şükela:  tümü | bugün
  • daha önce bu konu hakkında başlık açıldı mı bilmiyorum. açıldıysa da aramaya imanın bütün şartlarını yerine getirmeme rağmen bulamadım. bulan yeşillendirsin edit'leyeyim.

    doğrusu;

    "kız arkadaşından ayrı güzel vakit geçirdikten hemen sonra muhakkak bir kavganın patlak vermesi"

    olacaktı lakin harf sınırına takıldık.

    erkekler bilir. hani bazen kız arkadaşınızdan ayrı, özellikle de onun fazla tanımadığı, sizin eskiden tanışıklığınız olan arkadaşlarınızla buluşur ve vakit geçirirsiniz, bu bir gece yemek yemek olur, bir tatil olur vesaire, bişiler olur işte.

    neyse sen çok güzel vakit geçirir ve ait olduğun yere dönersin. vallahi ne iyi oldu ne zaman görmüyordum arkadaşları da şöyle eğlendim de böyle eğlendim de hepsinin sana selamı var da falan filan derken bir kavga çıkar. hiç alakasız yere ama. çok osuruktan bir sebepten yani. büyür de büyür. kıç kadar mevzu olay olur. en son dayanazsın ve dersin ki,

    "yahu kırk yılın başı arkadaşlarla vakit geçirdim ya ondan olay çıkarıyorsun di mi, çıkarmasan şaşardım, hep aynı şeyi yapıyorsun, ben farklı insanlarla arkadaşlarımla vakit geçirmeyi seven bir insanım tamam mı senin gibi değilim, cidden yazık ya..."

    işte en söylenmemesi gereken şeyi de söyledin ve bütün ipleri onun eline verdin. artık %100 haklı olduğun, gerçekten de ondan ayrı güzel vakit geçirmeni kıskandığı için çıkardığı boktan bir kavga için gidip ezile büzüle özür dileyeceksin, aşkım bitanem ben seni çok özledim de, haklısın öyle dememliydim de, bik bik bik bik.

    allahım en nefret ettiğim şey ya.

    düdüt: msj kutum ağlama duvarına döndü arkadaşlar. sözlük yazarı hemcinslerimi bu yazı üzerinden "sen mi yazdın bunu?" diye taciz eden kız arkadaşlarına bir çift lafım var; birce, pelin, merve, büşra, ayşe, zeynep, fatma, irem, ayça, selma, duygu, seda, esma, defne ve diğerleri, hepinize söylüyorum, evet bu yazıyı ben yazdım, yani senin erkek arkadaşın, sevgilin, sözlün, nişanlın, kocan olan ben yazdım. sorup durma artık.

    düdüt 2: "eline sağlık ama fav'layamıyorum çünkü görürse kavga çıkar" diyen tayfa. ağlattınız. ama siz başka bir başlığın konususunuz.
  • kız arkadaşı olanların derdidir.
  • sen kim olarak iyi vakit geciriyorsun bre durzi?
    senin amacin kiz arkadasina komiklikler yapip onu guldurmek. o gulerken sen de gulebilirsin. onun disinda gulmek eglenmek yok.
    karsiliginda sokakta guzel bir kizla yuruyorsun. baska ne istiyorsun?
  • aklıma şunu getirmiştir:

    -why do women close their eyes during sex?

    -they can't stand to see a man having a good time.

    evet var böyle olanları agalar.
  • erkek arkadaşımın yazarlığı olmadığını bilmesem onun açtığı ya da açılmasına destek verdiği bi baslik derim. beyler, normal olan bayanlar sizin dışarıya çıkıp sürekli zaman geçiremediğiniz arkadaşlarınıza zaman ayırmanıza değil, kiz arkadasinizla buluşma fırsatınız çok yokken bile ona gerekli zamanı ayırmayıp üstüne bi de "arkadaşlarıma çok zaman ayıramıyorum ya" demenize delleniyolardır. şahsen ben erkek arkadaşımla haftada max 2 gün görüşebilen(haftasonları genelde) bi insan olarak çoğunlukta o zamanını da benle geçirmesini isterken erkek arkadaşım türlü sebepler öne sürüp bendeki buluşma isteğini de öldürdükten sonra kendisi güya(!) son anda belirlenen arkadaşlarıyla stada gidip maç izleme planına dahil olabiliyo. e ben? bana bi sürü işim var demiştin ama maç olunca arkadaşlar olunca bütün işlerin havaya uçuştu heralde, puff oldular yok oldular. e ben sonra kızınca haksız mı olurum? bi de karşına geçip "bi günümü de zehir etme ya" falan demezler mi. ay neyse sinirlendim yine.

