şükela:  tümü | bugün
  • yasam tarihi boyunca cok (baya cok) sayida tur lerin
    yok olmasiyla/soylarinin tukenmesiye meydana gelen bir olgu

    en iyi bilinen boyle bir olgu bundan 65 milyon yil once cretaceous doneminde
    tum dinozorlarin yok olmasidir

    bilinen ilk olguda 225 milyon yil once permian doneminde meydana gelmis ve
    tahminen turlerin %96 si yok olmus

    tarih boyunca tam olarak kac tane boyle yogun tur yok olmalari meydana gelmis
    tam belli degil lakin 9 kere oldugu dusunuluyor bu zamana kadar ve 26 milyon yilda bir
    oluyormus gibi bir istatistiksel olayda var ortada
    (aceba mother gaia 26 milyon yilda bir bahar temizligimi yapiyor)
    ve burdanda bi onceki olayin 26 milyon yil once oldugunu cikara bilirizi
    cunku shu anda insanlar bir mass extinction eylemi icerisindeler
    yagmur ormanlarini katlederek dogayi kirleterek
  • mass extinction'a bulunmu$ turkce kar$ilik. bilim teknik'te genelde bu kullanilir.
  • çok basit bir tanımla; dünya üstünde meydana gelen görece ani değişimlerin, yüksek sayıda taksonu ortadan kaldırması olayıdır. (ani derken bir gece de değil, milyon yıllar söz konusu.)

    jeolojik devirler incelendiğinde, yok olma tarihi, genelde 5 kitlesel yok oluş ile anılır;
    permiyen sonu yok oluş; denizde yaşayan familyaların %54'ü, cinslerin %84'ü ve türlerin %80-90' ının ortadan kalktığı en büyük kitlesel yok oluştur. ortadan kalkan takson sayısı baz alındığında ikinci büyük kitlesel yok oluş; ordovisien sonunda olmuştur. daha az şiddetli olan k/t (kretase/tersiyer) yok oluşta ise dinazorların (kuşlar hariç) içinde bulunduğu çok sayıda bitki ve hayvan ortadan kalkmıştır. diğer yok oluşlar ise devonien ve trias sonlarında gerçekleşmiştir. büyük yok oluşlar haricinde canlıların tarihi içerisinde daha küçük boyutlarda çok sayıda kitlesel yok oluş (arka plan yok oluş) olduğu bilinmektedir

    k/t yok oluşuyla ilgili en popüler hipotez walter alvarez in hipotezidir.
    permiyen sonu yok oluşuna ise büyük bir volkanik patlamanın neden olduğunu söyleyen hipotez en popüler olanıdır.
    (kaynak: douglas j. futuyma' nın evrim kitabı)

    hakkında en fazla bilgi sahibi olduğumuz, en iyi bilinen yok oluş dinazorlarında yok olduğu k/t kitlesel yok oluşudur. belki de bu nedenledir ki kitlesel yok oluşla özdeşleşmiştir.
  • bir türk bilim insanı * tarafından ortaya atılan teoriye göre zamanın büyük okyanusunun karadeniz gibi oksijensiz kalmasından kaynaklanmış olabilirmiş.

    http://www.hurriyet.com.tr/…em/11783183.asp?gid=229
  • jeoloji'de, ana jeolojik çağları bitirip başlatan katastrofik olaylarla şekillenen ve dünya üzerinde o ana kadar gelişmiş canlıların çoğunun doğrudan veya dolaylı olarak ölümüne sebep olan olaylardır. herbirinin nedeni üzerine çeşitli teoriler üretilmiştir. bunlar:

    1. ordovisyen-silüryen kitlesel yok oluşu (~450 milyon yıl önce)
    2. geç devoniyen kitlesel yok oluşu (~360 milyon yıl önce)
    3. permiyen-triyas kitlesel yok oluşu (~250 milyon yıl önce) (nam-ı diğer büyük yok oluş)
    4. triyas-jura kitlesel yok oluşu (~200 milyon yıl önce)
    5. kretase-tersiyer kitlesel yok oluşu (~65 milyon yıl önce) (dinozorların başını yiyen)

    ayrıca (bkz: kıyamet senaryoları)
    (bkz: kambriyen patlaması)
  • insanlığın kendinin ve çoğu başka türün yaşam ortamını;

    sürekli atık üreterek, atmosferi, toprağı ve denizi sikerek bozuyor olmasından ötürü altıncısının gelişini oldukça hızlandırdığına inandığım, ingilizcede extinction event adı da verilen olaylardır.
  • 300 ila 2000 yıl arasında altıncısı ve muhtemelen sonuncusu beklenen olay.
  • dünya jeolojik tarihi boyunca canlılık tür çeşitliliğinde büyük oranda azalmaya yol açan olaylardır. ingilizce’de “mass extinction” olarak geçer. irili ufaklı pek çok kitlesel yok oluş bulunsa da bunların canlı türlerinin %50'sinden fazlasının yok olmasına sebep olan en büyükleri “big five” olarak adlandırılır.
    bu katastrofik olayları ve sebepleri hakkındaki teorileri güncel kaynaklardan, elimden geldiğince düzenlemeye çalıştım.

