şükela:  tümü | bugün
  • nihayetinde sahaf aracılığı ile kamulaşacak yatırım yapmaktır.

    bir tedavi önerisi, "almalıyım" denilen kitabın hemen satın alınmak yerine "ileride alırım" denilerek bir bloknota kaydedilmesi olabilir. hain bir çözüm ise benzer ilgi alanı ile birlikte böyle hastalığı olan arkadaşınızı yeni çıkan kitaplardan haberdar etmektir; akabinde otlanılır.
  • bende de var bu. ama bunun faydalı bir hastalık olduğunu düşünmüyorum.

    her daim aklımda okumak istediğim kitaplar var. fakat okuma hızım bunlara yetişemiyor. kitaplığımdaki okunmamış kitaplar üstüme üstüme geliyor. geçen sene pek çoğunu elden çıkardım ama yetmedi. yeniden böyle bir temizliğe ihtiyacım var zira kitapların beni bu kadar darlayacağına inanmazdım.

    sanırım şöyle oluyor: bir kitap alıyorsun ve onu aldıktan yakın bir zaman sonra okumazsan beynin onu okumuşsun gibi algılıyor ve hevesin kaçıyor. en azından bende pek çok kitap için durum bu.
  • kitap satın alıp onları okumama durumudur.
    okumaktan ziyade;
    koleksiyonculuk denilebilir.
    insanın en büyük hastalığı bu olsun.
  • tartışmasız benim ofiste olan ruh hastası kızdır, rivayete göre evinde kütüphane açacak kadar kitabı varmış ama ne yazık ki kendini geliştiremeyen öküzün kız kardeşidir. nezaket, hoşgörü sıfırın altında olan kişidir, ardından insanın aklına hemen şu atasözü geliyor "okumak cehaleti alır, eşeklik baki kalır" atalarımıza rahmet okunan durumdur
  • ileri seviyede olmasa da bu hastalığa muzdarip olanlardan birisiyim. aldığım kitapların çoğunu okurum. her ne kadar kitap almak faydalı bir fiil olsa da bu durum maddi kısıntılara sebebiyet vermektedir. uzun bir süre yeni bir kıyafet alamadım. tavuk döner ve çiğ köfte dışında lüks yemek yemiyorum. aynı ayakkabıyı üç senedir giyerken dört senedir telefonumu değiştirmiyorum.

    istediğim kitabı satın alamayacak durumdaysam bu mutlaka moralimi ister istemez bozar.
  • kindle, kobo vb ebook reader edinilerek kurtulunabilecek hastalık.
    linç başlamadan ben söyleyeyim; evet, kitap kopyalamak telif ihalidir. fakat ben bu ihlali bir kul hakkı, etik problem ya da hırsızlık olarak görmüyorum. 100 tane kitap yazsam, hepsini kopyalayıp bedava sağa sola dağıtsalar ve hiç satışı olmasa, hissedeceğim tek şey mutluluk olur. okunan birşey yazdığım için mutlu olurum.
  • yakalanılabilecek en güzel hastalıktır.
    bir arkadaş var, 7-8 senedir tanırım kendisini, bildim bileli kitap alır, fuarlara gider hamal yükü kitap sırtlanır gelir falan ööle biri. hep derdi “benim evde kitaplarım var” diye. bende ne biliyim kıt beyin düşünemedim ne kadar olabilir diye. bir gün ben memlekete gidiyorum sende gel dedi takılırız haftasonu yer içeriz dedi, olur dedim atladık gittik. gezdik tozduk neyse akşam oldu yatmaya eve gidicez, “sen benim odada uyursun ben salonda uyurum” dedi, ulan dedim işte adamanın hası beni kanepe köşelerinde uyutmayacak. eve girdik, ayakkabıları falan çıkarttık, koridorun sonundaki oda benim oda git koy oraya çantanı dedi. aman allahım odaya girdim ne göreyim…12 metre kare oda 3 metre de yükseklik desek 36 metre küp oda ağzına kadar kitap dolu. değil zemin, duvarlar görünmüyor, oda değil mübarek british library. 1990’larda televizyonda alışverişlerde fiş-fatura alımını desteklemek amacıyla yapılmış bi film vardı. kıza annesi babası bi alışveriş listesi veriyor git bunları al diye. sonrada “önce alışveriş sonra fiş” diyorlar falan…neyse hikaye uzun, kamu spotuya kız mal olcak ya listedeki her kalemden sonra gidip prize takılan elektrik fişinden alıyor. eve bi geliyor bi torba fiş (çocuk aklı, nasıl yer etmişse beyznimde hala film dün gibi aklımda). bizimki de o hesap önce alışveriş sonra kitap almış. dedim ulan burda yatak nerde, yeminle söylüyorum kitaplardan tarif etti. balzac’ları geç, agatha christie’lerin ordan dön, dan brown’ların yanında. neyse tariflere uydum gittim buldum yatağı, yattım ama ulan sağa dön kitap sola dön kitap. kazara bi sarsıntı olsa kitaplar yıkılsa ağırlığından geberirim altında. gece karabasanlar bastı. ertesi gün kibar bi dille “hacım ben seni yerinden etmiyim sen git yerinde yat ben yatarım salonda” dedim de rahat bi uyku uyudum. geçen gün duydum evi taşıyorlarmış, allah o kitapları koliye dolduran anneye de o kitapları taşıyacak nakliyeciye de sabır versin.
    ne diyorduk…güzel bi hastalıktır. allah dermansız dert vermesin, kitap bu alırsın iyileşirsin
  • bizzat şahsımın da yakalandığı "hastalık".

