1. ''inatçıdırlar'' kısmına inanmamak için uzun zaman inat yapsam da şimdi kabullenmiş olduğum burcumun kadın versiyonlarına verilen isim.
  2. hiç bir zaman burçlarla ilgim olmadı. ne kendiminkini okudum bugüne dek, ne de bahsini açanları dinledim. sırf yönlenip tariflere göre biçim alacağımı düşündüğümden. artık bakabiliyorum ne nedir diye. gerçekten de burcuma bağlı çoğu şey tutmuyor. belki bunun etkisi.
    ancak şunu yeterli hesaplıyamamışım sanırım. diğer insanlar kulak asıyor bu burç işine ve bu şablonların etkisinde kalıyor. ister istemez kimliklerinde belirleyiciliğini taşıyorlar bu tariflerin. e onları çözebiilmek için dahi bu ön bilgi hayli işe yarayabiliyor pratikte.
    dönüp bakınca görüyorum ki, hayatımda izi silinmeyen tam 5 kadın var. hepsi de ciddi acılar yaşattı. ölesiye arzuladım. gittiler. anlaşılacağı üzere beşi de koç burcuymuş. yediniz lan beni. :)

    ben aslında her şeyi sonradan öğrendim
    herkes herkesi sonradan öğrenirmiş
    bunu da sonradan öğrendim *
  3. birazdan yazacaklarım koç burcu kadınlar hakkında feci spoiler içermektedir haberiniz olsun. sonra ben duymadım ben görmedim olmasın.

    arkadaş ben yengeç burcu kadınıyım. yükselenim de yay. dolayısıyla zaten hali hazırda olan içsel karmaşam tavan yapmış durumda. ayrıca da burçlara inanan gerizekalılardanım. evet.

    şimdi öncelikle yükseleni yay olan yengeç burcu kadınından bahsetmem lazım biraz. yengeç burcu bildiğiniz üzere evine ölesiye bağlı, oldukça duygusal, dramalara bayılan, geçmişte yaşayan, sevgisiyle sevdiğinin dünyasını aydınlatan, öfkesiyle de karşısındakinin dünyasını başına yıkan acayip merhametli ama bir o kadar da acımasız olabilen, paspal uyuşuk midesine oldukça düşkün, istediğini muhakkak alan, sevdiğine ölesiye sadık bir burçtur. yay burcu ise yine bildiğiniz üzere, acayip egosu yüksek, evde oturamayan, kıpır kıpır, inanılmaz pratik zekalı, şıp sevdi aşklar yaşayan, üç gün ağlayıp, dördüncü gün sallayan, dış görünüşüne acayip özen gösteren, sekse acayip düşkün, sürekli yenilik arayan, kolay sıkılan, oldukça şımarık, etkileyici, karşısındakinin başını kolayca döndürebilecek kadar etkileyici, oldukça zeki ve oldukça çapkın bir burçtur.

    lan o kadar arada kalınır mı arkadaş ya. biri diyor ki kalk oturmaya mı geldik, diğeri diyor ki ay hiç uğraşamam şimdi. biri diyor ki üç günlük dünya ağlamaya değer mi diğeri diyor ki onca yaşanılan bir çırpıda silinebilir mi? sürekli bir gel git sürekli bir çekişme. ömrümü yediniz amk burçları ömrümü.

    hah işte ömrümü yiyen bir diğer burç ise koç amk. koç burcuna mensup bir çok erkek geçti elimden hepsiyle de baş ettim. ama hem koç hem kadınsa sıçıyorum bildiğin. şöyle ki hayatıma ismini kazıyan iki kız arkadaşım oldu amk ikisi de koç üstelik aynı gün doğumlu. bir tanesi yeni sevgili yaptı gitti o da koç burcu kadını buldu o da aynı gün doğumlu.

