şükela:  tümü | bugün
  • kıymeti bilinmeyen birşeydir,
    yapmamalı.
  • örneğin, karşındaki insanın kıymetini bilmek, belki biraz da o iki insan arasındaki temel arkadaşlığın (= ilişkinin), bedeni olmayan üçüncü bir canlı olduğunu hayal etmekle mümkün olabilir:

    artık bizim için "gelip geçici aralıklarla kendini hissettiren bir varlık" olan o ilişkinin de, tıpkı bizler gibi sağlıklı ya da hasta, neşeli ya da durgun halleri olabilir, ama tüm bu halleriyle de kendisini yaratanları avcunun içinde oynatır...

    burada hoşgörülmesi gereken nokta, "bedensiz yaşayan varlık" olarak tanımladığımız / hayal ettiğimiz o ilişkinin, tıpkı iyilik mi kötülük mü yapacağı konusunda kararsız bir çocuk gibi davranmasıdır: bilinçli hayatına yeni başlayan her çocuk gibi her ilişki de acemilik ve hoyratlıklarla sevdirir kendini:

    karşındakine ve kendine daha iyi şeyler yaşama şansı verebilmek için hem acemilikleri sevmek hem de sık sık yeni sıfır noktalarına sarılmak gerekiyordur belki de: kıymetini öğrenmeye çalıştığın şeyi bir an için "kaybettiğini" hayal etmekten ve biraz da şehirli bektaşilikten bahsediyorum aslında: "biz bulunca sabrederiz, bulamayınca şükrederiz" şeklinde...

    çünkü kıymet duygusu, seyredelim de eğlenelim diye suya atılan bir taşa benzer: atsan olmaz, atmasan hiç olmaz...
  • insanın sahip olduğu şeylere*, onlara sahip olduğu süreçte hakettiği değeri ver(ebil)mesidir.
  • gece gece aklıma, neşet ertaş'tan "hata benim" dinlerken aklıma gelendir. "kimse birbirinin kıymetini bilmiyor" ya da "senin kıymetini bilemedim" demek, ne kadar acı, bunu duymak daha da acı. içini sızlatır insanın bunu duymak. tekrar üzülür, olana bitene. demek ki yapmamayı biliyormuşsun ben kardeşim, ne demeye yaptın o zaman bunca şeyi dersin kendi kendine.
  • kıymet bilinmesi gerekeni kaybedince ortaya çıkan durumdur haricen pek rastlanamaz.
    güzelliğinin farkında olmadığın durum püfff diye elinden kaçmıştır üzülünülmüştür ama daha farkındalık olmamıştır sonra şar teller atar ve eyvah denir (bazen de bu istem dışı olmuştur elinden alınmıştır kıymet bilmen gerekenler) sonra var gücüyle asılınır, tırmanarak yapılır her şey gözyaşları dökülür sonunda olur ve sen yüzünde bir tebessümle kalırsın oldu dersin geç kalınmışlığın hüznü vardır üstünde ama başarı olgusu daha ağır basar
    mutluluktur milyonlarca insanla aynı durumdasındır ama senin için tarifsiz bir mutluluktur kıymetini bilirsin çünkü

    örnek: dışarıdan ortaokulu ve liseyi bitirip üniversite hayalleri kurmak. hadi bir gayret demek
  • yaşamına, aldığın nefese, taşıdığın cana haksızlık etmemektir. çünkü bütün bir ömür, gönül torbanı bunlarla dolduracaksın; seninleyken seninle olduğunun farkında olduğun şeylerle. bu farkındalıktır yaşamak, yaşamak tam olmak. hissedemediğin yaşam, eksildiğin anların kuşbakışı görünüşüdür. bilemedikçe eksilirsin zira. çatısı akan bir ev ev olamaz ki.
  • mutluluğu tetikler.
  • bilgi ve duygu kirliliğinin yoğun olduğu günümüzde unutmanın en kolay ve en olağan olduğu dönemlerde ve sonrasında emek, çaba, zaman vs. verdiğimiz kişiden beklediğimiz durum.

    günümüz koşullarında her geçen gün bencil insan sayısının hızla artmasının başka sebebi nedir bilemiyorum. her kırılan kalpte her bilinemeyen kıymette her boşa giden emekte bu bencilleşme katsayısı daha da artıyor.

    sonrasında ise içine dönüyor insan biraz daha, biraz daha kabuğunu sertleştiriyor ve biraz daha yabancılaşıyor hayata.
  • "emek kıymet bulsa, kara okuze bıcak olmaz" derlerdi buyukler. serbest cagrısım~