şükela:  tümü | bugün
  • köşesinden doğru size melül melül bakan ama her defasında elinizin tersiyle ittiğiniz eserdir.
  • içindeki karakter isimleri yabancı olan kitaptır benim için, nitekim hiç birini bitiremedim. 15 sayfa gidiyorum, yarın devam ederim derken 3 gün sonra açıyorum kitabı, "raskolnikov kimdi la?", "bu adam nereden çıktı la" derken kaldırıyorum kitaplığa. görsellik olmayınca* yabancı isimleri tutamıyorum aklımda.
  • kitaplıkta demlenmeye bırakılmış kitaptır.günü gelince okunacaktır.
  • okunmak için orda değildir zaten. onun da kendine göre bi fonksiyonu var orda. arada bir karıştırın, içinden mutlaka bişeyler çıkar, bi mektuptur, nottur, çiçektir, paradır..
  • ulysses. ismi etrafında öyle bir kutsallık halesi var ve göz korkutuluyor ki yıllardır kitaplıkta durduğu halde bir türlü cesaret edip okuyamadım. sanki öylesine okunmamalı, sadece ona odaklanmalı, hatta belki de okunacak son kitap olmalı. adeta okuma serüveninin kusursuz bir finali gibi görmeye başladım. evet, bu hale düştüm.
  • erkek kişinin kitaplığında bir aşk romanı ise, hatunları etkilemek için alınmıştır.
  • sözlük veya ansiklopedidir. var bir sürü bende, gel oku istiyorsan?
  • çağdaş isveç şiiri antolojisi

    tuhaftır elim gidiyor gitmesine, alıp biriki takılıyorum ama kardeşim bu kadar mı alakasız olur, bu kadar mı kötü olur? derhal koyuyorum yerine. çevirilerde midir bokluk, yoksa gerçekten mi kötüdürler bilemedim. ama çağdaş isveç şiiri açmadı beni.

    (evet hediye) *
  • "okunmayan kitap eşyadır" demişse de borges, bir kez kitaplığa girebilmişse, en az okunanlar kadar değerli bir kitaptır. seçilmiştir çünkü. orada bir yerde olduğunu bilmek bile güzeldir. her kitap okumak için alınmaz, bazı kitaplar sahip olmak için alınır.. hangi okurun kitaplara yaklaşımı salt okuma tutkusuyladır ki? her "sıkı" okurun, kitapa sahip olmak konusunda fetişistik bir tutkusu da vardır.
  • paul wilson - the keep

    ya da türkçesiyle

    (bkz: kan çanağı)

    muhteşem bir kitap, o kadar zaman orda kaldığına yazık.