şükela:  tümü | bugün soru sor
1037 entry daha
  • artık hakikatten baymış olan oyuncu. lan bu adam ben bildim bileli sakat be. yaklaşık 5 yıldır "sakat" bu adam. cidden yeter. resmen "ben sakat sakatta oynuyorum yeaa" demek için aynı teraneyi yiyip duruyor.

    bak şimdi olaya gel. adam sakat (benim bildiğim şu an dizinden ve parmağından) ve dün gece 48 sayı atmış. eyvallah 48 sayı atması o sakatlığı küçümsetmez veya "ne var lan it sakat sakat oynayan adam 48 sayı atamaz mı" diyebilirsiniz fakat eğer kobe bryant'ı biraz takip ettiyseniz, bu adam 5 yıldır hep sakat olur ve hep maça çıkar ve hep hayvan gibi oynar.

    yani diyeceğim şudur ki ya bu adam sakat değil ya da sakatlığı o kadar denildiği kadar ciddi boyutlarda değil. yoksa imkanı yok ki bir adam sakat sakat oynayıp (yukarıda yazdım iki sakatlığı var benim bildiğim ve ciddi deniliyor) yaklaşık 29 sayı ortalama ile oynasın.

    zaten bu amerikalılar "hero" olaylarını çok sevdikleri için, böyle destanlaştırdıkları için, kobe'de yıllardır "ben yılmadım, her zaman takımım yanındaydım, sakat sakat bile oynadım laaayn" diyebilmek için böyle bir intiba yarattığını düşünüyorum.

    sonuçta bahsettiğimiz insan kobe bryant. egosunun ne kadar yüksek olduğunu söylememe gerek yok herhalde.
  • sonunda her şeyi çok bilen türk ergenleri tarafından sakat olmadığı açıklanmıştır. dağılabiliriz.

    - kobe, müjdemi isterim. sakat değilmişsin.
    - hadi ya? ama nasıl olur?
    - nasılını sorma, böyle performans sergileyebildiğine göre ya sakat değilsin, ya da sakatlığın bu kadar ciddi değil. öyle diyorlar.
    - doğru lan... desene, boşu boşuna her maç öncesi yırtık ligamentimin verdiği acı ebemi sikmesin diye iğne yiyip duruyorum. zaten elimin davul gibi şişmesi de kesin psikolojiktir.
    - evet, zaten geçen yaz da almanya'ya boşuna gittin. dizinde problem yoktu hiç. öyle olsaydı bu kadar kısa zamanda iyileşip neredeyse eski formunda parkelere dönemezdin.
    - harbi lan, ters alley-oop bile yaptım dünkü maçta. ohoo, sakat olsam imkanı mı var.
    - neyse, dur ses etme. sakat sansınlar, amerika'nın böyle bir hero'ya ihtiyacı var. nba'de süper star kalmadı bildiğin gibi. jordan, ilgisizlikten şikayetçi. uzun zamandır kendisine "kobe mi, jordan mı?" diye soran olmamış.
    - ooo, tamam. merak etme sen. o zaman iğnelere devam, bilader. alıştık zaten, bilek delik deşik oldu a.q. hem beni bilirsin, egom yüksektir. şu ana kadar gösterdiğim performans ile nba'in bu seneki en büyük mvp adayı olmak ya da jordan'la kıyaslanan bir oyuncu olmak bana yetmez. benim için "sakat sakat ligin amına koydu" desinler istiyorum. evet tam olarak bunu istiyorum.
  • her şeyi bilmeye gerek yok. sadece bu "sakatlık" olayını son 5 sene içinde kobe bryant'ı biraz takip etmeye yeterli.

    vay arkadaş ne iğneymiş lan bu. helal olsun valla, o kadar ciddi sakatlığın olacak senin sen iğne yiyip maça çıkacaksın hiçbir şey olmamış gibi takır takır oynayacaksın. bu kadar insan boşuna tedavi görüyor o zaman, gitsin iğne yesin, çıksın aslanlar gibi oynasın.

    ortada çok bariz bir şey var ki bu kobe bryant'ın sakatlık olayı abartılıyor. ben zaten "ameliyat geçirmedi,hayatı boyunca hiç sakatlık görmedi" demedim ki, olay geçirdiği sakatlığı ya geçmemiş gibi yapıyor ya da ağrılarını sızılarını abartıyor, bu. kobe bryant'ın ameliyat olması veya iğne yemesi benim dediğim şeyleri değiştirmez ki. sonuçta adam 5 senedir sakatım sakatım diye ağlayan bir adam ama bakıyoruz çatır çatır istatistikleri var.

    haaa tabii ki bu benim düşüncem. ben 5 senedir "sakatım" deyip de bu kadar üst düzey bir performans gösteren oyuncu görmedim eğer öyleyse cidden helal olsun. fakat verileri önüme koyduğumda bu sonuç çıkıyor karşıma.

