aynı isimde "kızılay (semt)" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • kaynak isteyen yazarlar olmuş kaynak ayrıca "kızılay yöneticilerinin maaşları" diye basit bir google aramasıyla yandaş gazetelerde bile haber olduğunu görebilirsiniz.

    kızılay maaş listesi

    “hayır ve yardım kuruluşu” kızılay yöneticilerinin maaşları şu şekilde:

    1 ibrahim altan kızılay genel müdürü 31 bin 500 tl

    2 nurettin hafızoğlu kan hizmetler genel müdürü 26 bin 500 tl

    3 süleyman islamoğlu destek hizmetleri genel müdür yardımcısı 24 bin 397 tl

    4 tayfun özkan finans genel müdür yardımcısı 24 bin 397 tl

    5 ekrem şahin toplum ilişkileri genel müdür yardımcısı 24 bin 397 tl

    6 ibrahim özer toplumsal hizmetler genel müdür yardımcısı 24 bin 397 tl

    7 alper küçük uluslararası işler ve göç hizmetleri genel müdür yardımcısı 24 bin 397 tl

    8 mustafa tutkun strateji ve bilgi teknolojileri genel müdür yardımcısı 24 bin 397 tl

    9 muharrem kırcı teftiş kurulu başkanı 24 bin 397 tl

    10 ahmet karakaya hukuk müşaviri 24 bin 397 tl

    11 halil dilmen teftiş kurulu başkan yardımcısı 16 bin 750 tl

    12 dilek kahraman hukuk müşavir yardımcısı 16 bin 750 tl

    13 bülent karataş hukuk müşavir yardımcısı 16 bin 750 tl

    14 selahattin bostan basın müşaviri 16 bin 750 tl

    15 gürkan tülek insan kaynakları direktörü 16 bin 750 tl

    16 adil sezengöz direktör satın alma direktörü 16 bin 750 tl

    17 levent canbay direktör kurumsal gelişim direktörü 16 bin 750 tl

    18 hüseyin savaş direktör bilgi teknolojileri direktörü 19 bin 673 tl

    19 pervin akbaş özdemir direktör bütçe ve muhasebe yönetimi direktörü 16 bin 750 tl