    ordovisyen-silüriyen kitlesel yok oluşu
    445-440 milyon yıl önce meydana gelmiştir. jeolojik tarihteki ilk büyük ve ikinci en büyük kitlesel yok oluştur. tek seferde değil, yüz binlerce yıl süren iki ana fazda meydana gelmiştir ve canlı türlerinin %85’i bu süreç boyunca yok olmuştur. bu dönemde karada canlılık izlerine pek rastlanmaz ve bu olaydan deniz canlıları etkilenmiştir. yok oluşun sebebi hakkında en kabul gören teori kıtaların hareketi sonucu meydana gelen iklim değişikliğidir. bugünkü güney amerika, afrika, antartika, arap ve hindistan yarımadaları o zamanlar tek bir kıta halindeydi ve gondwana olarak adlandırılan bu kıta hareket ederek güney kutbuna yakın bir konuma geldi. kıtanın hareketi sonucu okyanus akıntılarında meydana gelen değişiklik ile dünya küresel soğuma dönemine girdi. buzullaşmanın etkisi ile deniz seviyesi düştü ve sığ denizler kara haline dönüştü. günümüzde bu buzullaşmanın etkileri sahra çölünden anadoluya kadar olan bir kuşakta net olarak görülebilmektedir. fosil kayıtları da bu yok oluştan asıl etkilenenin sığ deniz canlıları olduğunu göstermektedir. başka bir teori ise süpernova patlamasıdır. dünya’ya yakın olan bir süpernova patlaması sonucu yoğun miktarda gamma-ray salınımı dünya manyetik alanında ve atmosferinde bozulmaya sebebiyet vererek küresel soğumaya yol açmıştır. iklim değişikliği ve patlamadan kaynaklanan radyasyon yok oluşa sebep olmuştur.

    geç devoniyen kitlesel yok oluşu
    375-360 milyon yıl önce meydana gelmiştir. birkaç milyon yıl içinde ve farklı fazlar halinde canlılığın %70-80’i yok olmuştur. oluş sebebi hakkında birkaç farklı teori bulunur ve pek netleştirilememiştir. bilinen en önemli veri bu süreç boyunca dünya okyanuslarında çözünmüş oksijen miktarının olması gerekenin çok altında olduğudur. yok oluşa sebep olanın da oksijen krizi olduğu düşünülmektedir. kaldı ki burada yok olan canlıların neredeyse tamamı deniz canlılarıdır. en kabul gören ve aynı zamanda en ilginç olanı kara bitkilerinin bu olaya sebep olduğudur. devoniyen döneminin sonlarına doğru denizlerde balık çeşitliliği zirve noktasına ulaşmıştı, kara alanlarında ise bitkiler ve böcekler hakimiyet sürmekteydi. o zamanki iklim sebebiyle bitkiler oldukça geniş yayılım alanına sahipti ve devasa ağaçlar gelişmekteydi. daha önce hiç olmadığı kadar dünya üzerine yayılmış olan bitkiler karalardan denize olan organik madde ve mineral taşınımını fazlasıyla arttırdı. denizlere yoğun miktarda besin taşınması günümüzde görülenin kat kat fazlası algal bloom a yol açarak sudaki oksijen miktarının diğer canlıların yaşayamayacağı kadar azalmasına sebep oldu. farklı hipotezler olarak iklim değişikliği, volkanik aktivitiler, kıta hareketleri ve meteor çarpması bulunsa da bunlarla ilgili elde edilen kanıtlar şimdilik yeterli değildir ve kara yaşamının neredeyse hiç etkilenmemesi ile tutarlı değillerdir.

