey eder ki ben biliyorum zaten kırk yılda kitap okuyan bir adamsın, parana kıy da git al o kitabı.

    ha bu arada olayı direk paraya bağladım ama durum malesef öyle. okumuş ve zevk almış oldğum bir kitabı rafımda görmek en doğal hakkım ama sırf bu dallamalardan biri kitabımı iç ettiği için gidip aynı ücreti tekrardan vermek zorunda mıyım ?

    en gıcık yönlerinden biri de odama girip, rafa baktıktan sonra,

    - başkan hepsini okudun mu bunların sen?
    - yani tabi daha okuma...
    - ya versene bana da bi tane güzelinden !
    - ...
  • şuna yol açan zihniyettir.
    (bkz: kitaplığından ödünç kitap vermemek)
  • bu kişiler en çok böyle seri kitapların aralarda isimlerini beğendikleri bir tanesini çekip alır ve bu kitap nasıl diye sorar. sonrasında o seri aslında bu da 3. kitap diye söze girerseniz baştan kaybedersiniz. o zaman birinci kitap istenir sizden. zaten seri kitapların ilkini isteyen insan, onu asla geri getirmeyecek olan insandır(!) sakın vermeyin.
    bunların bir kısım zeki yaşam biçimleri, gözünüze girmek için ilkini geri getirip ikinciyi ve hatta serinin geri kalanını ister. kanmayınız rica ederim..

    en ağır küfürü hak eden kişiler listesindedirler..
  • eskiler "kitabın ve sabunun hırsızlığı olmaz" derler. şair burada "okuyacaksa veya yıkanacaksa helal hoş olsun" demek istiyor. ben yine de kitaplığımdan zırnık vermem.
  • geri vermediği yetmezmiş gibi o kitabı daha okumamıştır bile.
  • hele bir de o kitabı alan adam, size pişkin pişkin kitap eski sevgilimde kaldı diyebiliyorsa, sikeyim seni de eski sevgilini de denir bir güzel bu adama..
  • bazıları sadece kitap değil başka şeyleri de alıp geri vermemeyi huy edinmiştir. evlerine gittiğinizde bir bakarsınız kütüphane dopdoludur (hele bu kişinin pek öyle okuma alışkanlığı yoksa bu durum ilginç gelir doğal olarak). her telden müzik cdsi mi dersiniz, yoksa koskocaman bir film arşivi mi? zaten artık asıl sahipleri de sormak ayıp kaçar diye çoktan pes etmiştir.