şükela:  tümü | bugün
  • "kitap okuyanlara kızlar teklif ediyormuş" tarzı ajitasyonlarla şartlı reflekslere hitap etmek suretiyle uyandırılabilir bu içgüdüler.

    (bkz: entelektuel pavlov sartlandırması)
  • sinema sektoru cokertilerek* kazandirabilecek aliskanlik.

    kardesim(14 yasinda) severek okusun, bir sekilde kitap okumaya, baska dunyalara dalmaya alissin diye dunya klasikleri(onlari da okuyor ama nefret ederek okuyor) yerine daha eglenceli seyler veriyorum. nedir mesela? al diyorum bak eragon, ejderhali buyuculu masal gibi. "ee bunun filmi cikti? gunlerce kitabi okuyacagima 2 saatte filmi izlerim!". ya da stephen king veriyorum, heyecanli gerilimli surukleyici bak diyorum. olmadi yuzuklerin efendisi, dragonlance falan veriyorum. yok arkadas hepsinin bir sinema/televizyon bir sey uyarlamasi cekildi. hepsini izlemis. cizgi roman da hikaye. batman'dir sudur budur hepsi sinemaya uyarlandi ve izlendi. cevap hep ayni oluyor.
    yani demem o ki, film sektoru gelistikce benim kardesim kor cahil olur cikar.
  • en küçük amcam, öğrenim hayatını lisenin ortalarında bilerek ve isteyerek sonlandırmış, kavgacı mı kavgacı, vurdulu kırdılı hayatların insanıydı. hal böyleyken çuvallar dolusu teksas-tommiks'i vardı amcamın;söylenene göre hiç hazetmediği okullara o kadar süre dayanabilmesinin sırrı,okul kitapları arasına koyup koyup okuduğu bu çizgi romanlardı. derken, benim de kitap arasına kitap koyma, okulu kırıp hovardalıklardan hovardalıklara koşma zamanlarım geldi.arşivden birkaç çizgi romanı ancak okuyabilmiştim ki bendeki kötü gidişi gören aile büyüklerim -okuduklarım dahil- amcamdan bana devrolan bu büyük hazineyi sobada yakıt olarak değerlendirmeye karar verdiler.sünepeydim o vakitler(ilkokuldayım lan,parmak kadar boyunla istersen sünepe olma) "gık" diyemeden gitti güzelim arşiv.(bu kayıp içimde öyle yer etti ki,yaşımı başımı aldığım bu günlerde bile, televizyona çıkıp "hımm,şu çizgi roman'ın filanca karakterinde de vardır bu eğilimin izdüşümleri" şeklinde konuşan entel abileri gördükçe sevgiyle anarım bu hareketin mimarlarını.)

    böylece,o iğrenç çizgi roman dünyasından kurtarılan metamorpnus kendini ders kitaplarına vermiş,ancak hiçbir zaman, yakalanırsam korkusuyla okudugu o resimli kitaplardaki tadı bulamamıştır.sonra kendini dünya edebiyatının ortaokul beyniyle algılanabilecek kadar özetlenmiş(!) kitaplarına vermiştir bir süre.(jules verne benim isyanımdı!) ancak tabii ki kırılan heves tamir olana kadar yıllar harcanmış,ortaokul yıllarındaki herkes benim kadar mal oldugundan kaybın büyüklüğünün farkına varılamamış ve işte kör topal günümüze gelinmiştir.

    dur tanım gibi birşey de yapayım;kitap okuma alışkanlığı,özendirme dışı yöntemlerle zorla kazandırılamayacak ama kolayca tersyüz edilebilecek bir alışkanlıktır.hatta mesaj kaygısı da güdeyim,veletlerimizin çizgi romanlarına uzanan eller kırılsın.(tamam bu pek olmadı ama anafikri aldın sen.)
  • çok da büyütülmemesi gereken alışkanlıktır.

    (bkz: turklerin okumaktan nefret etmesi/@feyerabend)
  • günümüz dünyasında ortada duran parametrelerin var olan kitap okuma alışkanlığını da köreltme gibi bir misyon yüklendiği düşünüldüğünde oturutulması, sürdürülebilrliği ve yenilenebilirliği fevkalade tehlikede olan alışkanlıktır.

    misal ben de kitap okumanın önemini, çeşitli dost ve ahpap sohbetlerinde dile getirmiş*, elimden geldiğince bunu kendi şahsi hayatımda da uygulamaya çalışmış bir insanım. ama gel gör ki, bir yanda televizyon, bir yanda internet, kitap okuma alışkanlığımın üzerinde demokles in kılıcı gibi sallanmakta. hal böyle iken yeni nesle, bu alışkanlıktan önce, daha başka cazip ve yorucu olmayan, hazırcı alışkanlıklar edinenlere bu alışkanlığı kazandırmanın ne kadar zor olduğu anlaşılacaktır.

