şükela:  tümü | bugün
  • kizina tapan modelleri, problemli babayla buyumus benim gibi kadinlari huzurlara, sevinclere garkeder.

    cok sevin lan kizlarinizi. okuz gibi sevin, manyak gibi sarilin hep. opun opun koklayin bi daha opun.
    optun mu? hah. saril bi daha op sindi.

    hep arkasinda durun, ama hep ozgur birakin. dizinizin dibinden ayrilmaz o zaten.
    hep dokunun. sevginizi dokunarak ifade edin. biz oyle idrak ediyoruz sevgiyi.
    sevkatli olun. sicacik olun... sadece kiziniza karsi degil, tum dunyaya karsi... hayvanlara, bitkilere, diger cocuklara karsi...
    zaten kaptirdiginizda o kivama geleceksiniz.
    kizini boyle seven adamlarin zaman icinde kavustuklari cok tatli bi kulak memesi kivami var.
    ıste ben ona eriyorum. bayiliyorum. bi adamin en guzel halidir o iste. 100 metreden secerim oyle adami.

    "ben yasadigim surece sana bisey olmayacak kizim" deyin ona. onun cinari olun. golgenizde uykulara dalsin. donup dolasip gelecegi evi, huzurlu yuvasi, cenneti olsun kollariniz...
  • kısmetse 4 ay sonra yaşayacağım süper olay.

    ama ben daha şimdiden havaya girdim tabi. zaten baba olacak olmanın verdiği o acayip heyecan yetmezmiş gibi, bir de kız geliyo iyi mi? detaylı ultrasonda 3 boyutlu haliyle de müşerref olduk, iyice bir ısındık kendisine.

    vallahi geçmez bu 4 ay... allahım sen aklıma mukayyet ol...

    edit: güzel temennileri için tüm sözlük dostlarına sonsuz teşekkürler.
  • bir 9 ay sonra sözlüğe de bir kardeş geleceğini anlamamızı sağlayan başlık; evet yazar sözlüğün anasını siktiğinden geliyor kardeş.
  • henüz 1,5 yaşında... 2019 yılının mayıs ayından bu yana başka bir şehirde yaşıyor. çünkü annesi vefat etti ve benim yanımda maalesef kalamayacak kadar küçüktü...başka bir şehirde şu anda... her haftasonu onu görmeye gidiyorum. ilk başlarda çok korkuyordum. beni unutur diye... her gün onu kucağımda uyutuyordum... eğer onunla konuşmazsanız kesinlikle uyumazdı. kucağımda ona birşeyler anlatırdım. mesela gün içinde yaşadıklarımı. ne bileyim mesela ona iltifatlar ederdim... sen çok güzel bir kızsın biliyor musun. ellerin saçların gözlerin ağzın burnun. ne kadar güzel bir kızsın diye... öylece gözüme baka baka uyurdu....bir gün onu aldılar benden. yalnız kaldım... korktum beni unutmasından çok korktum... bana bir yabancı gibi bakmasından... aradan takribi 10 ay geçti. her gittiğimde kapına ellerini çırpıp vavaaa deyip boynuma sarılıp, bir saat kadar orada kalıyor... sonra halıda oturup beraber oyun oynuyoruz. bana kahve pişiriyor... birşeyler için montumu giymem gerekirse koşa koşa gelip montun fermuarını indirmeye çalışıp ''çıkkkk'' diyor... yani çıkar demek istiyor... hayat bizi nereye götürecek bilmiyorum, nasıl nerede tekrar kavuşacağız. ne zaman anahtarla değilde kızımın tebessümüyle kapı açılacak bilmiyorum... bildiğim tek şey bu özlem burnumun direğini sızlatyor....

    edit: görmek isteyen dostlar olmuş
    https://i.hizliresim.com/5n88xa.jpg

    edit : bana destek mesajı atan herkese en yürekten teşekkürler ediyorum... allah kimseye yaşadığı hüzünleri unutturacak hüzünler nasip etmesin...
  • şu anda onun şehrinden kendi şehrime giden bir otobüsün 21 numaralı koltuğunda yazıyorum bunu. onu başka bir şehirde bırakıp tekrar beni kimsenin beklemediği o eve gidiyorum...virusten dolayı 3 aydır onu göremedim... geçen cuma biraz umut ve koskoca bir korku ile yanına geldim. acaba beni unutmuşmudur diye korktum... çok korktum... bu dünyadan yok olup gitmeye razıyım... yeter ki beni unutmasın... mutfakta yerde oturmuş bebeklerin o mutfak eşyaları ile oynama rituelini gerçekleştiriyordu... kızım dedim... bana baktı bir an... elindeki eşyaları düzenli ve sakin bir şekilde bıraktı elinden. ayağa kalkıp bana yürüdü ellerini uzattı. kucağıma aldım. başını omzuma koyup defalarca baba dedi... sonra bana evdeki insanları tanıtmaya başladı. anne anne, dede , teyze.... diye.. sanki ben onları tanımıyorum gibi... sonra bana odasını gösterdi oyuncaklarını. sonra otur dedi oyuncak oynayalım... bir odada 6 7 kisi otururken ben ayağa kalkınca baba otur diyor. giderim yine diye... otur... maalesef 4 gün sonra otur dese dahi oturmadan yola çıkmak zorunda kaldım... dün gece onu ben uyuttum annesinin 4 aylıkken uyuturken dinlettiği ninniyi açtım... gülümseyerek uyudu... 25. mayıs tarihinde vefat etmişti annesi.. üzerinden 1 25 mayıs daha geçti...
  • (bkz: anksiyete bozukluğu)

