şükela:  tümü | bugün
  • profiline girildiğinde malum partinin destekçisi olduğu açıkça görülen kişinin beyanıdır.

    "vasatlık çağı"nda yaşadığımız için kendisi" bana bir faydası yok." diyerek vasat bir insan olarak faydalanamadığı fırsatlardan dem vurmaktadır. artık son zamanlarda kafamda net bir şekilde yer eden kalıp bu.
    her yerde vasatlık var ve el üstünde tutuluyor.

    işyerinde vasat olsanız da ilişkileriniz iyiyse...
    haydi yalakalık eskiden beri var. fakat yöneticiler vasat, üniversite bitirenler vasat, kimseyle derinlikli bir mesele konuşamıyorsun, tam birini buldum diyorsun bu bir şeyler biliyor gibi görünüyor diyorsun. o da karakter olarak vasat biri çıkıyor. sana bilgi satıyor. edinmiş olduğu bilgiyi hava atmak için kullanıyor. prensipler gizil yahut açık olarak diğer insanlara üstünlük kurmak fakat bunu en emeksiz, basit yoluyla yapmak üzerine kurulu. böylece vasatlık yükseliyor. başarıyorlar da...

    üniversiteler derken kötü üniversiteler bağlamında söylemiyorum. iyi üniversitelerden de vasat insanlar çıkıyor.
    insanların kendilerine ait, sözleri yok. kopyala yapıştır hayatlar yaşamaya başladılar. çünkü böylesi kolay ve hızlı. kolay ve hızlı olduğu için talep görüyor fakat bu durum insan ilişkilerine de yansıyor. misal, artık yeni insan tanımak çok kolay. birden fazla alternatifin çokluğu ve buna her an erişebilir olma durumu insan ilişkilerini de etkiledi. hız çağında sabrı unutan, sürekli yenilik arayan dolayısıyla emek ve sadakat gibi değerlerden kopan türevlere dönüşüldü. herkes aynılaştı ve bu durum alıcısı olduğundan ötürü ne yazık ki popülerleşti. eskiden marjinallik sükse yapardı fakat şimdi marjinallik olağanlaştığı için bunun içi basitlik ve yüzeysellikle doldu.
    velhasıl her yerde ve her alanda olagelen ve detaylandırarak anlatabileceğim bu durumlar vasatlığı yüceltti. yüceltmeye de devam ediyor.
  • beyin gelişimi (bkz: somut işlemler dönemi)'nden ileriye geçememiş, ergenlik dönemine çakılı kalmış, tüm hayat felsefesini (bkz: pragmatizm) üzerine kurmuş ve her yaşantısının ardından (bkz: bana ne faydası var) diye hesap yapan sığ bir tipin fikri.

    hani kendine yetmiş, bir de genç arkadaşlara tavsiye veriyor *
  • insanların kendi hayatları dışında başka hayatları deneyimleyebilmesinin yolu kitap okumaktır. farkında olmadan çiçikov, qasimodo, raskolnikov vs olursunuz okurken. bu da insan ruhuna büyük bir zenginlik katar.

    yani kitap okuyarak maddi olarak bir karşılık bekliyorsanız bu saçmalık olur. ama nitelikli yaşam için çeşitli sorgulamalar yapmanızı ve kendiniz dışında bir benlikten kendinize bakmanızı sağlar.
  • dedi sığır adam.
  • çocuğun olduğunda ona da bunu söyleyip, okuma kızım, bırak o kitabı elinden oğlum diyeceksen, ayrı düşünsem de samimi bulup düşüncene saygı duyacağım ama çocuğun bilgili, geniş ufka sahip ve derinlikli düşünebilen birisi olsun diye onu okumaya yönlendirmeye çalışacaksan, o zaman iki yüzlü bir tutumun içine düşmüş olacaksın.

    bu nedenle başlığı açan yazara biraz daha yaş aldığında bu düşüncesini tekrar gözden geçirmesini tavsiye ettiğim önermedir.
  • kitap okusaydın böyle olmadığını anlardın. insan tatmadığı bir şeyin tadını tarif edemeyeceği için seni 3 siktirle uğurluyoruz.
  • cümle kurmaktan aciz kerizlerin, kitap okuma özürlü olmasına bulduğu kılıf.

    hayal gücünüzü, empati becerinizi, kelime dağarcığınızı,yaratıcılığınızı, en önemlisi zekanızı kitaptan daha iyi büyütecek bir şey yoktur.
  • mal
  • kitap okuyarak para veya madalya kazanacağını düşünen ve sonunda hayal kırıklığına uğrayan birinin yazısı... okuduğunu yine de sanmıyorum, okumuş olsa bu satırları yazmaya vicdanı el vermezdi. insan dostoyevski, hugo okuyacak da sonra bunları yazacak? hayatta inanmam.