    her ne kadar kitap okumanın ve bunun sürdürülebilirliğinin kaynağı olan kitap okuma alışkanlığının önemi tekrar tekrar vurgulanmayı haketse de, bu konuda yeniliklere de açık olmak gerekiyor. kitap okumak ve alışkanlığı, bilgisayar ın en önemlisi de internet in olmadığı bir ortamda kafamıza kazınmıştı. oysa bugün gelinen nokta da bu alışkanlığın devamı adına her iki taraftanda adım atılması şart. artık devreye, dikkate alınması ve değerlendirilmesi şart olan farklı ve önemli parametreler girmiştir. örneğin, bugün bilgi edinmek amaçlı kitap okuma ihtiyacından bahsetmek mümkün değil. misal bir konuda bilgi edinmek için onlarca kitap devirmenize gerek yok. bunun yerine, konu ile ilgili onlarca site var. veya sözlük, wikipedia gibi kitaba göre derya olarak nitelendirilebilecek kaynaklar mevcut.
    bu durumda eski kitap okuma alışkanlığı yerine daha verimli ve farklı bir kitap okuma alışkanlığının tanımlanması, kazanılması, kazandırılması şart.
  • okuma alışkanlığı sevgiyle ve çocuk dergileriyle başlamalı ama bizim çocukluğumuzun kahramanları cin ali ve ayşegül serisi buna dahil olmamalı.sonra hayatını ayşegül ya da cin ali formatında yaşayacağını düşünen angut yaratılışlı ve hayal kırıklığına uğramış çocuklar da peydah olabilir.

    ilerleyen dönemlerde-ki bu dönem de okuma alışkanlığının kitaplara kayması açısından çok önemlidir-ömer seyfettinden başlanarak türk edebiyatından eserler yüklenir bizim ergenlere.fakat bunun bi kısımının da yanlış olduğunu düşünürüm.internet nesli çocuklarının eski bir türkçeyi anlamaları zor olduğu için o kitaplara karşı bir antipati besleyebilir ve okumak istemeyebilirler.
  • televizyonun sürekli açık tutarak ne var ne yok izleyen, o dizi senin bu magazin programı benim diyen ebeveynler tarafından ağızları ile kuş tutsalar kazandırılamayacak bir alışkanlıktır. demez mi ki "siz niye okumuyorsunuz o zaman madem o kadar faydalı" diye. çocuğun en çok rol model olarak aldığı ebeveynlerin eğer böyle bir dertleri var ise illaki gerektiğinde kendilerini de düzenli kitap okumaya zorlayarak kitap okumanın bir gereklilik, iyi bir zaman geçirme yolu ve de hoşlanılabilecek bir etkinlik olduğunu çocuğa aktarması gerekir zannımca.
    ha bunu yapmadan tüm olumsuz şartlara rağmen kitap kurdu olan insanlarda yokmudur, vardır elbet ki onlar okumasın diye dövseniz de okuyacaktır zati.
  • peki yenilenebilir ve sürdürülebilir okuma alışkanlığı adına nasıl bir yol takip edilebilir.
    eski alışkanlıklardan ve kalıplardan, değişen çevresel faktörlerin de etkisi ile de, kurtulmanın şart olduğu malum.
    bugün kitap okuma alışkanlığının amacı bilgi edinmek olmamalı. bunları fazlasıyla internette bulmak mümkün bunun yerine kişinin düşünce dünyasına katkıda bulunacak kitaplar okunmalı. interaktif veya milanaktif* olması önemli değil, ama bu kitaplar roman, deneme, makale türünden kişiye bilgiden çok, fikir veren kitaplar olmalı. her ne kadar roman bu kategoriye sokulamayabilir se de, kişinin düşünme sistemematiğine katkısından dolayı tercih edilebilir. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma tehlikesine karşı, işin bilgi kısmı kısayollardan(internet falan) mutlaka halledilmemeli. geri kalan kitap okumadaki tek amaç, ülkü fikir edinmek olmalı.
  • çocuğa bu alışkanlığı kazandırmanın en iyi yolu şok tedavisidir efe'm, tecrübeyle sabittir. bir arkadaş, çocuğu daha okumayı söker sökmez karamazoff'ları dayadı, "iki hafta içinde bitecek" diye de gürledi, çocuk güç bela onları bitirince arkasından savaş ve barış'ı bir ayda devirmek zorunda kaldı. ben o aralar evine misafirliğe gittiimde çocuk bana "geven amca, n'olur babama söyle, bana çehov'un hikayelerini alsın, ben onları okumak istiyorum artık, n'olur, n'olur.." diye yalvarınca ben arkadaşa "oo, azizim, bu devirde bu çocuğa nasıl sevdirdin böyle okumayı, helal olsun walla" diye hayranlık ve tebriklerimi sunmuştum. meğer o sıralar çocuğu ulysses'le tehdit ediyormuş, çocuk da can havliyle bana sarılmışmış. ama işte, çocuk kitapların büyülü dünyasına girmişti bir kez, sonraları ulysses'i de okudu, kayıp zaman'ı da okudu, aralarda dinlenmek için her türlü hikaye ve çizgi romanı da okudu, böyle şukela bir çocuk oldu çıktı. ama tedaviyi fazla abartmamak lazım tabii, bir diğer arkadaş da bunu kıskandı, sürece immanuel kant'tan aziz yardımlı çevirisi arı usun eleştirisi ile başladı, çocuk şimdi ruh ve sinir hastalıkları hastanesi'nde yatıyor, ama bu başka bir entrynin konusu..