şükela:  tümü | bugün
  • izlerken bile beni fazlasıyla geren fakat gülmekten gözümden yaş getirten çileli baba.

    --- spoiler ---

    allah allaaaah enteresan bir şey ya.

    allah belanı vermesin ya bunu bu kadar yapmanın bir mantığı yok ki ya.

    lanet olsun niye taşların üzerine gidiyorsun ya. sebebi neydi ki?

    çevirsene şu zıkkımı yaa.

    yerleşim yerlerinde senin araba sürmen doğru değil. sana ehliyet verenin allah belasını versin.

    --- spoiler ---

    http://m.youtube.com/…e_gdata_player&v=ylyl6us_y_0#

    edit: saatler geçti ama ben hala aynı şiddette gülüyorum. bazılarımız çok yanlış yaklaşmış olaya, kadına çocuğa şiddete bağlayacak olanlarımız da olacaktır. fakat bu baba kendi fikrimdir ki kesinlikle kötü bir baba değil. sadece fazla sinirli ve gergin. ettiği küfürler bir nevi refleks ve tam da yerinde. sonunda da korkuyorum yavrum ya diyerek normal haline bağlıyor ya, gönlümde bambaşka bir yere oturdu artık.

    ayrıca hepimizin hayatından izler taşıyor.
    (bkz: #30201752)
  • direksiyon sınavında hoca olsa trafik canavarı kalmaz bu ülkede*

    tanım: trafik canavarlarının baş düşmanı baba
  • tarzi değişik olsa da kızına emek veren bi baba.
    ayrıca o kız o babadan arabaya kullanmayı öğrenirse helal olsun. amca çok gergin ya.
  • babanın hasıdır. benim babamdır.

    kuşadası'ndayken tatlıses oteli'nin arkasındaki sessiz sakin yolu bilen bilir, orada öğretmeye çalışmıştı bizim peder. annemin tüm korkularına rağmen direksiyonun başına geçip arka koltuğa muzip bakışlar atıyordum lakin havam kısa sürdü. arabanın altından siyah dumanlar çıkardığımı hatırlıyorum. sonra babam bir daha öğretmedi bana, ehliyet kursuna gidersin orada öğretirler dedi.

    (bkz: bu da böyle bir anımdır)
  • çok çok samimi babadır. gerginliği ve küfürleri de tamamen kızını umursaması ile ilgilidir. bu arada büyük bir ihtimalle ankaralıdır videodaki insanlar..
  • eleştirilmesi, yerden yere vurulması mümkün ancak fazla gergin olsa da anlaşılması gereken adamdır. dikkat edilirse şöyle diyor: "3 senedir aynı boku yiyon ya!"

    araba öğretmek gerçekten zor iş. hele ki küçüklükten beri araba kullanma sevdası olmayan kız çocuklarına öğretmek çok daha zor. aynı düzeyde araba kullanabilen herkes aynı şekilde anlatamaz kullanmayı. bisiklet kullanmak gibi, farkında olmadan, hesap kitap yapmadan yapılan hareketler vardır araba kullanırken. bunları bir insana kelimelerle tane tane anlatmak herkesin harcı değildir.

    iletişim yeteneğinin çok da gelişkin olmadığını, üslubundan tahmin edebileceğimiz amcamız ise bu eziyeti 3 yıldır yaşıyor belli ki. sinirlenmesi etmesi normal. ilk seferde nasıl davrandığını bu videodan çıkaramayız.

    belli ki kız ehliyeti almış ancak araba sürmeyi bilmiyor. amca çok doğru bir laf ediyor: "sana ehliyet verenin allah belasını versin ya!"

    sürücü veya yolcu olarak bir şekilde trafiğe çıkan herkes, yüzlerce abuk subuk hareket yapan insan görmüştür/görmektedir. "ehliyet" gibi, "ehil-iyyet/ehil-yetkin olma durumu" anlamına gelmesi gereken bir isme sahip belgeyi, bu videodaki kızın bile alabileceği bir kolaylıkla verebilenler, senin, benim, anamızın bacımızın, sevdiceğimizin potansiyel katilleridir.