    20 saim kerman medikal yönetimi direktörü 16 bin 750 tl

    21 sibel eldemir kalite direktörü 16 bin 750 tl

    22 erkan oğuztürk mali ve idari hizmetler direktörü 16 bin 750 tl

    23 hamzah khaled hasan chorghay kurumsal risk ve uyum direktörü 19 bin 673 tl

    24 mehmet metin önal gayrimenkul yönetimi direktörü 16 bin 750 tl

    25 mehmet eyyup alper barınma sistemleri direktörü 16 bin 750 tl

    26 ejder ormancı bağış yönetimi direktörü 16 bin 750 tl

    27 nurdal durmuş gönüllü işleri yönetimi direktörü 16 bin 750 tl

    28 murat uyar sosyal hizmetler direktörü 16 bin 750 tl

    29 ahmet aldanmaz eğitim yönetimi direktörü 16 bin 750 tl

    30 damla demirel halk sağlığı ve psikososyal hizmetler direktörü 16 bin 750 tl

    31 kaan saner uluslararası politikalar ve işbirliği direktörü 16 bin 750 tl

    32 alper uluca uluslararası programlar ve operasyonlar direktörü 16 bin 750 tl

    33 armağan aksoy kan hizmetleri genel müdür danışmanı 14 bin 484 tl

    34 mustafa ulukanlıgil genel müdür danışmanı 13 bin 492 tl

    35 mikdat kadıoğlu genel başkan danışmanı 9 bin 819 tl

    36 alper cihan genel başkan danışmanı 14 bin 484 tl

    37 ilhan öztürk genel müdür danışmanı 14 bin 484 tl

    38 hüseyin koçak genel müdür danışmanı 6 bin 433 tl

    39 hüseyin bektaş genel müdür danışmanı 6 bin 433 tl

    40 ilyas haşim çakmak kızılay yatırım holding a.ş. ceo'su 31 bin 500 tl

    41 metin kul kızılay içecek a.ş. genel müdürü 24 bin 397 tl

    42 hüseyin koray türkmen yatırım holding a.ş. genel müdürü 16 bin 750 tl

    43 yusuf demirci satış ve pazarlama a.ş. direktörü 11 bin 565 tl

    44 hakan başdoğan arge ve kalite direktörü 13 bin 500 tl

    45 metin tunç kızılay sağlık a.ş. genel müdürü 24 bin 397 tl

    46 bülent seyithanoğlu kızılay çadir ve tekstil a.ş. genel müdürü 19 bin 673 tl

    47 ilyas yıldırım genel müdür kızılay kültür ve sanat a.ş. genel müdürü 14 bin 484 tl

    48 mahmut kayacık gayrimenkul ve portföy yönetimi a.ş. genel müdürü 13 bin 212 tl
  • önce en basit bilgi ile başlayayım:

    kızılay'ın logosunda ve diğer tüm mecralarda (örneğin twitter adresinin biosunda) kullandığı türk kızılay teriminin hiçbir karşılığı yok. türkiye kızılay derneği, kendi tüzüğüne göre sadece "kızılay" ve "türk kızılayı" adlarını kullanabilir. ama işte liyakatsiz siyasal islamcılar bunu bile dikkate almıyor.

    gelelim gündeme; kızılay hep siyasetin çiftliğiydi. özellikle demirel'den beri sağ partilerin arka bahçesiydi, bunları daha önce anlattık*. gel gör ki, bir devlet kurumu olmayan kızılay her afette çekinilmeden kamuoyunun önüne atılır. oysa kızılay bir afetle mücadele kurumu değildir, bu devletin işidir. kızılay'ın görevi "ızdırabı dindirmek"tir. zaten deprem ile çadır dağıtarak mücadele edemezsiniz, binalarınızın sağlam olması gerekir. mesela hep soruyoruz ya; deprem vergileri nerede diye; nerede bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki; kızılay’a gitmiyor. çünkü kızılay özerk bir dernektir. gelirleri tüzüğünün 57. maddesi ile bellidir, ve bunlar içinde vergi yoktur. devletten sadece dağıttığı temel yardım malzemelerinin bedelini yeniden stoklanmak şartıyla (o da bir ihtimal) alabilir.

    şimdi çok önemli bir bilgi yazayım: "5520 sayılı kurumlar vergisi kanunu"na göre sadece türkiye kızılay derneği ve türkiye yeşilay cemiyeti'ne makbuz karşılığı yapılan nakdi bağışların %100'ünün vergi matrahından indirilebilmesi mümkündür. bu bilgi çok önemli, zira kızılay'ın son zamanlarda her gün yenisi patlayan "yardımları başka derneğe devretme" skandallarını açıklar. çünkü o yardımlar aslında kızılay'a değil, zaten ensar'a, tügva'ya, bilmemkim derneğine yapılmıştır. kızılay sadece bağış yapanın matrahın tamamını vergiden düşmesine yardımcı olur. zira bağış ensar'a yapılsa sadece %5'i vergiden düşülecektir. evet, utanmıyorlar, arlanmıyorlar, kuvâ-yi milliye'nin hilal-i ahmer'ini, atatürk'ün kızılay'ını vergi kaçırmak için kullanıyorlar.

