şükela:  tümü | bugün
  • arızalarımdan biri. bug da diyebiliriz yani.

    özet geç diyorum, geçmiyorlar, okuyamıyorum. yıllardır okuyamıyorum. başladığım kitap sayısı, bitirdiğim kitap sayısının kırk katıdır. oysa sevdiğim yazarlar, sevdiğim türler var. adıma imzalı kitabım bile var, bitiremedim. hakkında hiçbir fikrim kalmamış, arası ayraçlı kitaplarım var. kaldığım sayfaya bakıyorum, bu adam kim, nereden gelmiş, bilmiyorum. tekrar baştan okumaya da cesaret edemiyorum çünkü yine yarım kalacağını biliyorum. bir insan küçük prens'i bile okuyamaz mı yahu? yaklaşık bir yıl komidinimde durdu. pepee'nin yanında, abajurun altında onu okumamı bekledi. sonra bir gün aldım elime, okudum biraz. uykum geldi, uyudum. sonraki gün okumadım. soğumadan devam edeyim dedim, buz gibi oldu. en baştan başlamam lazım. eşim, arkadaşlarım bana karakterimden hareketle "bak sen bu kitabı seversin" diyorlar. severim tabii. hem de çok severim ama okuyamam. okuyamıyorum.

    yazabiliyorum ama. onda pek sıkıntı yok. uzun olmayan entry'leri de okurum. eğlenceli başlıklarda atlaya atlaya kısa entry'leri okuyorum ama biraz uzunsa hayatta okuyamam. bazen bakıyorum, milyonlarca yazar şukuyu vermiş ama yok, okuyamıyorum. tarayıcıda on beş - yirmi sekme hazır bekler. bilgisayar başındayken kulağım televizyonda ve gözüm telefonda olur. evet, sorunumu biliyorum* ama şu ana kadar kaybettiğim işler, bitiremediğim kitaplar, yarım kalmış tasarımlar ve ilgilenmiyor görünüp kaybettiğim insanlar dışında bana bir zararı olmadığından uzmanına da gitmedim. belki bir gün giderim. şu illetten kurtulup güzel işler yapabilirim. ya da dalgınlığımdan ölmemeyi başarırsam huysuz bir ihtiyar olarak hayatıma devam ederim.

    buraya kadar okuduysanız helal olsun. ben olsam okumazdım.
  • bir süredir bende de olmuş olan ama giderek de kurtulmaya başladığım sıkıntı.
    sonra bunu kendime dert edip çevreme de sorduğumda hemen hemen bütün arkadaşlarımdan da aynı sorundan muzdarip olduklarını duydum.

    hemfikir olduğumuz konu akıllı telefonların insanlarda ciddi ciddi konsantrasyon sorunu yarattıkları.

    bunu fark etmek ve sorunu çözmeyi istemek çok önemli.
    ben kısa bir sürede bu sorunu çözmeye başladım.
    nasıl mı?
    akıllı telefonumda facebook uygulamasını kaldırdım. daha doğrusu facebook'tan çıktım.
    biraz rahatlama oldu zihnimde. bir arkadaşım ise facebook'a her baktığından sonra çıkış yaparak bu sorunu çözmüş. "her seferinde tekrar tekrar şifre girmenin zorluğuna katlanmamak adına günde ancak bir kere giriş yapıyorum,eskiden her dakika facebook'a bakmak için elim telefona giderdi" diyor.
    bir haftadır telefonu yanıbaşımda tutmuyorum. çünkü telefon cidden fiziksel alışkanlığa da yol açıyor,sigara alışkanlığı olan insanlarda elin istemeden ağza gitmesi gibi, el telefona gidiyor çünkü.
    telefonu artık yanımda tutmuyorum. bu da bir ölçüde beni rahatlattı.

    dün babamdan evlerinde bulunan akılsız telefonu aldım. sim kart olayını çözer çözmez onu kullanmaya başlayacağım.
    bu sabah bunun ilk adımı olarak, telefonumdan whatsapp , instagram gibi uygulamaları da kaldırdım.
    telefonu artık sadece konuşma ve sms amacı ile kullanacağım. çünkü gerçekten akıllı telefonlar insanın aklını alıyor.