    siz siz olun kız arkadaşınızla düzgün iletişim kurun, önceliklerinizi bi belirleyin, karşınızdakini oyalamadan direkt ne istediğinizi ne yapmayı dilediğinizi bi söyleyin sonra belki bizden gayet ılımlı tepkiler görebilirsiniz. o zaman ne özür dilemenize yok aşkım affet bık bık yapmanıza gerek kalmaz. benim sevgilim onu da yapmıyo gerçi kendisini haklı gördüğü için. yapsa o da bi şey. neyse çok da takmamak lazım. o tartışmalar bi gün bi yerlerimizi elbet tırmalar.

    edit: ha bi de cozum olarak o istedigi zaman arkadaslariyla ben de istedigim zaman kendi arkadaslarimla gorusmeyi one surdugunde de "yok oyle bi sey gece yarilarina kadar takilicaksin tabi yok ya. sen kisasa kisas yapiyosun. senin getiricegin cozum bu kadar olur" diye atarlanabiliyolar da. ama sonra kiz tarafi haksiz beyler dagilalim. kafayi yedirtip belirsizliklerinizle cileden cikarip sonra kavgaci, dirdirci oluyoruz ya bi de en cok ona tav aliyorum.
  • dişilerin genel bencilliğinden kaynaklanır, uzun vadede mutsuzluk ve ayrılık sebebidir. uzun vade yatırımı yaptığını sanan kadının götünde patlması durumu.
  • light erkeklerin sonunda ozur diledigi kavga.

    boyle seylerde hakli oldugunuz halde altta kalirsaniz kadinin size duydugu saygiyi kaybedersiniz ve sunepe konumuna dusersiniz.

    sonra hatunlarin efendi adam yerine pic tercihi basliklarinda ezikliginizi gidermeye calisirsiniz benden demesi.
  • "kız arkadaşından ayrı iken iyi geçirdiğin vakitle, kavga etme ihtimalin doğru orantılı ilerler" önermesini haklı kılan durumdur. beni de şöyle bir anıma götürmüştür.
    o zamanlar nişanlım olan şahıs uzak bir memlekette memur idi, yani uzun uzun telefonda konuşurduk, gerçekten uzun uzun ve sürekli. tatilde memleketi olan yanıma geldi görüştük sonra da ben bir arkadaşımın düğünü için başka bir yere gittim. düğün günü de nişanlım çalıştığı yere dönecek. ben o gün o kadar iyi vakit geçirdim ki, o otobüse bineceği zaman aramayı unuttum. zaman o gün öyle aktı gitti ki bir baktım vakit geçmiş. peki sonra nooldu? devasa tripler, nazlar, vs ama o gün bi daha hiç iyi hissedemedim. ve şunu düşündüm.
    ben sevdiğim insanın iyi vakit geçirmesinden mesut olan biriyim, karşımdaki gözlerinin içi gülerek yaşadığı güzel şeyleri anlatırken onunla mutlu olurum. benim anlayışımda bir insanla mutlu olmak da budur. sadece birlikte olmama gerek yok, onun mutluluğu zaten beni de mutlu eder. tutup da "nasıl ben yokken mutlu olabilir diye düşünmem." düşünüldüğünde de karşımdakinden soğurum. insan o psikolojide bunları düşünüyor çünkü.
    peki sonra nooldu? "evlendik ve şu an yaşam bana zindan" demeyeceğim. ayrıldık. emin olun hayatımdaki en mutlu ayrılıktı.