    peki 152 yıllık dernek, koskoca çınar niye bu halde? cevap her zamanki ile aynı: liyakat. kızılay şu an uluslararası kızılay ve kızılhaç hareketinin yedi temel ilkesinin üçüne birden (ayrım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık) ve derneğin kendi tüzüğüne (madde 45-a) aykırı şekilde istanbul yerel seçimlerinde açıkça binali yıldırım'ı destekleyen, mesaisinin büyük bir kısmı yazdığı tweetleri silmekle geçen torpilli bir genel başkana ve meşhur deniz feneri derneği davasında "güveni kötüye kullanma" cezası almış bir genel müdüre sahip. yönetim kurulu veya üst düzeyde görev alan herkes saraydan birisinin torpillisi. kadrolaşmada nakşibendi tarikatleri arası inanılmaz bir savaş var. liyakatli bütün personel ya uluslararası projelere kaçıyor, ya istifa ediyor ya da mobbing görüyor.

    vaktiyle uzun süre gece gündüz çalıştığım, hemen her şehirdeki birimlerini gezdiğim, hala birçok can ciğer arkadaşımın alın terini akıttığı bu dernek ne kadar kötü yönetilirse, hangi skandalla anılırsa anılsın afet müdahalede iyi olmuştu. keşmir depremine pakistan kızılayı’ndan önce müdahale etmişti. van depremi sonrasında canlı yayında bakana ve fatih altaylı’ya ayar veren genel müdürü vardı (şu yazının kızılay bölümünü okuyun: https://www.haberturk.com/…4-cok-da-negatif-olmayin). kızılay bugün her şeye rağmen, herhangi bir uluslararası toplantıda hala en büyük saygı ve itibarı gören derneklerden biridir. herkes bazen de haklı olarak çok eleştirir ama ulusal kan lojistiğini daha iyi yürütebilecek başka bir ideal yapı yoktur. ama gel gör ki, dernek göz göre göre, özellikle son üç dört yıldır inanılmaz büyük bir hızla eriyor, kan kaybediyor.

    böyle giderse afette eleştirecek bir kızılay bile bulamayacağız.
  • yağma devam ediyor;

    "kızılay’ın tüm gayrimenkulleri yeni kurulan altı farklı şirkete devredildi. şirketler, yönetim kurulu’ndan izin almadan yatırım ve satış işlemi yapabilecek. genel müdür altı şirketin de yöneticisi olurken, kurul üyeleri “huzur hakkı” adı altında ücretler alacak."

    "şirketleşmenin gerekçesi “gelişim açısından kısır döngü içerisinde bulunulması ve katma değer imkanı bulunmaması” olarak gösterildi. kurulan şirketler kızılay yönetim kurulu’na bilgi vermeden veya izin almadan yatırım, harcama veya satış işlemi yapabilecek. şirketlerin yönetim kurulu üyeleri de olan kızılay yönetim kurulu üyeleri şirketlerden de “huzur hakkı” adı altında ücretler alacak."

    "... çadır fabrikaları, maden suyu fabrikaları, hastaneler ve 6 binin üzerinde gayrimenkul devredildi. 2018 yılı sonunda 4 milyar 581 milyon tl’ye ulaşan gelir büyüklüğünün yönetimi bundan sonra yeni kurulan şirketlerde olacak."

    6000 gayrimenkul

    "kızılay gayrimenkul ve girişim sermayesi portföy şirketi’ne de kızılay’ın altı binin üstündeki gayrimenkulü devredildi. devirle yapılacak işlemler için kızılay yönetim kurulu kararı aranması zorunluluğu da bulunmazken, gayrimenkuller arasında ankara kızılay meydanı’nda bulunan kızılay avm, otoparklar ve kızılay’a bağışlanan çok sayıda bina, arsa ve dükkân da bulunuyor."

    hastaneler

    "yeni kurulan şirketler arasında yer alan kızılay sağlık şirketi’ne ise kızılay’ın hastaneleri devredildi. devredilen hastaneler arasında altıntepe tıp merkezi, bakırköy kızılay niyazi mete- ali rıza mete tıp merkezi ve türk kızılayı özel kartal hastanesi yer alıyor. hastanelerin işletme hakları ile beraber mülkleri de kızılay sağlık şirketi’ne geçti."