    bu arada bu "hero" olayı amerika'nın ihtiyacından değil, kobe'nin bu tarz egoları olduğundan dolayı söylenmiş bir kelimedir, cümledir her neyse. sakatlığının abartılarak gösterilmesini istiyordur bence. yoksa amerika'nın "hero" ihtiyacı neymiş amına koyim, ne alaka?
  • kendisinin sakatlikliklari ameliyat gerektirir, boru degil ameliyat ve sakat sakat oynamak kendisine daha hos geliyordur muhtemelen. simdi sen tut adami ameliyatli oynat, olmaz oyle sey. biri yanlislikla bu adama bok atmaya kalkarsa o insan carpilir.
  • daha önce de yazdık bu adam kırık sağ eli iyileşirken yatmamış sezonun ilk yarısını sol eliyle şut atarak oynamıştır.aramaya inanın ahali.adam yürekli ve oyuna aşık.
  • her ikili mücadelede darbe aldıktan sonra rakibine ameliyatlı yerim orası piç diyen basketbolcu. sanırım. en azından başlığında böyle bir tartışma olan oyuncu.
  • yakın dostu carmelo anthony'de kendisi hakkında şakayla karışık kobe'nin sakatlığını abarttığını, ona inanmadığını belirtmişti geçtiğimiz günlerde. şurası gerçek ki amerikalılar cinderralla story'leri seviyorlar ama sanmıyorum ki kobe'nin böyle bir acındırmaya ihtiyacı olsun, öte yandan gerçekten sakatmış gibi bir hali de yok şu anda orası kesin...
  • utah'a da 40 sayı salladı, durdurulamıyor.
  • dizindeki sakatlığını yazın (almanya'da sanırım) atlattı. çılgın atmasının sebeplerinden biri de o zaten...
  • bu sezona iyi başladı. en azından istatiksel ve görece sağlık olarak. hatta şu an sayı ortalamasında birinci. ama bunun bir de arka yüzü var. kobe sezon başından beri çok şut kullanıyor. öyleki bu alanda maç başına 24.3 deneme ile birinci, ikinci sırada ise çok da iyi bir örnek olmayan monta ellis 21.4 ile geliyor. kobe ortalama olarak 36.8 dakika oyunda kalıyor ve 17 günlük periyotta 12 maç yaptı. her ne kadar dizinden tedavi olsa da bu yaştaki bir oyuncu için çok fazla efor sarf ediyor. (nba'deki 15. sezonu olduğunu ve 14 kez playoff oynadığını da gözönüne alırsak) lakers şu an 8-4, kobe daha az süre alıp, daha az şut kullansa ve 6-6 olsaydı sezonun bu kadar başında lakers bir şey kaybetmezdi. bunun yanı sıra, kobe'nin çok şut kullanması, takas dedikoları yüzünden motivasyon kaybı yaşayıp biraz da küsen pau gasol'un oyuna ve takıma ısınmasını iyice yavaşlatıyor. özellikle utah'da uzatmalarda kazanılan son maçta kobe maçı belki kazandırdı ama bu kadaar zorlamasa belki maç uzatmalara taşınmayabilirdi. özellikle bir kaç pozisyonda 1-3 zorladı ve köşede bekleyen pau'ya sadece bir kez top çıkardı o da sayı oldu diğer pozisyonlar ise top kaybı ile sonuçlandı. böyle durumlarda çok da sesini çıkarmıyacağını düşündüğüm mike brown'ın nasıl bir alacağını merak ediyorum. messina da oyuncuların topla oynamalarının dengeli olması gerektiğini belirtmişti.

    bu takımda bir de gelecek vadeden andrew bynum varken kobe'nin kendini playofflara veya lose streak gibi drumlara saklaması gerek.

    hal böyle olunca 48 sayı atması veya sayı kralı olması bir lakers taraftarı olan ve favori oyuncusu kobe bryant olan beni sevindirmiyor aksine kaygılandırıyor. umarım aklında bu sezon sayı kralı olmak gibi bir gayesi yoktur.

    son olarak son 10 yılda hakkında sürekli "bir the majesty" gibi yorumlar yapılıyorsa ve 2010'da nba 'de son on yıldaki en iyi oyuncu ünvanını almışsa bu adam iyidir. (nba sitesinde yapılan player of the last decade oylamasında farkla birinci olmuştu.) her spor dalındaki başarılı oyuncular kendisinden önce gelen sporcularla karşılaştırıyor. aynı durum messi-maradona, zamanında ayrton senna- michael schumacher (schumacher ilk zamanları) için de geçerli. böyle yaparak bu adamların sergiledkileri performanstan zevk alacağımza the majesty olamadı hiç bi zaman diyoruz.
2257 entry daha