şükela:  tümü | bugün
  • farkında olunmasa da çiftçiliğin gelişiminin durmasında etken rollerden biridir. mesela bi sözlük yazarı bayan bir köylüyle evlenip köye yerleşir mi? çok basit bir soru..sabah tavukları salıcak, koyunları sağacak, arada bi ekmek pişirecek, süt çekecek o kadar. bi de peynir yapıcak. zaten koca diğer işleri yapıyor. hayvanlara bakıyor bokunu atıyor, ekini ekiyor mahsülü topluyor. ama gel de kızlara anlat. şehirde takılacak, kafelerde kahve içecek, bir iki kesişecek, gezicek tozucak. hal böyle olunca çiftçi erkek köye getirip bakacak kız bulamıyor napıyor alemin tavşanı ben miyim diyor satıryor tarlayı tabanı geliyor şehire. sonra noluyor? sütün kilosu artıyor, çiftçilik bitiyor falan. hep birbiriyle bağlantılı şeyler bunlar.
  • tespit doğrudur.kadınlar rahatı ve konforu sevdiği için erkekte ilk kriter erkeğin mesliğidir.
  • köyde yetişen kızlar dahi en aşağı şartlarda bile olsa büyükşehirde bir apartman dairesine girme peşindeyken şehirdeki biririnin köyü tercih etmesini beklemek çok uçuk olurdu.
  • sal-ı-cak, gez-i-cek, toz-u-cak daha neler neler yap-ı-cak kimbilir.
  • bahçem ve sebzelerimle katılmadığım tespit. çiftçilik kalp ben.
  • bu yaz memelekette tam tersine denk geldiğim olay.

    tavsiye üzerine koyun peyniri için gittiğimiz köyde, köylü abimizin "koyunlar birazdan gelecek, size taze süt verelim" teklifi üzerine beklemeye başladık. bu arada 600 adet koyunu, kadrolu çalışan bir sınıf öğretmeni ve bir din kültürü öğretmeni iki kız kardeşin getirmesi ile yaşadığım şaşkınlıktır. baba vefat edince; abi, çobanlık yaparak kız kardeşleri büyütmüş ve üniversiteye göndermiş. kızlar ise tatilde abiye yardım ederek vefa borçlarını ödüyorlar.*

    bugün üniversite okuyan bir kıza "10 tane hayvan alalım, gel beraber bakalım" desen, sopayla kovalar.
  • çok garip bir durum.
    hollanda'da manken gibi kızlar çiftçilik yapıyor, ahıra giriyor. belgeselde izlemiştim. gerçi onların çifçiliği biraz daha teknik.
    bizde durumlar farklı. bizimkiler piremses, hem ayranım dökülmesin hem tatsız olaylar yaşanmasın istiyorlar. haliyle mümkün olmuyor tabi, tatsız olaylar yaşanıyor arada.

    edit: köy hayatı zordur diyen arkadaşlar kısmen haklı. tek başına bu işlere kalkışırsan zorluğu çok. bizde ortaklık kültürü yok. başarılı insanlara bakın mutlaka iyi anlaşan ortaklardan oluşur. ben mesela üç kafa dengi arkadaş bulabilsem küçükbaş hayvan işine girerim. sermayem var, arazi var, sadece işine sarılacak adamlar lazım. sağda solda üç otuza çalışmak yerine denemek lazım. o şehirlerden yazın köylere gelen insanların sürekli erteledikleri planlarını okuyorum bu başlıkta. hiç farkı yok. her yaz köye gelip araziye bakıp 100 koyun alıp vuracan dağlara diyen insanlarımız, yine bol lakırdı.
  • bi bakıma doğru önermedir aslında. köyden tanıdıklarım var hepsinin tek hayali köyden çıkıp büyükşehirde yaşamak, dizilerde göründüğü gibi sanıyorlar şehirleri, lüks mekanlar, zengin yaşamlar, yakışıklı patronlar. ne kadar gerçek hayatın öyle olmadığını anlatsam da, şehir yaşamının zor ve bunaltıcı olduğunu söylesem de inanmıyorlar. halbuki bizi kurtaran çiftçilik olacak.
  • haklı bir önerme. bundan 30 sene önce her türlü tarım ve hayvancılığın olduğu köyümüzde şu an bir çoban ailesi kaldı. herkesin çoluğu çocuğu istanbul'a göçtü. istanbullu olmak, apartmanda yaşamak, oralarda iş tutmak daha çocukluktan hayalleriydi. hatta yukarıda bahsettiğim ailenin kızı da istanbul'da pofidik bir fakülte kazandı. üniversiteli oldu gayri.. erkek kardeşleri de ilçe belediyesine memur attırmış kendini. anne baba da öldükten sonra hiçbir çiftçi ailesi kalmamış olacak.

    burada bir suçlama yapmak istemiyorum. herkes tv lerde gördüğü / görebildiği hayatlara sahip olmak istiyor. instagram muhabbetine sıkıştırmaya gerek yok. bir şekilde özenilen hayatlar görülüyor artık. buralara doğru geçmek istiyor insanlar. "üst sınıfa" atlama peşindeler. fakir ailelerin kızları evlerini terk ediyor / kaçıyor daha iyi hayatlara ulaşmak için. basit olan, az getirisi olan, toplumda "ezik" görülen işler beğenilmiyor. maalesef çiftçilik de bunlardan biri oldu çıktı.

    bir de çok zenginlerin yaptığı organik tarım işleri var. bir dönem şarap bağı işleri çok tuttu zenginlerde. ama karın doyurmak için değil hobi gibi yapılıyor bunlar da. getirileri çok olsa da mutlaka arka planda başka gelirler varken yapılıyor.
  • babası ve kardeşi bir köyde çiftçi olan ve büyük bir şehirde öğretmenlik yapan bir kadın olarak; beni kimsenin tanımadığı bir köyde, süt sağmak için gerekli teknolojik şartlar sağlandığında peynir de yaparım, yoğurt da yaparım, salça da yaparım, ekmek de yaparım, sebze de yetiştiririm, yazın kış için kuruluk da yaparım diyerek fikir belirtmek istediğim başlıktır.
    süt sağmak için teknoloji gerekli koşul ama çünkü denedim ve beceremedim ki zaten becerebilen için bile gereksiz yorucu bir eylem.

    köy hayatı, köy halkı ve çiftçilik koşulları hakkında hiçbir fikri olmayan kişiler her şeyi toz pembe zannederek yorum yapmamalı bana kalırsa.
    tüm hayatını büyükşehirlerde geçirip bu tarz yorumlar yapanlar ile ekonomi çok iyi diyenler birbirinden farksız benim gözümde.

    edit: ekleme ve düzeltme