şükela:  tümü | bugün
  • öfkeyle bağırmak, bağırıp çağırmak, tiz sesle yapılıyorsa tercih edilir. kızmak + gın + (ı)rmak biçiminde türemiş ve anlaşılan eski türkçe sözlüklerde, tarama sözlüklerinde bulunmuş da tdk'nun 1934 sözcük karşılık listesinde tecziye etmek karşılığı olarak kayıtlanmış. (http://tdkkitaplik.org.tr/kararlar/1933084.pdf)

    fethiye'de kıskırmak hem hayvanı kışkırtmak hem de kızgırmak eşdeğeri olarak kullanılabiliyor.

    daha süslü, hem de kalıplaşmış bir kullanımı "kızgırıp kızgırıp gitmek": öfkeden deliye dönerek bağırıp çığırmak, ortalığı da karıştırmak. bir türlü sakinleşmemek, fırtına etkisi hayal edilebilir.

    (bkz: kızgınç), kızgın, kızgınlık
    (bkz: aldı ele girdi yola)
    (bkz: atmak sıkılamak)
    (bkz: guyz), gayz
  • yılan tıslaması* için, "yılan kızgırdı." yani ıslık sesine benzer bir ses çıkardı denir. kızgırmak, tiz bir ses çıkarmak manasına gelir.

    bir başka kullanım şekli de, yırtıcı bir kuşun, örneğin bir doğan olsun, avının üstüne pike yaparak gökten inerken çıkardığı ses içindir: "doğan kızgırarak tavşanı yakaladı." gibi.

    kelimenin etimolojik kökünde sanırım kızgın, kızarmak gibi yapıların izleri var; bir tavada kızmış yağın cozurdaması ile ilintili bu ses tanımlaması sanki.