şükela:  tümü | bugün
  • ay'a gidildiğine inanmayan yurdum komplo teorisyenlerinin sorgusuz sualsiz inandığı olay...
  • ayın ikiye yarıldığına da inanır.

    sineğin bir kanadında zehir diğer kanadında panzehir olduğuna inanır.

    deve sidiğinin faydalı olduğuna inanır.

    nuh'un milyonlarca böcek türü, binlerce hayvan türü ve insanlardan oluşan bir kitleyi gemiye sığdırıp tufan boyunca hayatta tutup tufan bitince hepsinin tekrar çoğaldığına inanır.

    büyüye inanır.

    kendi doğduğu coğrafyanın bütün inanışlarını harfiyen kabul etmişken başka coğrafyalarda doğmuş insanların tamamen yanlışta olduğuna ve bu yanlıştan dönmezse -burası mezheplere göre değişiyor- sonsuza kadar cehennemde yanacağına/ "ruhlarının" yok edileceğine inanır. ( neredeyse 4 milyar insana bilgisayar oyunlarındaki bot muamelesi yapmak. )

    insanlık tarihinin 7000 yıla yakın olduğuna inanır.

    bütün dinlerin değiştiğine ancak sadece kendi mahallesinde yaşanan dinin değişmediğine inanır. ( insanın narsisizminin kendine yaptığı kıyağa bakar mısın? en iyi millet kendi milleti, en iyi din kendi dini, en iyi yemeği de annesi yapar bunun ahah )

    sonuç olarak, inanır arkadaşlar. bilmez. bilmek de istemez.
  • (bkz: aramıza hoşgeldin)
    (bkz: nasıl mağara iyi miydi)
    (bkz: on bin yıllık mevzuyu ben buldum zannetmek)
    (bkz: algılayamadığı şeye yok demek)
    (bkz: gözlerimi kapattım güneşi söndürdüm)

    bayılıyorum bunlara, böyle yeni bir şeyler keşfetmiş gibi, bir yerlerde hata bulmuş gibi, yırtık dondan çıkarak her üç beş ayda bir başlıklar açıp "aa hakket lan bak aya gidildiğine inanmıyor, ama kızıldenizin yarıldığına inanıyor muahaha, ben buldum" diyen aşırı bilgi abidesi insanlarımızı diyorum evet. harvard bok yemiş bunların yanında, yazık beyinler göçüyor devletin bir müdahale etmesi lazım. gerçi bununki çoktan göçmüş ama, gelecek nesiller şeyolmasın.

    kimilerine göre komik bir inanıştır. lakin "osuruktan tesadüfen oluşmaya" inanmak gibi değildir. sorulduğunda kendine ait bilgisi sıfır olan bir adamın, dogmatik olarak inandığı şeyleri toplasak, gülüp eğlendiği şeylerden çok daha fazla olduğu aşikardır. örneğin bu tipler 69 yılında aya insan gönderildiğine, ama bugünün çok daha fazla gelişmiş teknolojisi ile şu anda gönderilemediğine inanırlar. (bunun adı inanmaktır yavrum, sen bir tarafını da yırtsan.) (ama pardon gerek yoktu di mi.. (bkz: neden tekrar ay'a gitmiyoruz). haliyle adam bir ışid'liden daha terörist ve radikal şekilde inanmış amerika'nın aya gittiğine)

    dünya 4 milyar yıl önce oluştu diyenlere sorgusuz sualsiz inananların (evet inananların) bugün "orada mıydınız ne biliyorsunuz" diyerek eleştirdikleri inanmadır. (şimdi biri bana mesaj atacak, "ama elimizdeki veriler".. hangi veriler? senin elindeki mi?)

    özetle dogmatik radikallerin, kendine bakmadan başkasını eleştirmek için ortaya attığı bir inanmadır.
  • gözü yarım, kulağı yarım, sesinin desibeli yarım, gücü yarım olduğu gibi kendi yarım aklıyla dünyayı sadece algılayabildiğinden ibaret sanan, daha da kötüsü dünyanın gerçeklerini belki emekleme aşamasında olan bilim gerçeklerinden ibaret sanan, onun da daha kötüsü bu bir iki kıytırık bilimsel gerçeği öğrendi diye kendini dünyanın hakimi zanneden insan evlatlarının inanmadığı, inanmak veya inanmamak bi yana, dalga geçtiği hadise.

    şimdi bakın ben de kendimi çok akıllı zannedip bu olaya inananları aşağılicam, ama bundan bin yıl öncesindeymişiz gibi yazcam, bakınız çok enteresan:

    - bulutların birbirine çarptığında çıkardığı ışığın ateş olduğuna inanır.

    - insanların bulutların çıkardığı ateşi gaz lambaları yerine aydınlatma için kullanabileceğine inanır.

    - insanın sesini dünyanın her yerine 1 saniyede ulaştırabileceğine inanır.

    - insanın atlantik okyanusunu bir uçtan diğer uca bir kaç saatte geçebileceğine inanır.

    - insanın arabalarla at gücü olmadan seyahat edebileceğine inanır.

    - veba, sıtma, verem gibi bir çok hastalığın tedavisinin olabileceğine inanır.

    - 100 katlı evlerin yapılıp yıkılmadan durabileceğine inanır.

    - insanın suyun altında saatlerce nefes alabileceğine inanır. (şu an oksijen tüpleriyle bu gerçekleşebiliyor, belki 200-300 yıl sonra başka bir yöntemle çok daha uzun süreli, hatta sonsuza kadar suyun altında yaşamanın formülü bulunur, bu söylediğim şu an inanılmaz geliyor, 1000 yıl önce de oksijen tüpü inanılmazdı)

    örnekler sonsuza kadar çoğaltılabilir; sözün özü insanın bütün kabiliyetleri sınırlı olduğu gibi aklı da sınırlıdır, mantığına sığdırabilecekleri de bütün evren içerisinde çok çok azdır.

    insanın, sırf kendi mantığının kapasitesi bir kaç kilobayt diye, trilyon gb büyüklükteki evreni içine alamadığı için, bütün evreni kendi sinek poposu kadar aldığından ibaret kabul edip, geri kalanları alamadığı için onları yok saymak, hele hele aşağılamak nedir, bunun bir adı kesin vardır, ama söylemek istemiyorum, arkadaşlara ayıp olmasın.

    edit: imla