şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kitabın son cümlelerinde geçen kelimeler herşeyi özetlemektedir.

    --- spoiler ---

    zaten devletlerin hayat döngüsü böyle değil midir? önce bir ideal vardır. bu ideal sayesinde topluluklar medeni bir devlet haline gelirler. yükseliş ve zaferlerle geçen bir süreden sonra, ideal zayıflar ve birleştiren güç dağılınca, devlet biter, kitleler oluşur.

    --- spoiler ---
  • sineklerin bokla olan iliskisi bu olguyu en guzelinden ozetler.

    anladin sen onu...
  • bu dönem içerisinde herkesin okuması gereken bir kitap.
  • kesinlikle, alter yayıncılık tarafından basılmış halinin alınmaması gereken kitap. o kadar yazım hatası, noktalama yanlışı yapılmış ki insan okurken sinir oluyor sinir. kitap alırken yayınevinin, çevirmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. merak edip okumak isterseniz, bak tekrar ediyorum alter yayıncılık basımından uzak durun!
  • kitabın ingilizcesine pdf olarak buradan ulaşılabilir.
  • hayat yayınlarının bastığı türkçe çevirisi o kadar rezildir ki, insan çeviriye sövmekten kitaba konsantre olamıyor!

    odtü'nün kalburüstü hocalarından raşit kaya'nın derslerinde bol bol atıf yaptığı da bir kitaptır.
  • özellikle içinde bulunduğumuz ülkenin nasıl bu hale geldiğini açıklayan bir kitabın, bu kadar az ilgi çekmiş olmasını şaşırtıcı buldum. kitapta iktidara gelmek için neler yapılması gerektiği, iktidara geldikten sonra kitlelerin nasıl kullanılması gerektiği açık bir şekilde yazılmış.

    kitabı okudukça, akp'nin bu kitapta yazan bir çok talimatı uygulamış olduğunu görmemle birlikte iktidarlara karşı bakış açımın çok fazla değiştiğini söyleyebilirim. kitaptan verebileceğim örnekler çevremizdeki insan topluluğunun psikolojisini çok güzel özetliyor:

    "kitleler hemen hemen bilinçaltı tarafından yönetilirler. eylemleri kendi iradelerinin inisiyatifinden çok ilkelliğinin etkisindedir. bir kitleye mensup olması yüzünden insan, medeniyet merdiveninden birçok basamak aşağıya iner. yalnız bulunduğu zaman terbiyeli, münevver biri iken, kitle halinde ise içgüdüleri ile hareket eden bir yaratığa dönüşmüştür."

    "kitlelerin yönelimleri ve sevgileri her zaman iyi yöneticilere ve krallara karşı değil, kendilerini her zaman baskı altında tutan zorbalara karşı olmuştur. kitleler en yüksek ve en gösterişli heykelleri her zaman bunlar için dikmişlerdir. iktidarı kaybeden zorbaların kitleler tarafından ezilmesinin nedeni de şudur; zorbanın iktidarını kaybetmesiyle artık o da kitlenin hor gördüğü ve korkmadığı zayıflar tabakasına dahil olmuştur."

    kitleler aslında çok tehlikelidirler. içine aldığı her bir bireyi eritir asimile eder ve o kitle ruhunun bir parçası haline getirir. katıldığınız eylemlerde ya da gezi parkı olaylarına katılanlar bu hissiyatı iyi bilmeleri gerekir. öyle bir durum içindeyken insan hiç bir şey düşünmez; nereye gitmesi, ne yapması, ne şekilde yapması gerektiğini düşünmez. düşünmek zorunda da değildir. çünkü kitle seni yönlendirirken, sen kendini ona teslim edersin.

    kitle içinde bir bilim adamı ile bir kara cahil arasında hiç bir fark yoktur. ikisi de kitlenin ilkelliği karşısında benliklerini kaybederler.

    eğer kendinizi bir kitleye dahil etmeyi düşünüyorsanız, artık kendinizin kendiniz olmayacağının bilincine varmanızı öneririm. siz de bilirsiniz ki kitleye dahil olan insanların düşüncelerini hiç bir zaman değiştiremezsiniz. onlar için her şey kesindir. yeniliğe açıklık yoktur kitle içinde.

    bu kitleler de çok fazladır zaten. dini kitleler, cemaatler, partiler, sendikalar, taraftarlar, terör örgütleri, halk... hiç birinin de diğerinden farkı yoktur savunduğu fikir dışında. sadece fikirler farklıdır, ilkellik ve saldırganlık hepsinde aynıdır.
  • şükrü hanioğlu'na göre ittihatçıların el kitaplarından biri olmuştur.
  • ittihatçıların bu kitaptan ciddi bir şekilde etkilendiğini türkiye'nin 1908-1950 yılları arasındaki jön türkler döneminin tarihini okuyunca anlayabiliyoruz.1900-1920'li dönemler arasında sendikalizme ve kollektivizme açtıkları savaşta,tc'nin kuruluşundaki milliyetçilik damarında,le bon'un da dediği gibi dönem içerisindeki ''millileştirme'' ve ''ortak kurtuluş'' söylemlerinde çok iyi görüyoruz,tabi birçok örnek daha verilebilir.
    bunun dışında kitap,birkaç önemli analiz dışında (kitlenin telkinle farklılaşan dinamiği,kitlenin emosyonu en uç noktalarda yaşaması,bir kitlesel önderin kitleye kitlenin rasyonalize edebileceği tarzda,yani gerçeklikten de öte bir ''kitle'' gerçekliğinde,bir şeyi ifade etmesinin gerekliliği,kitleyi meydana getiren ana merkezin tartışılamayacağı(özellikle din),tartışıldığı noktada kitlenin tamamen çözüleceği) elitist bir adamın söylemlerinden öteye geçmemektedir.bu kitabı bu kitap yapan şey ise bence özellikle freud'un kitle psikolojisi kitabında bu kitabı temel almasıdır.