    permiyen-triyas kitlesel yok oluşu
    geldik en büyüğüne. yerbilimciler arasında, sırası geldiğinde bahsedeceğim, dinozorların yok olmasından daha popülerdir. öylesine etkili olmuştur ki dünya üzerindeki canlılık en gelişmişinden mikrobik seviyeye kadar neredeyse tamamen yok olma eşiğine gelmiştir. 251 milyon yıl önce gerçekleşen olay yeryüzündeki tür çeşitlerinin %96’sının yok olmasına sebep olmuştur. bunun fosil kayıtlarını incelemek kalabalık ve gürültülü bir partiden ıssız bir arka sokağa çıkmak gibidir. öncesinde kayaçlarda müthiş bir canlı çeşitliliği izlenirken aniden tek bir canlı izinin dahi olmadığı boşluğa gelinir. peki sebeplerine gelecek olursak. genel olarak birbirini tamamlayıcı ve tutarlı birkaç verinin birleşiminden bahsedebiliriz. öncelikle sibirya’da meydana gelen muazzam büyüklükteki volkanik aktivitenin bu yok oluşu tetiklediği görüşü kabul edilir. bu volkanizmanın lavları sibirya gibi uçsuz bucaksız bir alanın neredeyse üçte birini kaplamaktadır. yani yellowstone falan yanında tatava kalır. bu volkanik alandan çıkan co2, so2 gibi sera gazlarının küresel ısınmaya sebep olması, yoğun gaz çıkışının aynı zamanda atmosfer ve deniz kimyasını değiştirmesi, denizlerdeki karbon döngüsünün bozulması ve ısınma ile metan hidratların atmosfere karışması, aşırı miktarlara çıkmış olan co2 ve bu gazı metana çeviren bakterilerin coşarak ekstra metan üretmesi, küresel ısınmanın daha da artması, so2 gazını h2s gazına çeviren bakterilerin de olaya katılması ile atmosfere yoğun miktarda zehirli gaz karışması, denizlerin asidik hale gelmesi, asit yağmurları, oksijen konsantrasyonlarının düşmesi gibi olaylar kombo + fatality yapmıştır.

    triyas-jura kitlesel yok oluşu
    201 milyon yıl önce canlı türlerinin yaklaşık %70-75 civarının yok olmasına sebep olmuştur. bu olayın sebebi olarak pangea kıtasının parçalanarak atlantic okyanusunun oluşmaya başlaması kabul edilir. parçalanan yer kabuğundan yoğun miktarda volkanik malzeme ve gaz atmosfere yayılmıştır. aslında bir önceki yok oluşun biraz daha küçük çaplı olanı gerçekleşir burada da. aynı zamanda kıta hareketlerinin okyanus akıntılarını etkilemesi iklim değişikliğine ve deniz seviyesinde değişimlere neden olur. bu yok oluştan sonra canlılık tekrar kendini toparladığında dinozorlar dominant tür haline gelecektir.

    kretase-paleojen kitlesel yok oluşu
    geldik dinozorlara, en civcivli olanı. 66.5 milyon yıl önce meydana gelen bu olay sadece dinozorların değil envai çeşit bitki, börtü böcek vs. dahil olmak üzere canlıların yaklaşık %75’inin yok olmasına sebep olmuştur. herkes tarafından bilinen göktaşı çarpması olayının biraz daha detaylarına bakalım. baba-oğul alvarez'ler dünya’nın çeşitli yerlerinde yaptıkları araştırmalarda kretase-paleojen geçişinde dünyada olması gereken konsantrasyonun çok üzerinde iridyum anomalisi saptıyorlar. göktaşlarında iridyum konsantrasyonunun yüksek olması sebebiyle kretase-paleojen geçişinde dünya'ya bir göktaşı çarptığı hipotezini öne sürüyorlar. daha sonra yapılan simülasyon ve hesaplamalar yeterli büyüklükte bir göktaşının dünya’ya çarpması halinde bir kitlesel yok oluşa sebep olabileceğini gösteriyor. son olarak meksika’da bulunan chicxulub kraterini oluşturan göktaşının yeterli büyüklükte olduğu ve zaman olarak kretase-paleojen geçişinde dünya’ya çarptığı keşfediliyor. sanıldığının aksine göktaşı çarpması dinozorları yakıp kül ederek yok etmiyor. göktaşının atmosfere girdiğinde yanması sonucu yayılan partiküller ve çarpışmanın şiddeti ile yerkabuğundan atmosfere karışan malzeme aerosol etkisi yaparak dünya’ya güneş ışınlarının gelmesini engelliyor. bunun sonucunda oldukça uzun sürecek olan karanlık kış mevsimi tüm dünyayı etkisi altına alıyor. fotosetez temelli besin zincirinin kırılması ile dinozorlara elveda demiş oluyoruz. son zamanlardaki araştırmalar, chicxulub ile eş zamanlı başka çarpışma kratelerinin de bulunduğunu öne sürmektedir. yani tek değil çoklu çarpışma kuramı daha gerçekçi durmaktadır. bunun sebebinin de dünya yörüngesiyle kesişen bir kuyruklu yıldızın parçalar halinde ya da mars-jüpiter arasındaki astroid kuşağında yörüngesinden çıkan birkaç göktaşının dünya'ya çarpmış olabileceği düşünülmektedir.

    tüm bu kitlesel yok oluşların ortak noktalarından birisi öncelikli olarak kendi zamanının gelişmiş canlılarını etkilenmesidir. muhtemelen gelişmişlik arttıkça çevre koşullarına olan toleransının azalmasından dolayıdır. tekrar böyle bir şey yaşanırsa bizler atlatırız kesin. gelişmiş canlılar yok oluyor sonuçta. heyecana gerek yok.*