şükela:  tümü | bugün
  • yolda yürürken aniden yanınızda belirip, "biz bilmem ne derneği için para topluyoruz, kitap ayracı alıp destek vermek ister misiniz?" diye soran iyi giyimli, diksiyonu güzel bir beyefendi veya well dressed gereksiz fazla makyajı olan bir kadın tarafından oluşturulan faşizmdir.

    alsanız, paranın nereye gittiği belli değil. almasanız enteresan bir vicdan azabı.

    nietzsche'nin dediği gibi, "dilencileri yok etmek gerekiyor. insan para verince de vermeyince de kendini kötü hissediyor."

    şahsen bir derneğe toplanacak paranın kitap ayracı yoluyla olması ihtimalini türkiye'de ohal'in kalkması ihtimaline denk görüyorum. öyle.
  • kitap ayracı şu hayatta en tiksindiğim ikinci şey olabilir, birincisi süslü püslü kitap ayracı.
    üçüncüsü kitap ayracı satışı yapan organizmalar.
    okuduğu kitabın kaçıncı sayfasında kaldığını aklında tutamayan insan ay allah onu bildiği gibi yapsın.
    149. sayfada kaldın arkadaşım 149. sayfayı 150. sayfaya bağlayan noktaya aptal dikdörtgen şeritler koymadan da 149'u açabilecek yaş ve kapasitedes ya neyse ben bişiğ demiyorum.
    kitap ayraçları yakılmalı derdim ama gümüş kitap ayracı gördükten sonra öff aşırı kitap ayracı yazmaktan küflendim şu an.

    biri beni yolda çevirip `nesli tükenmekte olan pandalar için yardım topluyoruz kitap ayracı` satsa allaşkına getirin o pandalardan ben çoğalcam.
  • makbuz, vergi numarası, idari yönetici izni falan sorunca yüzleri hoş bir şekil alıyor.

    edit: kitap ayracı ne amına koyim. kağıt koyuyorum ben arasına. hatta post it ile satır takibi yapmak da mümkün. sokarım ayracına.