    şimdi bu yeni sevgili yapanla 1 yılı aşkın bir ilişkimiz oldu. ama ne ilişki... bildiğin soğuk savaş. güçlerin çarpışması. haspel kader 1 sene sürdü. bir bakıyorsun ki acayip aşık ağzımın içine bakıyor bir bakıyorsun ki başkasının koynundan çıkıyor. anlayamadım abi. neyse o ilişki sonrasında birbirimizin yüzüne bakamayacak hale gelmemiz lazımken, aylarca hiç görüşmediğimiz zamanlar bile olmuşken biz şuan yakın arkadaşız. nasıl oldu nasıl bitti bilmiyorum. sağolsun hala eski kız arkadaşlarına söverken beni ayrı tutar. ben mi? hiç acımam suratına söverim. neyse bu ve koç kadını sevgilisi benim gözümde oldukça tatlı bir çift. birbirimizden elimizi çekmiyoruz ve ilişkilerimizdeki problemleri paylaşıyoruz birbirimizle. geçen sevgilisiyle konuşuyorum, o da biliyor benim şuanki sevgilimin de koç kadını olduğunu. benimkinin dedikodusunu yapıyoruz telefonda, arkada eski sevgilim telefonda onun sevgilisi ve eski sevgilisi * gündemdeki benim sevgilim. oha amk. neyse bu dedi ki bak hayatım sana koç burcu kadınına dair küçük notlar vereceğim aklında tut. birincisi hiç ağlamasına zırlamasına inanma sana senin için ölüyorum der telefonu kapatır başkasının yatağına girer. senle konuşurken aklında 40 tilki dolanır da belli etmez. öyle bir davranır ki sanırsın sana tapıyor, iki gün sonra ortadan kaybolur. 2 hafta sonra gelir sensiz yapamıyorum der halbuki o 2 haftada şehrin yarısını elinden geçirmiştir. sen böyle oturur ağlarsın o zerre sana acımaz. sekse düşkündür afedersin 50 grama çaaat diye satar seni. öyle bir yalan söyler ki yalan olduğuna dair en ufak bir düşüncen bile olmaz. bak ben öyleyim yanımdaki öyle, kim bilir beni uyutunca ne yapacak, kim bilir onu yatırınca ne yapacağım. bu böyle biz böyleyiz. o yüzden boşuna kendini kandırma, o yüzden sevgisine boşuna kanma. bi de şunu unutma tüm ipler elimde olsun ister, olmadığında çirkefleşir, o yapar senin yapmanı kabul etmez. o yapar seni suçlu çıkarır. baskın bir karakterle yapamaz koç burcu kadını ezik olacaksın ki kabul ettirsin sana istediğini, öte yandan canının istediğini yapsın ondan mutlusu olmaz...
    dedi.

    ben de yok be ya o kadar da değil arkadaş bu biraz sanki abartı diyordum ki eski sevgili kişisi aradı bi gün. kız illallah etmiş. noldu lan diyorum, bana bu tavsiyelerde bulunan sevgilisi bunu eve kapatmış, sabahtan akşama kadar ev işi yemek uğraşıyorum eve gelmesini bekliyorum diyor. gitmeme izin vermiyor, arkadaşlarımla görüştürmüyor kendisi gece yarılarında başka kadınlarla mesajlaşıyor bir şey sorsam kızıyor, bana karışamazsın diyor, benim telefonum çalsa benden önce bakıyor kendi telefonuna dokundurtmuyor bile dedi. hayır onu yıllardır tanıyan benim hayal bile edemiyorum bu halde. imkanı yok ya nasıl olur diyorum, napim seviyorum diyor. e nasıl olacak nereye kadar böyle gidecek diyorum, dayanamayacak hale geldim ama kopamıyorum diyor. ben gülüyorum amk ama durum bende de aynı. bu sefer ben anlatıyorum lan biz bu hallere düşecek kadınlar mıydık diyor.

    sonra bende taşlar yerine iyice oturuyor. olum bak yukarda anlattım ben zaten kendi içinde dengesizlikleriyle ünlü bir burcun en kötü versiyonlarındanım. bugüne kadar benimle tam anlamıyla baş edebilen çıkmadı. bu eski sevgiliyle de öyle. zaten ayrılmamızın en temel sebebi bu çarpışıp duruyorduk. bu hatunu dize getiren de beni hizaya getirmeye en çok yaklaşan da koç burcu kadını. yani arkadaş koç burcundan korkacaksın. kadınsa bir daha korkacaksın. çünkü seni bir kez aldımı kıskacına kurtulman çok zor. niye? çünkü istediğinde çok tatlı dilli arkadaş. niye? çünkü karşısındakini kolayca çözüp ona göre veriyor ayarı, sana duymak istediklerini, sana ihtiyacın olanları, sana seni mutlu edecek şeyleri söylüyor. sadece söylemekle de kalmıyor yapıyor da. çakal çünkü.

