şükela:  tümü | bugün
364 entry daha
  • hiçbir şey.
    sıkı bir okuyucuysanız, özenle seçtiğiniz onca süslü ayraçlar bir tarafa, alelacele bir şey bulup kaldığınız yere yerleştirmek çok zor, hem de zaman alan bir şey.
    yaprakları kıvırmak yeterli oluyor.

    ayrıca şu ‘kitabımın katlanılmasını istemem, sayfaları sonuna kadar açıp yıpratmam, yok işte ezmem, bükmem, onlar benim için çok değerli’ diyen insanlara asla anlam veremiyorum.
    kitap bu yahu; not alınır, yazılır, çizilir, koklanır.
    bazen yağmurda sizinle birlikte ıslanır, bazen yanlışlıkla üstüne kahve dökülür, dışardaysanız toprağa bulanır, kediniz filan gelip tırmalar...
    onu okuduğunuz tüm zaman içinde sizinle birlikte yaşar. işte tam da bu yüzden sahaflardan alınan kitaplar çok değerlidir, çünkü yaşanmışlık kokar. üstelik içine notlar alınmışsa tadından yenmez.
    başka bir insanın okuduğunuz aynı sayfayı çok daha başka anlamlandırdığına şahit olursunuz. çok özeldir.

    kitaplar sadece alınıp tekrar kitaplığınıza yerleştirilen nesneler olmasın, onları yaşayın.
  • (bkz: kilim desenli kartpostal)

    kilim desenlerine karşı durduramadığım bir ilgim var.
    ya da herhangi bir kartpostal. kitap ayracı olan o dandik uzun bristollerden her yönüyle daha iyi.