şükela:  tümü | bugün
  • oldukça tatlıdır. evlilik ile kalmamalı, bir kere geliyorum ulan şu dünyaya diye devam ettirilmelidir. (gerçi o zaman evlenmezsin)
  • damadın şemşiyeyi hissetmesi ile sonuçlanır
  • derdi ''o insan'' ile evlenmek değil yalnızca ''evlenmek'' olan kızlarımıza mahsus bir durum olduğunu düşünmekteyim.
  • ev duzmekten dugun merasimine... hersey "bir kere evleniyorum" maskesi ardina saklanarak yapilabildigince abartilir.

    evine istedigi esyalari almaya tam olarak parasi yetmiyorsa ornegin, gider, ucuzundan alir ama herseyi alir.

    zira elalem ne der...

    begendigin koltuk takimina yetmiyor mu paran bebisim. bir tek uclu al?

    esinle sarilip, birbirine dolanip film izlemek icin uclu yeter. teklileri ciftlileri ne yapcan? misafir agirlamak icin degil, asik oldugun adamla daha cok vakit gecirmek icin evleniyorsun.

    evinde vitrinin konsolun gumuslugun olmasin nolcak (hatta hakikaten olmasin o ne be oyle, vitrin mi kalmis.

    yemek takimlarini atarsin kucuk odaya koli icinde, bir dolap alana kadar durur orada.

    yatagin en guzelinden olsun, gardrobun en guzelinden olsun, evin aydinlik, sessiz sakin ve huzurlu olsun yeter.

    dugun dedigin nedir ki... amac eglenmek degil mi?

    ama elalem ne der...

    yaa baslarim elaleme! ailem ve yeni ailem yanimda olsun yeter diyeceksin. davetiye, sekerler, ivir zivir bunlar iliskin icin olan seyler degil! bunlar baskalari icin yaptiklarin... aile dedigin dugunune davetiyeyle mi gelir hem!

    ama elalem hep herseyi tam evlenemedi der di mi?

    at o pis topuklulari, cik cimenlerin ustune bembeyaz gelinliginle tavsan gibi, ayaklarin sisene kadar danset... elini birakma bi an olsun damadinin ki millet o siyah garip damatlikla cocugu garson sanmasin.

    aksilikler elbet olur, takilma bu kadar... bi kere evleniyorum diyorsun ya, merasimi protokolu bosver. tadini cikar.

    ama olur mu... istedigi dans muzigi bi aksilikten dolayi 1 dakika gec baslayinca sinir krizleri gecirip aglamaya baslayacak sonra makyajim bozuldu diyip daha cok aglayacak, aglarken terleyip sacini da bozacak, o moral bozukluguyla etrafina da dugunu zehredeceksin di mi?

    hayati akisina birakmayi beceremeyen insanlarin takintisidir bu baska birsey degil.

    "elalem" icin degil, aski icin yasamayi ogrenmesi o yastan sonra imkansizdir.

    yine diyorum, asik oldugun adamla hayatini paylasmak asil amacin, millete pasta yedirip limonata icirip ustune sasa ile hava atmak degil.

    bir tek fotograflara verecegin emege acima. 60-70 yaslarinda dugununden kalan tek sey onlar olacak.
  • (bkz: tabi be manyak mısın)
    ohhh yandan yandan
  • ortalama bir düğünle yine standart bir ev düzme masrafını toplayıp kendilerine yatırım yapsalar belki hayatları değişecek çiftlerin dramıdır. herkesin ihtiyaçlar hiyerarşisine kimse karışamaz ama siksok bir televizyon ünitesiyle yemek takımına vereceğin parayla dil kursuna yazılabilirsin hiç olmadı. o parayı orta direk olarak sitcom dekoruna gömüyorsan o zaman başka şeylerden mahrum kalıyorsun hiç beni yeme. uzun süre o evden çıkamamayı garantiledin bir kere.

    doğrudan aile evinden çıkıp evlenenleri bir kenara koyarsak hep şunu merak etmişimdir, bu insanlar bu zamana kadar mağarada mı yaşıyorlardı? yani iyi kötü birer televizyonları, çalışır halde çamaşır makineleri, oturacak koltukları yok muydu da her şeyi baştan aldırıyorlar? ben olsam düşünüyorum da evden kitaplarımı iki üç sevdiğim eşyamı alırım, ya da karşı taraf ne lazımsa getirir hangi evde yaşanmaya devam edilecekse yerleşilir, zaruri eksikler tamamlanır oturulur. çok istersen istediğin model alırsın bir şeyler. iki kişiyiz ona göre gardrop düşünelim denebilir, ekstra bir çalışma masası alınır. olan perdeyi atıp yenisini almak nedir biri bana bunu izah etsin mesela. o parayla git kendine istediğin kıyafeti al üstünde paralansın.

    velhasılı çok acayip ve hafiften de çakallık kokan işler bütünüdür bu evleniyorum şımarıklığı. ailelerin sırtına yük, o da olmadı borç batağıdır. ele güne gösteriş yapmak için değer mi sevdiğin insanla strese girmeye diye düşündürür. gümüş takımda yemezse, sıfır çarşafta uyumazsa ölecek hastalığı olan misafir gelmesin zaten. o paraya piyano alınır, gitar alınır, tatile gidilir... çok acayip, anlamadığım, anlamadığım için de yaşıtlarımca salak olarak değerlendirilmeme sebep olan acayiplikler silsilesidir.
  • düğünün gecesini düşünen damadın sabırla görmezden geldiği bir durumdur. (bkz: damadın intikamı)
  • ulan nedir bu insanların birbirine tahammülsüzlüğü. haklı tabi bir kere evleniyor güzel olmak istiyor ileride güzek bir hatırası olsun istiyor.

    erkekler olarak bir araba bile alırken zaten bi kere alıyorum diyoruz. ota boka kızan, sinirlenen, katlanamayan bi toplum olduk. sevdiğin insana güzel bi gün yaşatamıyosan afedirsin siktir git öl be.

    (bkz: bi bok beceremeyen erkek)
  • (bkz: boşandı)
  • evlilik çoğu kız için elaleme gösteriş yapmaktan başka bişey değildir, sidik yarıştırma olayıdır ve bu söz ile korumaya almışlardır, bütün gelinlik olsun eşyalar olsun hep başkaları ile kıyaslanarak alınmaktadır, kasmayın bu kadar gösteriş için sonra o eşyaların borcunu öderken pişman oluyorsunuz ama iş işten geçiyor