    öyle bir şey ki bunlardaki lider ruhu, tüm kararlar ondan çıkacak, tüm kararları kabul görecek. başka çaresi yok. neden? çünkü en iyiyi o bilir, en çok o sever, en çok o düşünür. o istediği her şeyi yapacak arkadaş. neden? çünkü özgür, çünkü yaptığı şeyin muhakkak geçerli bir sebebi vardır. mukakkak. o her zaman haklıdır başka yolu yok. o aslında çok sadıktır onu çapkınlığa iten sensindir. hata mı yaptı es kaza? kesinlikle bilerek olmamıştır, çok pişmandır ama bu kadardır. yani o konu orada kapatılmalıdır. neden? çünkü çok üzgündür. sen affedici olmalısındır, bi de onu gönlünü almakla uğraştırmamalısın. ha yok o meşhur gururunu çiğneyip hatasını kabul edip özür diledi mi? bitmiştir arkadaş o saatten sonra ona güzel davranmak zorundasın çünkü o bi kere demiştir hatalıydım diye. eğer hala durgunsan altında muhakkak ondan bağımsız seni ilgilendiren bir sorun vardır. başka bir açıklaması olamaz.

    evet. hassiktir ordan diyoruz. ben yandım eller yanmasın diyoruz. kaçın arkadaşım kaçın diyoruz.

    ps: bu entry lesbian drama yok sayılarak okunmalıdır. tanıdığınız tüm koç burcu kadınlarına hunharca genelleyebilirsiniz. hiçbir sakınca yoktur. test edildi onaylandı.
  4. bir türlü anlam veremediğim bayanların ortak buluşma noktası.

    arkadaş ortamında bulunan birkaç bayanın yanı sıra, ortanca dayımın hanımı, 2 senemi verdiğim son kız arkadaşım ve son iş yerimden çıkmama kadar varan olaylar silsilesinin baş kahramanının ortak noktalarıdır.

    buraya kadar her şey güzel de, hadi genellemeleri de geç, şu 3 bayan için konuşmak gerekirse,

    bu kadar illet, çirkef bayanlara hiçbir zaman denk gelmedim.

    iş arkadaşım için konuşuyorum;
    --- spoiler ---

    - daha yeni girmiştim işe, onunla aynı işi yapacağız, allah ı var, ilk zamanlarda yardımcı olmaya çalışmıştı, ki ofiste birisi muhasebeci, birisi kaliteci( o da koç burcuydu ama delikanlı kızdı) birisi de dış ticaretçi olmak üzere 3 tane bayanla her gün kavgalı, sürekli bir ağız dalaşı.. beni bununla yemeğe postalamalar, kendi aralarına almamalar, sürekli bilgisayar tepesindeyken laf sokmalar filan, ''aman diyodum, işine gücüne bak, kimseyle dalaşma, borcun harcın varmış, bak işine biz muhabbet ederiz'' neyse önce kaliteci çıktı, sonra dış ticaret sorumlusu bayan, aradan da 5-6 ay geçti tabi, ben de olayı kaptım, patron karı yalakalığını sevdiği için benimle çok içli dışlı olmuyor, oğlu genel müdür beni tutmaya başladı, bu kerkenez de arkasından türlü türlü işler çeviren, bana bile kendisini şikayet eden, ''onun kuyusunu kazıcam'' diyen ''ki tam bir yılandır'' muhasebeci müsvettesiyle yakınlaştı bu sefer, bana terslenmeler, laf sokmalar.. hata yapıyor, ''aman bak şurayı yanlış yapmışsın'' hata yapıyorum, bir tek çay servisine gelen ablalar duymuyor, böyle böyle genel müdürün odasına gidecek kıvama kadar geldik. o da nasıl oldu,

