şükela:  tümü | bugün
  • evlendikten sonra, her gün iğrenç karınız tarafından tecavüze uğruyormuş gibi hissetmenize neden olan yalanlardır.

    (adminlere not, aramaya inandım ama bulamadım. benzer konuyu işleyen bir başlık varsa, oraya taşımak yararlı olabilir. tüm bu yalan veri tabanının kolay bulunabilir tek bir başlıkta olması, sayısız genç erkeğin hayatını kurtarabilir.)

    kızlar, erkeği tasmalamak için sayısız yalan söyleyebiliyorlar.

    şu yeni dönemde, kızların "ailem zengin, babam şöyle, anam böyle," diyerek, fakir ama köpek gibi çalışıp evine para getiren genç erkekleri ayıklamaya çalıştıklarına şahit oluyorum. mesela, bu çok önemli bir yalandır: "hayat müşterektir berkecancım, sen de ben de çalışarak evimize harcayacağız, birikim yapacağız."

    ama sonra anlaşılır ki abla çocuğu doğurup evde oturmayı ve bütün hayatını zaten çulsuz fukara olan veya ailesi zengin olan berkecan'a ödetmeyi planlamıştır. hatta, bebek olmadan önce de o "hayat müşterektir" yalanı çoktan ortaya çıkar. berkecan evin bütün masrflarını çekerken, evlendiği orospu çalışıp kazandığı parayı kendi hesabına bankaya atar, altına atar, yatırıma atar. eve tek kuruş katkısı olamz. olmadı, elbiseye, ayakkabıya, çantaya yatırır. eve tek kuruş katkısı olmaz.

    mesela, benim karım da bu kancıklardan biridir.

    flört ettiğimiz bir yıl boyunca kız her buluşmamıza elinde, cebinde, çantasında kitaplara geldi. "ben kitap okuyan, kendini geliştiren, entelektüel bir kızım," imajı yarattı. yalan mı atıyor, rol mü yapıyor diye bunu defalarca yokladım. elindeki kitapları alıp merak edip karıştırıyormuş gibi yaparken, okuduğu bölümlerden bazı detayları muhabbet konusu yaptım. baktım gerçekten de okumuş. kitaplardaki detaylardan bahsediyor, anlatıyor, konuşuyor. boş boş konuşmuyor. iki üniversite bitirmiş abla. öyle düğün, dernek, gelinlik yüzük, pırlanta muhabbeti yapmıyor. aferin dedim, bir sene sonra evlenmeye ikna oldum.

    evlenme meselesi kesinleştiği anda, düğün dernek gelinlik muhabbeti başladı, bunun bütün sülalesi elele verip benim gözümün önünde kıza düğün yaptı. tabi yaptılar ifadesi lafın gelişi. düğünü baskıyla, şiddetle, psikolojik terörler, zorla bana yaptırdılar. o yüzden şimdi de ben kızlarına ağır psikolojik terör uygulayarak kızı ilaçlarla yaşamaya zorluyorum.

    kızın evini, odasını evlendikten sonra görme fırsatım oldu, o "ben kitap okuyan kızım" diyen kızın odasından hepi topu 20 tane kitap çıktı. onların da 15'i, benim yanıma gelirken gösteriş olsun diye eline aldığı kitaplar. abla kocayı kapmak için kasmış, bir yıl boyunca aldığı kitapları gerçekten okumuş, böylece ben test ettiğimde de kitapları gösteriş için taşıdığı ortaya çıkmamış.

    dahası, daha evliliğimin ilk ayında, evimdeki duvardan duvara dev kitaplığımı kafaya taktı. "bu kitaplar çok toz yapıyor, eve toz yayılıyor, gıcık oluyorum bu kitaplara, internet çağındayız artık, nene lazım kitaplar" diye kavgalar çıkarmaya başlamasın mı?

    ben ki, kadınlardan tiksinen ve onların şeytan olduğuna, yalancılıkta uzman olduklarına inanan, asla bir kadına sırtını dönmeyen, kızları sikip atmanın erkeğin en akıllı hareketi olduğuna inanan bir hayat sürmüş insan evladıyım, bu kadınlar beni bile kandırarak evlendirdiyse, sokaktaki masum, saf, anasının kuzusu, romantik salak ergenlerin başına neler gelebileceğini düşünmek bile istemiyorum.

    peki, karıma ne mi oldu?

    kendisi şu anda whatsapp uzmanlığını geliştiriyor ve arkadaşlarından, annesinden, kardeşinden, oluşan whatsapp gruplarında, hangi komşunun, hangi akrabanın düğününde, kınasında, nikahında, sünnet düğününde neler olmuş, kim ne giymiş, kim kime laf çakmış konularını detaylıca analiz ediyor. gerçekten onu gördükçe ve hatta o halini aklıma getirdikçe, malafingom içime kaçıyor, bir daha hiç dışarı çıkmayacakmış gibi hissediyorum.
  • bu yalanlara maruz kalmamak için karşıdakini tanıma evresinde olabildiğince neye prim verdiğiniz konusunda renk vermemeniz gerekir. kızların kendini beğendirmek için bukalemun gibi renkten renge girme kabiliyeti su götürmez bir gerçektir. onu hoşlanmadığınız renklere itin, o renklere girmeye karşı direnç koyuyorsa ve bu direnci sürerlilik ve güç sahibiyse doğru kişi olabilir.
  • ne kıymetli malmışsın bilader kapmak için organize suç örgütü kurmuşlar,dedirten, halihazırda karısına sevimlilik kasarak burada mağdur erkeği oynayan çift taraflı mont erkek başlığı. (bkz: bsg)
  • "sigara içmiyorum," yalanıdır.

    sigaradan tiksinen bir adamım. ama şansıma tüküreyim, hayatıma giren bin tane kız varsa, hepsi mi sigara içer. evet içtiler.

    ama fakirlikten, fukaralıktan, amelelikten, eziklikten, kimsesizlikten nasıl olsa evlenme şansım yok, kız sigara içse de ömür boyu yanımda içecek hali yok. bir gece, iki gece amcığını yalayacağım, malfingoyu götüne sokucam, üstüne başına boşalıcam, sonra bir daha bir daha birbirimizi görmeyeceğiz. sigara içse ne olur, değil mi?

    fakat evlenirken, artık sigar içmeyen bir kadın bulayım da onunla evleneyim dedim. özellikle, inadına, sigara içen ve evlenelim diye yalvaran kaç tane kızı eledim, üzdüm, ağlattım. sonunda "ben sigara içmiyorum canım", diyen bir kızla evlendim.

    bir sene boyunca yanımda bir dal sigara içmeyen, sigara içmediğini özellikle, üstüne basa basa vurgulayan, inadına sorduğum sorulara "asla içmiyorum," diye cevap veren kız, evlenip aynı evde yaşamaya başladığımız ilk gün, banyoda püfür püfür sigaraları üst üste yaktı yaktı söndürdü. bir de banyoda içiyor ki, ben kokuyu almayayım. çakala bak.

    çünkü erkekler enayi ve bu enayilere tasmayı takana kadar her rolü yapmak çok kolay.

    ama ben çok korkunç bir enayiyim, götünü öyle bir ısırırım ki, ömür boyu kendine gelemezsin ablam.
  • -ben yatakta erkeğimin aklını başından alırım. (meali: bakireyim)