    kocaman bir peluş tavşanla doğumhanenin kapısında bekliyordum, hayalini kurduğum kişiye kavuşacağım için çok heyecanlıydım. bir süre sonra hemşire, kedi yavrusu gibi miyavlayan minik bir güzelliği kucağıma bıraktı. soluğum kesilmişti,oyuncak gibi bir şey fakat ses çıkarıyor, hareket ediyor. ilk tanışmamız böyle oldu kızımla.

    acıktığında, altını doldurduğunda, gazı olduğunda farklı tonlarda ağladığını keşfettim, gece defalarca uyanıp onu izlerdim, çoğu zaman o uyandırırdı zaten, anksiyetemin başladığı zamanlar o ana denk gelir. aklım çıkıyordu bir tatsızlık olacak diye. her geçen gün yeni bir güzelliğini keşfediyordum, bakışlarının anlam kazanması, ilk kelimeleri, ilk gülüşü, ilk defa yana dönmesi...

    kucağımdan inmez olmuştu artık, göbeğimde uyumayı çok seviyordu, beni çağırırken bile farklı bir ağlayışı vardı, neyse ki "baba" demeyi öğrendiği zaman bu ağlama son buldu. tüm zamanım onunla geçiyordu artık, çizgi filmlerin adını, çocuk şarkıları ve ninnilerin sözlerini ezberledim. bakıcıya güvenemediğim için işi bıraktım, annesi devlet memuruydu ben özel sektördeydim. artık bütün gün birlikteydik, oyunlar oynuyor, gezmeye çıkıyorduk. kızımı kimseye bırakmayacağımı kabul eden aile büyükleri sırayla bakmayı teklif ettiler ve bu sayede işe geri döndüm. sonra ilk okul heyecanını tattım, ilk mektuplaşmamız bu döneme denk gelir. yazmayı bilmediği için resim yapıp zarfa koyar ve okuldan almaya gittiğim zaman bana uzatırdı, aramızda değişik bir bağ oluştu. beyaz tavşanla başlayan peluş maceramız yüzlerce irili ufaklı oyuncaklarla devam etti 12 yaşına kadar.

    bir gün: "baba, bizim kimliğimiz var ama oyuncakların neden yok" diye sormuştu, 5 yaşında bir çocuğa bunu anlatmak zor olacağı için, internetten bir program indirip iki gün boyunca tüm oyuncaklara kimlik çıkardık beraber. hepsinin bir adı vardı, doğum yeri kısmına aldığımız ili, tarih kısmına aldığımız yılı yazdık. evcilik oynamayı o zaman öğrendim, eve gelen komşuydum, postacıydım, aşçıydım, kısaca onun hayalindeki her şeydim. boşandıktan sonra benimle kalmak istedi, iki yıla yakın birlikte yaşadık, saçını tarayıp okula götürdüm, beslenme çantasını hazırladım, kıyafetlerini ütüledim, annesiyle farklı şehirdeydik çünkü. zaman hızla geçti, kocaman oldu ve ben ondaki değişime bir erkek olarak yardım edemeyeceğimi düşündüm, başka bir kadını sevme şansım zaten yoktu, çok kıskanırdı beni. annesini yanına gitmesi gerektiğini söylediğim zaman çok ağlamıştı ama bu onun için aldığım en önemli karardı. ilk küslüğü de o zaman yaşadık, iki gün konuşmadı benimle. şimdi 14 yaşından gün almaya başladı, iki yıldır ayrıyız, tatillerde yanıma geldiğinde yine göbeğimde yatıyor, arada mektup yazmayı ihmal etmiyor ve birlikte yaşayacağımız günün hayalini kuruyor. beni hayata bağlayan tek şey de o zaten.