    haber
  • çok uzun yıllardır bu ülkenin hemen her köşesine gittiğinizde görebileceğiniz iki şey vardır; kızılay ve ziraat bankası. birisi ihvan zihniyetli derneklerin çiftliğine döndü, diğeri yandaşların batık kredilerini kurtarmak için havuz'un cam simidi olarak kullanılıyor.

    kızılay'ın siyasete malzeme olması ilk değil, bizim ülkede adeta bir gelenek. tam bugün dördüncü ölüm yıl dönümü olan süleyman demirel, siyasi hayatının en marjinal faydalarından birini "şube" yapılanmasını parti teşkilatı olarak kullandığı kızılay'dan almıştı. çok partili dönemden beri kızılay'da ve teşkilatlarında sağ partiler hep baskındı. ama o zamanlar en azından asgari utanma ve devlet terbiyesi vardı ve kızılay yöneticilerinin dilinden tek bir siyasi kelime, hele hele şimdiki genel başkanın yaptığı gibi bir aleni tarafgirlik cümlesi duyamazdınız.

    eski genel başkanı tekin küçükali sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa ettiğinde hiç kimse haberini yapamasa da aslında asıl meselenin "suriyeli sığınmacılar" konusunda hükumet ile anlaşamaması ve kızılay'ın mal/hizmet alım ihalelerinde kızılay'ın hakkını korumak adına yandaşlara direnmesi olduğunu biliyordu. kılıçdaroğlu'nun somali'ye götürülmesi olayı işin tuzu biberi oldu, ve küçükali baskılara daha fazla dayanamayarak istifa etti.

    küçükali'den sonra kızılay'ın yönetimine -ülkede mobbing ile boşaltılmış her mevki ve makam gibi- elbette ki hükumete yakın dernek görünümlü siyasal islamcı propaganda örgütlerinin yöneticileri toplandı. büyük kısmı da zaten akp üst yönetimindekilerin akrabası, tanıdığı yoldaşı. peki bu beceriksiz dernekçiler kızılay'a gelmeden önce hangi şahane başarılara imza atmışlar;

    deniz suyuna içme suyu kuyusu açmak...
    ihtiyaç olmayan yere gereğinden fazla ilaç götürüp toprağa gömüp doğayı suyu zehirlemek...
    afet ülkesine kaçak giriş yapıp dış işleri personelinin başına iş açmak...
    yardıma gittikleri ülkelerde derneklerle değil muktedirlerle çalışmak, ihtiyacı olana herkese değil güçlünün gösterdiğine yardım etmek...
    ekmek yemeyen ülkeye ekmek fırını götürüp çürütmek...

    hep diyoruz, liyakat eksikliği bu ülkenin en büyük sorunu. hayat görüşleri, siyasi fikirleri benimle hiç uymazdı ama bu 1,5 asırlık dernek şu an, birçok siyasi baskıya uzun süre direnmiş tekin küçükali veya van depremi sonrası canlı yayında hem hüseyin çelik'e hem fatih altaylı'ya ayar üstüne ayar veren ömer taşlı gibi en azından liyakat sahibi ellerde olsaydı, "kızılay, herkesin güvenini kazanmak amacıyla, düşmanlıklara taraf olmaz ve hiçbir zaman siyasal, ırksal, dinsel ve ideolojik nitelikteki ihtilaflara girmez." cümlesi ve uluslararası antlaşmalarla güvence altına alınmış 7 temel ilkesi sadece kızılay'ın internet sayfasındaki sıradan bir metin olarak kalmazdı.

