• evlendikten sonra soyadını değiştirmeyen adamdan bir farkı olmayan kadındır. adam da ailesinin soyadını kullanmaya devam eder kadın da. lütfedip ikinci soyad olarak eşinin soyadını ekliyorsa buna da teşekkür edilmelidir, zira erkekler bunu bile yapmaz.

    örneklerle güçlendirelim:

    (bkz: ayten ünal)
    (bkz: ebru voyvoda)
  • evlendi diye etiketi değiştirilen meta muamelesi görmeyi içine sindiremeyen kadındır.
    erkekler kendilerini nimetten saydıkları için kadınlar el çırpa çırpa soyadlarını değiştirecek sanıyorlar.
    değiştirmek istemeyen için hıyar hıyar sıfatlar takıyorlar.
    sanki kont sülalesi mübarek.

    o kadar kolaysa sen git değiştir bakalım adını.
    kestane.
    üstelik çocuk açısından anne veya babanın soyadını taşımak fark etmez.
    ha anne ha baba.. ikisi aynı.

    yetişkin insan için ise de ki 30 yıl taşıdığı, tanındığı, ünlendiği ismi değiştirmek o kadar kolay benimsenmiyor.
    tamam mı cicim.

    hamiş: bak cicim dedim, hanımkızlığa doğru yol alıyorum, muhahaha..
  • gereğinden fazla anlam yüklenendir. farzet ki 30'unda evlenmiş. yani 30 yıl kullanmış o soyadını. 30 yıl, okulda, işte, her şeyde o ad ve soyad ikilisi ifade etmiş onu, kolaysa sen değiştirsene. "kızlık soyadı" tamlamasının ne kadar mide bulandırıcı olduğu konusuna ise hiç değinmiyorum.

    edit: şahsen evlenince "kızlık" soyadımı kullanmayı düşünmüyorum, sırf "bize bir şeyler ispatlamaya çalışıyor" demesinler diye. ama kullananları da çok iyi anlıyorum.
  • mevcut sevgilimle evlenirsem, biri de ben olacağım sanırım. özellikle de kendisi bile "bence kendi soyadını da kullanmalısın, isminle benim soyadım yan yana geldiğinde pavyon şarkıcısı ismi gibi duruyor" diyorken.

    not: haklı.

    aylar sonra gelen edit:
    ben değilim. evlendim (yukarıda bahsettiğim kişi ile değil) ve sadece eşimin soyadını kullanıyorum, sıkıntı yok...
  • asla içlerinden bir olmak istemediğim kadınlardır. saygısı yoktur bunun eşine ve evlilik kurumuna. yanlış yoldadır, çok yanlış.

    ben evlenirsem, elbette ki sadece "o" mükemmel kocamın şerefli soyadını kullanacağım. gururla taşıyacağım onu.

    silip atacağım geçmişimi zaten evlendiğimde. bana ter temiz bir sayfa açacak olan evlilik kurumuna saygımdan dolayı yapacağım bunu.

    ne önemi var ki, benim geçmişte yaptıklarımın iş hayatındaki başarılarımın. nihayetinde hayatımın en büyük amacını gerçekleştirmiş olacağım evlenmekle.

    zaten, ben evlenince çalışmayı falan da düşünmüyorum, istemiyorum yani. ee artık soyadını aldığım adam bi zahmet baksın bana, değil mi ama.
  • ne yazık ki bunlardan biri olamayacağım..
    zaten resmi olarak tek başına kullanılmıyor doğum soyadı, anca eşinin soyadı ile "birlikte" kullanabiliyorsun.. ve benim gibileri 8 harf kendi soyadı + 11 harf kocasının soyadı toplam 19 harflik soyadı ile dolaşamayacağı için 11 harfe fit oluyor/olmak zorunda kalıyor..
  • (bkz: aaa bu benim lan!)

    evlenmeden önce de bir hayatı olan kadındır. çalıştığı sektörde "ayşe öz" diye bilinen biri, birdenbire "ayşe yılmaz" diye anılmaya başlarsa, kim la bu ayşe yılmaz derler. ki bu da asla tercih edilmeyecek bir durumdur, sıfırdan başlamak gibi bir şeydir. üstelik zaten evlenince nüfus cüzdanınızda kocanızın kütüğüne geçersiniz, sizin doğduğunuz yerin bir önemi yoktur, zira devlet karşısında siz kocanıza aitsiniz. yani ister soyadınız kalsın ister kalmasın, evinize bir gün resmi bir kağıt gelir herhangi bir nedenden ötürü. orada yazar, er kişinin ailesinde önce anne-babası, sonra kardeşleri, en son da siz gelirsiniz. böyle de boktan bir şeydir. kadının adı yok bu ülkede. sadece anne olunca biraz daha saygın hale geliyor. ki o da başka bir başlık konusu...