    özellikle atatürk'ü konu edinen anlatan kitapsa asla dayanamıyorum hemen alıyorum. mesela ta geçen sene tuna serim'in zübeyde ve oğlu isimli kitabını görmüştüm, 28 liraydı fiyat fakat malum öğrenci olup krediyle geçinince çok gelmişti.

    sürekli de haftada en az 2 gün kitap mağazalarını gezer ya da kitap sitelerini bi kolaçan ederim. mesela d&r sürekli 2 misli fiyat çakıyor kitaplara özellikle sınava yönelikse kitap tartışmasız 2 misli fiyat basıyor. kitap romansa eğer arada 3 al 2 öde kampanyaları yapıyorlar. internet sitelerinde de hafta sonları kargo ücretsiz oluyor ve %40'a kadar indirim yapıyorlar. böyle yazınca sanki viral almışım gibi oldu ama cidden kovaladığım için artık ezberledim adamların kampanyalarını.

    bunun dışında bu hastalığa yakalanmış arkadaşlara bi tavsiyem; yeni bi kitap çıkınca hemen almayın. bekleyin 1-2 ay fiyatı yarı yarıya düşüyor. mesela ilber ortaylı'nın mustafa kemal atatürk kitabı ilk çıktığında 30 liraydı. şimdilerde 18 liraya kadar buldum öyle aldım.

    bir tek bi kitabı kaç zaman takip ettim hiçbir yerde 1 kuruş altına bulamadım. beyaz zambaklar ülkesinde koridor yayınevi basımı kitap kaç ay geçti arkadaş 12 liradan bir kuruş aşağı bulamadım en sonunda 12 lira verip aldım direnemedim. gayet de güzel verdiğim 12 liraya değmiş onu anladım.

    bunun dışına kitapseç'te ve idefix'de zaman zaman çok çok güzel indirimler kargo dahil şeklinde oluyor. yani takip etmek lazım.

    şu an kitaplığımda epey bi kitap var ama hepsini okuyacağım. hiçbirini süs olsun diye almadım. şu an sadece bakıp mutlu oluyor olsam da okuduğumda daha çok mutlu olacağım.

    dip not: sigara kullanmıyorum. sigaraya vereceğim parayı kitaba vermiş oluyorum. yani sigara kullanmış olsam dumana yatırırdım paramı ama böylesi daha güzel.
  • parasızlıkla çözülüyor gençler. denedim oldu. tavsiye ederim.
  • '' iş bu entrynin reklam tadı verecek olmasından rahatsızlık duyuyor olduğumu baştan belirtme ihtiyacı hissettim lakin kendinizi bu en bi güzel bağımlılık türünden maksimum fayda ve minimum masrafla yatıştırma arzusundaysanız ilgili linkten delice faydalanabilirsiniz. fiyatlar uygun, özellikle de bir yazar veya ekole bağımlıysanız set / külliyat halinde çok çok uyguna temin edilebilir tonlarca ürün mevcut. sorumlu bir ebeveyn / eş / dayı / amca / abi olmak bunu gerektirir diyenlerdenseniz de pedagojik gerekliliklere, ihtiyaca, mevsim şartlarına ve hatta hobilerinize göre esnetilebilir bir o kadar farklı tür var.
    büyük harflerle eksı2018 kodunu girdiğinizde de yüzde 10 extra indirim kazanmış olursunuz.''