şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • çocukluk çağının özellikle yaz dönemlerinde sıkça karşılaşılan bir minör travma türü vardır: genital bölge travması. bahçe demirinden atlamaya çalışırken demire oturmak, evde koltuktan koltuğa uçarken sehpa köşesine toslamak, bisiklet selesine sert çarpmalar en klasik hikayelerdir.
    acile böyle bir hikaye, iç çamaşıra bulaşmış kan ve bazen de gözle görülür bir kesi nedeniyle getirilen çocuk adli vaka olarak kaydedilir. ilk değerlendirmeden sonra üretra, anüs, rektum, vajen yada skrotum yaralanması şüphesi varsa ilgili branşa danışılır.
    böyle bir travmayla gelen bir kız çocuğunun ailesi, eğitim düzeyi farketmeksizin, tüm bu değerlendirme süresince doktorundan hemşiresine ilgilenen tüm sağlık görevlilerine durmadan tek bir soru sorar: "kızlık zarına bir şey olmuş mu?"
    doktorun en büyük endişesi olası bir rektum ya da üretra yaralanması ve sonucunda kolostomi yada vezikostomiye kadar gidebilecek ciddi operasyonlardır. aileye uygun bir dille kızlık zarının bölgenin en önemsiz yapısı olduğunu, çok daha hayati organların tehlikede olduğunu anlatır durursunuz. bu nafile çabanın sonucunda yine aynı soruyu duyarsınız, "peki ya kızlık zarı?"
    bu ülkede ne zaman bir aile 6 yaşında kız çocuğunu acile böyle bir travmayla getirip çocuğunun kızlık zarını değil de hayati tehlikesi olup olmadığını sorarsa o zaman insanlık ve medeniyet adına biraz yol almış olduğumuza sevinebilirim...
  • osmanlı devleti döneminde de kadınların başına bela olmuştur.

    o dönemde kizlik zarinin dikilmesi sözkonusu olmadığından ve kızlık zarının yırtılan kısımları hiç bir zaman kendiliğinden birleşmediğinden, kızlık zarının yırtılmasına şöyle bir çözüm bulmuşlar: kızlığını kaybetmiş kadının cinsel organının dudaklarına az miktarda kızgın zift* dökerlermiş, ki böylece birbirine yapışsın kalsın diye. nihayetinde gerdek gecesi ilişki esnasında dudaklar yırtılarak ayrılır ve kanarmış. kız bakire olduğunu ispat eder ve herkes mutlu olurmuş.

    bu zift konusu dile düşünce bu kez de ortaya gelin hamamı adlı yeni bir adet ve daha başka bir kadın türü çıkmış; hamamda kiz begenen anne modeli. bu müstakbel kaynanalar gelin adaylarını hamama götürüp göbek taşına oturturmuş, ki varsa zifti bacaklarının arasından aksın ve foyası ortaya çıksın diye.

    hakkaten kukun mu var derdin var imiş.
  • her dogal olusum gibi muhendislere ilham kaynagi olmus yapi:
    acıklayayim
    elektronik aletlerde (or: video) aleti acmak icin arka tarafta yer alan 4-5 vidayi soktukten sonra en can alıcı vidanın uzerinde yapistilmiş kağidi yirtmaniz gerekir. velakin kagidin uzerinde yirtilmasi durumunda garanti kapsammı dişinda kalacağini bellirten sinir bozucu bir yazi vardir.
  • olmasaydin ne guzel olurduk.
  • ben bakir değilim.

    şu an hayatımın kadını olmasını isteyebileceğim tek kadın bu zara sahip.

    kendimi bok gibi hissediyorum, kendim envayi çeşit kadınla birlikte olmuşken bu dünya tatlısı insanın ilk erkeği olma hakkını kendimde göremiyorum.

    ve kendisi am üstünde göt sikerken, evleneceği kadının bu zara sahip olması gerektiğini düşünen erkek kişisi, sen en net tanımıyla şerefsiz bir orospu çocuğusun.