    "hayat pamuk ipliğine bağlı" derler ya, o laf çok doğru. ölmek o kadar kolay ki. bunun yanında bir de bilmemkaç beygir gücüne sahip, aklı fikri dengesi can korkusu vs. olmayan mekanik bir aleti altına alabilmesi için herkese yetkinlik belgesi dağıtıldığı gözönüne alınırsa, gidip yatayım daha iyi valla.

    yarın sabah pazar kahvaltısı için sıcak poğaça almak için pastaneye giden babanızın yahut küçük kardeşinizin, karşıdan karşıya geçerken, kırmızı ışığı görmeyen yahut görüp de durma mesafesini ayarlayamayan acemi bir sürücü tarafından ezilip ölmeyeceğinin garantisi yok. evet az sonra uyuduğumda evin üstüme çökmeyeceğinin de maalesef garantisi yok ama evimle acemi sürücü arasındaki fark: acemi sürücünün elinde, devlet onaylı "şu şu araçları sürebilir, kimse de bir şey diyemez. ehildir." yazılı bir belgenin olması.

    yeni reşit olmuş, hemen ehliyet almış, bir heves okula arabayla gitme isteğiyle evden zor bela izin koparan küçük kardeşinizin okul yolunda bir yayayı ezip en az 1 sene hapis yatması da mümkün.

    yayayı ezmek bile görece "iyi" ihtimal. çöp kamyonunun altına girmek de mümkün.

    trafik böyle tehlikeli, böyle vahşi bir şeyken, çoluk çocuğu bu kadar rahat nasıl oluyor da bu yollara salıyor bu devlet anlamıyorum, anlamlandıramıyorum.

    edit: "3 senedir" değil, "3 seferdir" dediği söyleniyor. tekrar dinledim ama karar veremedim. takdiri sizlere bırakıyorum.

    edit2: hay sokıyım senesine de seferine de be! ona mı takıldınız amk?!
  • bana kendi babamı hatırlatan videodur.
    'kızım insanlık namına ehliyet felan alma sen, bi yere gidiceksen taksi parasını veririm.'
    kahkalar atarak izlediğim video.
  • sesli güldüm diyenlerle hep dalga geçerdim "önceden içine mi atıyordun" diye, ama bu videoyu izleyince şunu fark ettim; en son ne zaman kahkaha attığımı unutmuşum. hep bıyık altından gülümsemişim demek ki çoğu komikli şakalı videolara, sit-comlara veya capslere.

    videodan alıntı yaparak bitireyim bari entarimi;

    --- spoiler ---

    sebebi neydi ki?

    --- spoiler ---

    tanım: bana gülmeyi hatırlatan adamdır.
  • kendi babamın ağzından küfür duymadığım için amcayı biraz yadırgasam da "uçtun adamın anasını siktin!" feryadıyla beni kahkahalara boğan videodur.

    tabi ki benim de babamla olan direksiyon maceramı hatırlatmıştır.

    sürücü koltuğuna kuruldum, kontağı çevirip gaza bastım saatte yaklaşık 5 bilemedin 10 km bir hızla ilerliyorum. dikkatli bakmazsan anlamazsın yani arabanın ilerlediğini.

    o sırada babamdan "direk varrrr! dikkat et direğeeee! direkkkk!" feryadı koptu. dikkat etmem gereken direk de 7-8 metre ileride, yani oraya gelmeme daha aylar yıllar var. :)

    o an anladım olmayacak bu iş bizimkiyle, yol yakınken vazgeçtim. pamuk gibi bir babanız yoksa eğer hiç bulaşmayın direksiyon işlerine onunla. tavsiye etmiyorum.
  • babanın tepkisini çok doğal ve haklı bulduğum video.

    buna benzer bir olayı anneme araba sürmeyi öğretirken yaşadım.

    annem düz yolda önüne çıkan çocuğu görünce direksiyonu bırakıp:

    -ayy! çekil yoldan çekil.

    diyerek ellerini sallamaya başladı.

    karşıdaki bisikletli çocuğun suratındaki dehşet ifadesini hala hatırlarım.