    bu kadar hasrete rağmen, bir çocuğum daha olsa yine kız olsun isterdim,baba olmak güzel bir duygu ama kız babası olmak tarif edilemez bana göre. yoksa her evlat değerlidir.
  • kızınızın olması neden ekşi sözlük gündemi olsun anlamıyorum, her saat bir çok insan doğum yapıyor, birileri ölüyor ve doğuyor... cidden başlık açmaya gerek var mıydı? her ekşi sözlük yazarı açsın o zaman kızım oldu, oğlum oldu, yengem öldü diye ... ortalık instagram feed'ine dönsün..
    (bkz: kız babası olmak)
    (bkz: baba olmak)

    zt: kızı olan bir adet ekşi sözlük yazarının başlığı
  • 15 gün önce hayatıma giren dünya güzelimin bana tattırdığı duygu..
    her bakışımda ve bilinçsizce de olsa bana her bakışında hayatıma ne kadar güzel bir ortak aldığımı anımsatan melek yüzlüm.
    çok eğleneceğiz senle.. sen farkında olmayacaksın ama aynı zamanda birlikte de üzüleceğiz, sen her suratını astığında..
    her başarının arkasında gururum tavan yapacak senle. iyi ki gelmişsin hayatımıza.. seni çok seviyorum canım kızım..

    edit: tam 2,5 ay geçti üzerinden. her saniyesi ayrı bir zevk.. özellikle daha minicik olmasına rağmen o anlamsız çıkardığı seslerde ki cilve yok mu bitiriyor beni.. o an melekler ile konuşuyorum sanki..

    3. ay editi: 3 ayı tamamladık allah'a şükür. artık yavaş yavaş gülümsemeler sabah erken uyanmanın en büyük nedeni.. kokusunu koklamadan işe gitmek haram. iki gün önce ev kalabalıkken yüksek sesle konuşmalar vardı.. araya öyle bir katıldı ki herkes sustu onu dinledik. hala baktığımda inanamıyorum kızım olduğuna.. şu anda 4,5 kg ve 58 cm. ara ara girip editlemeyi düşünüyorum burayı..

    22. ay editi: o kadar uzun zaman olmuş ki okurken ben bile gülümsedim..zorlu bir yolculuk dostlar bu. bir o kadarda keyifli. 3. aydan sonra kızım o kadar hızlı büyüdü ki. ayak uydurmakta zorlandık resmen. şu anda 11 kg ve 83 cm. bu bir buçuk sene içersinde artık yürümeye başladı hatta koşmaya. erkek çocuğu gibi. yerinde durmuyor. sırtıma biniyor koltuktan atlıyor.o enerji bizi korkutmaya başladı resmen. ama bütün bu hengamenin ardından elini tutup uyumaya götürmesi. uykuya dalarken yüzündeki sakalla bıyıkla oynaması arada onları çekip gülmesi. durup durup sarılması. yapmaması gereken bir şeyi yaptığında gönül almak için gelip öpmesi.. bazen bunu hak edecek ne yaptım nasıl bir sevap işledim diyorsun. şu an bu satırları yazarken o mışıl mışıl uyuyor ve ben şu anda bile onu özlüyorum. gidip bakayım deli kız yorganı yine üstünden atmış mı??

    3,5 yaş editi: artık 3,5 yaşında kızım. konuşuyor. şakalaşıyor. kandırıyor. ağlıyor. gülüyor. koşuyor.tepeme zıplıyor. bir günden bir günet rahat durmuyor. kız çocuğu babacı olur dedik bizimkisi enteresan çıktı. genelde annesi uyutuyor kitap okuyarak beni istemiyor. ben uyutmak istediğimde annemi istiyorum seni o kadarda çok sevmiyorum diyor. :) ben üzülmüş gibi yapıncada "tamam tamam senide seviyorum başka amanda sen uyutursun diye gönül alıyor.. ana okuluna başladı bakalım. bu hayat pahalılığında ilk önceliği onun eğitimi tabiki. bizi biraz zorlayacak ama yapacak birşey yok.. onun gün be gün büyümesi ve mutlu görmek herşeye bedel.
  • dahil olduğum grup. gün geçtikçe, bebek büyüdükçe daha keyifli hal alıyor. kız çocuğu her yaşta güzel erkek çocuğu ise belli bi' yaştan sonra evlat olsa sevilmez oluyor. kız çocuğu babaya aşık olduğu için babalar üzerinde ayrı bir olumlu etkisi var.

    biz baba kız buyrun `:http://imgur.com/dxsh27y`
  • hakkını vere vere sevebilen, sahip çıkabilen, sarabilen erkeği eşinin gözünde ilahlaştıran oluş.
    aralarında aşk var resmen. her geçen gün kuvvetleniyor.
    onları birlikteyken izlemeye bayılıyorum..

    adama aşıktım filan zaten ama, kızımızla kurduğu ilişki resmen onu gözümde ilahlaştırdı.
    bildiğin, bakarken, izlerken kalıyorum öyle kitlenip... böyle bir hayranlık, zevk, mutluluk olamaz...
    eriyip ayaklarına akasım geliyor..

    yaşama sevinci bu... yaşam kaynağı...