    şimdiki genel başkanının yaptığı utanmazlık, tamamen güçlerinin şımarıklığından. ama o güçleri bile yetmiyor artık, "kamuoyunu bu tartışma ile meşgul ettiğim için üzgünüm" diye geri vites yaptı. nasıl yıllarca kurumun başkanlığını yapıp uykuya sürükleyen "demirel'in adamları"nı kimse hatırlamıyorsa bu amigolar da gün gelip unutulacak. tarih onların isimlerini de elbet bir gün silecek. bu toprakların 151 yıllık kurumu, kuvâ-yi milliye'nin hilal-i ahmer'i, atatürk'ün kızılay'ı elbet yine zor günde insanlık için tarafsız, bağımsız ve ayrım gözetmeden gönüllü hizmetine devam edecek.
  • bağışlanan kanları satan kuruluş.
  • veritabanındaki bağışçıları "acil" koduyla kan merkezlerine -dün ve bugün itibarıyla- ikinci defa çağıran kurum..

    yıllardır düzenli kan bağışçısıyım, böyle bir çağrıları olduğunu hiç görmedim.. anladığım kadarıyla özellikle trombosit ve kırmızı kan stoklarında ciddi sıkıntılar var.. fırsatı olanların kan alma birimleri ve kan merkezlerine uğramaları iyi olur..

    ---
    dibine not:
    tüm kağıt kürek işlemleri dahil tam kan 20-25 dakika, trombosit aferez ise (öncesinde yapılan kan tetkikleri ve ayırma işleminin yaklaşık 50-60 dk sürmesi bakımından) yaklaşık 1 - 1,5 saat kadar vakit alıyor.. işlerinizi ona göre ayarlayın..
  • düşünün ben 10 tl'mi kızılaya bağışlıyorum. diyorum ki bunun 1 lirası senin olsun ama 9 lirasını şu eğitim vakfına bağışla. bu arada o vakıf da benim ve orada çocuk badeliyorlar. vergi muafiyeti de cabası. hakikaten muz cumhuriyeti olmuşuz biz!
  • yukarıda yazar bir arkadaş, kızılayın 10 tl dilenmesi ile ilgili kendince kurumu savunmuş. ben verdim, sizin 10 liranız eksik olsun diyede süslemiş.

    şimdi sevgili kardeşim; burada mesele 10 tl destekte bulunmak değil. çok haklısın! yarın istanbul, izmir, ankara gibi şehirlerimizde dümdüz olabilir. zaten ülkem sınırları içerisinde depremin nerede olduğu önemli değil. her yer bizim kanımız, canımız.

    mesele; devletin diyanet gibi işe yaramaz bir kuruma milyarlarca tl heba ederken, kızılayı halktan destek isteyecek duruma düşürmesidir. hiçbir kızılay yetkilisi çıkıp bunu dile getirmeye cesaret edemiyor, birde üstüne halktan para dileniyor. koskoca türkiye cumhuriyeti devleti, işe yaramaz kurumlarına milyarlarca tl yi boş yere veriyor. bununla da yetinmeyip daha çok yesinler diye ek ödenekler çıkarıyor. ama kızılay gibi önemli bir kuruluş finansal zorluklar çekiyor. işte asıl buna pes! her vatandaşından zorunlu deprem vergisi alan devlet, kriz anında tekrar vatandaşının cebine sarılıyor. biz bunu eleştirdiğimiz için mi suçluyuz şimdi?

    cebimizde ne kadar paramız varsa feda olsun. önemli olan maddiyat değil. 2 gün mesai yapar yerine koyarız eksilen paramızı. ama yitip giden hiçbir canın telafisi yok. 20 senedir deprem ile alakalı hiçbir düzenleme yapmayan, boş bulunan her arsaya yalap şalap binalar dikilmesine izin veren, ülkeyi cennet vatan sıfatından çıkarıp beton yığını vatan haline getiren devletin hiç mi suçu yok?

    ama siz her şeye kader, fıtrat diyerek geçiştirmesini iyi bildiğiniz için bunları sorgulamazsınız.
  • ben buraya yapılan yardımların %90’ının çalındığına inanıyorum.
  • mesaj atmış para istiyor. beş kuruş vermem moskova'ya cami yaptırdığınız diyanet bütçesinden alın.