şükela:  tümü | bugün
  • bir bagimlilik cesididir. hastamiz gosteris olsun ya da kutuphanede sik duruyor diye kitaba yatirim yapanlardan bircok noktada farkliliklar gosterir. oncelikle hasta kisi, kitabi sadece satin almaz, okur da. yalniz okuma ve edinme hizlari birbirlerine uyum gostermediginden, aradaki fark, yani okunmamis kitaplarin okunmuslara orani gitgide buyur. bu durumda hastaligin ilk etaplarinda bir hayiflanma sureci yasanir. sikayet edilir zamansizliktan, hicbirseye yetisemiyor olmaktan, daha okunacak aha su kadar kitap bulundugundan. zamanla bu durum kaniksanir, zira okunan ya da gozgezdirilen bir metinde, bir arkadas sohbetinde, ilgi duyulan bir konu, yazar, vs. ile karsilasildiginda hemen soluk kitapcida alinmakta ve evde biriktilmekte olan kitap sayisi gunbegun artmaktadir. bir gun gelir kitaplikta yarisi, dortte biri okunmus, hic okunmamis, ya da soylece bir goz atilmis kitaplar ustunde bir baski olusturmaya baslarlar. o zaman hastamiz bu gidise bir son vermek lazim der ve bagimliligi kontrol altina almaya calisir, fakat genelde cabalari beyhudedir. bir sure bagimlilik kontrol altina alinir, kutuphaneye dadanilir, odunc alinan kitaplarin teslim tarihi gelip catinca soluk en yakin kitabevinde alinir. buradan da anlasilacagi gibi kisinin derdi yalnizca okumak degil, okunan metinlere sahip olmak, yaninda bulunmak, bir gun birseye bakmasi icabettiginde elini atacagi kaynaklari yakin cevresinde bulabilmektir. boylelikle okunmamis kitaplardan ozur dilenip baris antlasmasi imzalandiktan sonra bir ferahlama donemi gelse de artan kitap sayisini kaldirmayan kitapliga yenilerini eklemek, evin orasina burasina konuslandirilmis kitap yiginlarini duzenlemek gibi mekana ve mobleye dair problemlerin peydahlanmasi yakindir. etrafla konu uzerindeki konusmalarinda ise savunmaci bir havaya burunur. kitapciya yollandigini soyledigi arkadasi, -e daha gecen gun almadin mi sunu bunu? dediginde - birader bu meyve sebze degil ki curusun, bittikce alinsin, teessuf ederim! gibi bir cikista bulunup kabarsa da icten icte, 'yahu hakli, hayallah, ama geldik iste simdi elim mecbur...' bir tane daha. neyse efendim, bilincli ve bagimliliginin farkinda olan hastamiz cesitli ruh hallerine bata cika kah okur kah kitap alir, bu is boylece gider. dilegimiz gun gelip de okunmamis kitaplarin agirligi altinda ezilen hastamizin, 'ben bu kitaplari simdi baslasam omrumun sonuna kadar bitiremem' hesabi yapip okumayi topyekun birakmamasidir.
  • genelde alisveris yaparak rahatlayan erkek modelinin sadece rahatlik değil aynı zamanda enformasyon toplumunda varoluş çabasında olanlarının her an içine düşebileceği davranış biçimi. genelde kadınlara atfedilen alisveris cilginligi hatta alisveris manyakliginın bir başka biçimi yani. alisveris asiklari merkezinde bulunur belki bir tedavisi...
  • yeni alınan kitapların yanı sıra okunulup kaybedilmiş ya da başkasına verilip unutulmuş (çünkü asla bu konuda kimseye hayır denemez. bilgi paylaşılmalıdır. evet) kitapları bile tekrar alma şeklinde kendini gösteren hastalık. sonunda küçücük odaya ekstra bir kitaplık alınması, o kitaplığın da doldurulması ve koyacak başka yer kalmaması yüzünden yatak altlarının ya da masa üstlerinin kitap dolmasıyla sonuçlanan durum. bi nevi koleksiyon hastalığı.
  • fantazi romanlarinin kapaklarinin guzelliginden dolayi bir ara kapildigim hastalik.doktorlar tek kurtulusun ebook oldugunu soylediler nitekim adsl sayesinde kurtulmus oldum bu hastaligimdan. korlukte bir nevi kurtulus olabilir.tembellikte.cahillikte.
  • kitap satın alma hastalığına tutulmuş bir insan olan walter benjamin'in bununla ilgili bir hikayesi mevcuttur:

    paris'te kendisiyle röportaj yapmaya benjamin'in evine giden bir muhabir, benjamin'in çalışma odasında yeni alınmış koli halinde bir çok kitap görür ve biraz alaycı bir şekilde " tüm bu kitapları okuyabilecek vaktiniz olduğuna inanıyor musunuz?" diye sorar.
    benjamin'de muhabire şöyle cevap verir "kitaplar yalnız okunmak için değil, aynı zamanda birlikte yaşamak içindir de. "
  • insanı hayattan bezdiren hastalıktır bu. bu hastalığa sahip olan insanlar, genelde arkadaşlarıyla kitapçı önünde buluşmayı seçer. buluşma saatine yarım saat önce gidip, ne var ne yoksa toplarlar. özellikle kitaba 6 taksit yapan büyük kitabevlerinden uzak tutulması gereken insanlardır bunlar.
    her girişinde kafadan 4 kitap alıp, hepsini okumak için kasanları da vardır içlerinde*
    30iş gününde yaklaşık 9 kitap bitirebilen hastalıklı, beyni sulanmış insanlardır.

    walter benjamin'in dediği gibi, "kitaplar aynı zamanda yaşamak içindir de"
  • cok melun bir hastaliktir...
    bilinen tek tedavisi parasizliktir, ancak hakiki kitap hastasi, kitap almayi birakmadan evvel dunyevi butun zevlerden vazgececeginden (yemekti, icmekti, kiraydi vs.) zaten o noktaya gelene kadar obur dunyaya goc eylemis olur.

    bu hastaliga tutulmus insanlarin kendileri gibi bir kitapseverle hayatlarini birlestirmeleri farzdir. yoksa fena olur.
  • caresi bulunmayan bir hastaliktir,kitapcinin onunden yururken insanin gozu kalir,gecer gider,yarim saat sonra kitapciya geri donulmustur ve yine kitap yiginina bir kitap daha eklenir.ozellikle yurt disinda alinirken bir daha o kadar kitabin nasil ulkeye geri goturulecegi akildan bile gecmez ta ki bavulda yer kalmayip kitaplar yerine kiyafetlerin bir kismi birakilana kadar.
  • biri bana dur desin,gönüllü tedavi olmak istiyorum dedirten hastalıktır.dur bakalım bugün alınanları valideciğim ve pederciğim henüz görmediklerinden rahatım ama yarına çıkar mıyım bilmem. *
  • özellikle internetten alındığında sanki parasız alıyormuş gibi gelir, eve iki koli geldiğinde zevkten dört köşe olmuş şekilde kolileri parçalarsınız..