    edit: malın biri kaba bi şekilde uyarsa da haklı, annenin suçu yok, son küfür yerine en ağırından kendine yakışır bi tane seç.
  • 9-10 yaşlarında kuzenlerle birlikte yüksekten atlamaca oynarken ranzanın üstünden aşağıdaki koltuğa düştüm. eskiden evlerinde olanlar bilir. o yumuşacık kenarları olan koltuklardan değil bildiğin tahta olan koltuklardan bahsediyorum. nasıl düştüğümü tahmin etmişsinizdir artık. iki bacağımın arasına gelecek şekilde müthiş bir hızla düştüm. gürültüye annem, yengem ve teyzem yan odadan koşarak geldiler. ne olduğunu anlattım ben de tabii. yaptıkları ilk şey; iki bacağımı açıp, hayati önem arz eden (!) o zara bir şey olmuş mu? kan gelmiş mi? diye bakmak oldu.

    o zaman bile bu aşağılamanın farkındaydım, ama küçük olmanın verdiği umursamazlıkla çok da üstünde durmamıştım. ayrıca dursam ne olacaktı ki sanki?
    kısacası; siz ölün ama zarınıza bir şey olmasın. mantık bu. ya kabul edeceksiniz bunu ya da her geçen gün ailenizden uzaklaşacaksınız. onları da suçlayamıyorum çoğu zaman, ama en azından kendimin böyle olmayacağını biliyorum.
  • dün öğretmenler odasında derse gitmek üzere hazırlanırken içeriye yüzü allak bullak olmuş bir şekilde din öğretmeni girdi ve meraklı bakışlarımıza daha fazla dayanamayarak anlatmaya başladı. anasınıfına giden kızı sandalyeden düşmüş ve iç çamaşırı hafif kanlanmış. onun dışında hiçbir şeyi yokmuş. konuşmasına aynen şöyle devam etti : 'keşke kolu, bacagı falan kırılsaydı, çocuk ne de olsa. ya bir şey olduysa şimdi?' içimden lanetler savuruken 'üzülmeyin, en kötü, rapor alırsınız' dedim sakince. şaşkınlıkla yüzüme baktı 'rapor alınca iş bitiyor sanki' dercesine. daha fazla üzerine gitmedim, 'umarım bir şey olmamıştır' dedim sadece. dün doktora gideceklerdi, bayan doktor bulamadılar, erkek doktor müsaitmiş sadece. 'napsam acaba' diye bize sordu yine. 'önemli olan doktor olması bu durumda cinsiyeti çok da önemli olmasa gerek' diye cevap verdim. sonucu merakla bekliyorum.
    eğitimcilerimiz bile bu şekilde düşünebiliyorsa, halimiz gerçekten içler acısı demektir. ataerkil toplumlarda eğitim ne kadar da yüksek olsa algılayış hep aynı oluyor, özellikle kadınlar bu konuya daha da şiddetle yaklaşıyor yukardaki örnekte görüldüğü gibi. çocuğunun kolunu, bacağını tabulaşmış bir zar parçasından daha önemsiz görüyor. zor da olsa 'güzel günler göreceğiz çocuklar, 'zarsız' günler.'
    not: kızcağızın bir şeyi yokmuş, 'sapasağlammış'.
  • hala kaldı mı lan bunun muhabbetini yapan, sene oldu 2018 amk gidin sevişin.
  • türkiye de erkeklere bunun ne oldugu ögretilecegine, klitoris nerde onu ögretseler daha makbule gececegi kesin *
  • bozulan bir şey değildir.

    hayır; süt değildir. şarap hiç değildir. yemek de değildir. bozulmaz.

    yırtılabilir, yırtılmayabilir, esneyebilir.

    bir deri parçasından bahsederken, bozulmasından bahsetmek, dilciler için çok çekici bir çözümleme malzemesidir. sadece kadınlarla ilgili olan bir kavramın bozulmak ile ilişkilendirilmesi, sosyo-leksikal olarak ele alınacak olursa, kızlık zarının bozulmasının, kadınlık değerinin bozulmasıyla eşleştirildiğine işaret eder.

    kadın cinselliğine özgü bir kavram, bozulmak fiili ile birlikte kullanıldığında, kadınları alçaltıcılık unsuru karşımıza çıkar.

    kadın bedeninden bir unsur, bozulabilir olarak kodlanmış. bir insan bedeninden, biyolojisinden değil de, bozulabilen bir şeyden bahseder gibi, kızlık zarının bozulmasından bahsedebiliyoruz.

    doğal olarak da, kadına bozuk süt muamelesi yapabiliyoruz.

    dil, toplumun çocuğudur.

    kullandığın dilde kabullendiğin her şey, yaşam prensibinde de kabullendiğin her şeydir.

    dil, hafife almaya gelmez.