    eline ne geçti diye soracak olursanız, söyleyeyim, bu hafta yeniden kitap okumaya başladım. aklıma telefon gelmeden ve elim telefona gitmeden çok ciddi iki belgeseli izledim. (bkz: samsara) (bkz: baraka)

    sanırım doğru yoldayım.

    edit: bkz eklemesi
  • roman veya polisiye tarzı sürükleyici kitaplardan eğitici-bilimsel kitaplara geçişte yaşanabilen şey. yani öncesinde zihni pek de yormayan sadece olay örgüsünü bilmenin yettiği kitapları okurken, bir anda bilimsel ve belirli bir bilgi birikimi isteyen kitaplar okumaya başlamak. sanırım burada geçiş türü olarak tarihi romanlar denenebilir.

    ilginizi pek de çekmeyen bir konuda kitaplar okumak da buna sebep olabilir. sırf popüler diye kitap zevkinize uymayan kitaplar almayın. bir kitabı yarım bıraktığınız anda içinize yerleşen "artık kitap okuyamıyorum" düşüncesi sizi bu renkli dünyalardan uzaklaştırabilir.
  • ıc huzursuzlugundan kaynaklanir. haftada 2 kitap bitirdiginiz zamanlari ozletir. kitap okurken aldigin keyif ve bittiginde yasadigin doyum hislerini ozletir.
  • son 1 ayda yaklasik 5 kitabi pic etmeme sebep olan . mevzu var ama yok. ama muhakkak var yani.
  • kendim de dahil olmak uzere bu aralar etrafimdaki bir cok insanin muzdarip oldugu durum. bir hevesle aldigim onlarca kitap raflarda tozlaniyor su anda. birini secip okumaya baslayinca cok hevesleniyorum, hatta "hah tamam ivme kazanicam bu kitapla galiba, cok iyi" diyorum ama olmuyor ve ben cok begensem de kitabi birakivermis buluyorum kendimi.

    eskiden boyle durumlarda ara verip bir chuck palahniuk kitabi patlatirdim. iki-uc gunde biter, beni bir resetlerdi o. simdi o da yaramiyor, en son haunted iki ayda falan anca bitti.

    sanirim ben internette cok fazla takiliyorum. buzzfeed olsun amator yazarlarin fictionlari olsun surekli karistirdigim icin okuyamiyor olabilirim diye dusunuyorum. hic bir sey yapmasam saatlerce eksisozlukte dolaniyorum. bir de bu aralar dungeon master olup oyun kurunca onunla ilgilenmekten baska edebi materyal gormeye istek kalmiyor bende.
  • yediklerimizin, içtiklerimizin, kullandığımız ilaçların, ortalığa salınan radyasyonların filan bozuk konsantrasyona sebep olması yüzünden oluyor belki de diye düşündüğüm hastalık.

    eskiden param yoktu kitap alamıyordum, nasıl da okuyasım vardı o zamanlar. şimdi ise param bok, gel gör ki kitap okuyamıyorum tipi hezeyanları seslendirenlerin de başına gelen bir hastalık.
  • zihnin son derece daginik olmasindan kaynakli. ama saglam bir roman bunun ustesinden gelir. belki bir jean christophe grange tarzi bir sey faydali olur.
  • bir yıldan daha fazla süredir yaşadığım sorun. eskiden her hafta kütüphaneye uğrar, okuduğum kitabı bırakır yeni kitap alırdım. sonraları ayda bir uğramaya başladım. daha sonra ayda bir uğramama rağmen bitirmediğim kitapları bitirmişim gibi teslim etmeye başladım. şimdi ise üç aydan beri teslim etmediğim kitap elimde. yarısını bile okumadım. üstelik kitap sevdiğim bir yazarın * gayet ilgimi çeken bir konuda yazdığı roman*. okumadan teslim etmeyi de kabullenemiyorum.
    en son geçen kış köyde elektikler gitti bir hafta gelmedi de bir kitap okuyabilmiştim. *
  • işten gelip yorgunluktan sızmak hatta çoğu zaman, sadece kitap okumak değil farklı hiçbir şey yapamamak.