    artık öyle bir olmuşuz ki, yanyana aynı masada pc tepesinde aynı işi yapıyoruz, tek telefonu ortak kullanıyoruz, bana laf sokup sokup duruyor, yeni kaliteci abi '' aman ilker uyma, genel müdür bile o ne kadar tecrübeli olsa da seni seviyor, aklında başka planlar var'' diyor, yanyana konuşmayıp, birbirimize mail gönderiyoruz, muhasebeci buna veriyor gazı, ofisten çıktığım zaman, arkamdan boru gibi dedikodular, mahsus aniden giriyorum ofise, ''bir şey unutmuş gibi'' muhasebecinin yanından hemen kalkıp yerine geçiyor, en son cuma günü cuma namazından önce o gün söylendi söylendi, sabır dedim, erkekler cumaya gidiyoruz, o gün de ''anlaşın kavga etmeyin tandanslı'' bir hutbe vardı, ''la'' dedim, ''niye kavga edelim, namazdan sonra konuşurum, insan gibi geçinelim diye'' namazdan geldik, bir müşterinin kalite sorunu için fotoğraf çekip malzemeleri, lot numarasını filan göndereceğim, çektim fotoğrafları, oturdum bilgisayara usb kablosunu takacağım, anam demez mi ters ters ''sen çalışmıyorsun da, bütün gün pinekliyorsun da, sen misin diyen, kabloyu yere bir çarptım, suçlu oldum tabii, kudurdu da kudurdu, genel müdür geldi, ikiniz de odaya diye, ki orada da, adam benden büyük evli barklı hem de müdür deyip başımı öne eğdim sustum, ''sen busun işte, müdür gelince susarsın'' dedi dangalak. o da bir şey değil, cumadan önce boy boy laf soktun dediğimde, gözümün içine baka baka ''yemin ederim bir şey demeyişi'' zaten içten ''senle boy ölçüşülmez kızım'' dememe sebep oldu, bir ay sonra da işi bıraktım.

    arada takıldığım çok sevdiğim bir abim var, geçtiğimiz cuma görüştüm, ''muhasebeci ile yine birbirine girdiler'' dedi. garip bir gülümseme geldi içime; eski borçları için, kocasından habersiz bileziklerini bozdurup, onların yerine sahtelerini yerine koyabilen bir insanmış, yine muhasebeci sokuşturmuştu lafı. yalnız burada hangisi daha yılan onu çözemedim. *
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    bir diğeri ise, yaklaşık 17 senelik yengem. yengem eyvallah, dayımın hanımıysa saygımız ondan gelir, ama diğer yengemden, diğer dayımdan, çocuklarına; annemi geç, anneanneme, rahmetli en küçük dayımdan, yine sineği bile incitemeyecek, neredeyse 30 senelik hayatımda, bırak elin kızına, anneanneme ya da anneme bir yamuğunu görmediğim, dedeme kadar herkesle kavgalı bir insan. bir de, her bokta kendisi haklıymış ezikmiş gibi tutunduğu o halet i ruhiye yok mu. en son kavgamız da pazar günü oldu, lanet olsun altlı üstlü oturuyoruz, ve oturduğumuz muhitte otopark büyük bir sorun, bizim evin önüne dayım park ediyor, biz de nereye bulursak artık; dayım da haftasonları genelde anneanneme gider, ya da arabası orada durmaz, babam da dayım gelene kadar arabayı oraya çeker, sonra da başka yere alır.
    pazar günü yine dayım yoktu piyasada, babam da öyle bir turlamış, evin önüne çekti arabayı, dayım geldiğinde de, başka bir yere çekeceğini adım gibi biliyorum, ki ben de asla sıkıntı olmasın diye, hep başka yere çekiyordum; giriş kapısı açıldı, dayım girdi arkasından da yengem, ben de yukarıda sigara içiyorum, ama nasıl kavga kıyamet kopuyor, dayıma, ''şerefsiz, pısırık, başkası çekse hemen bağırırsın, bunlara geldi mi ses yok diyor. dayım da aynı burcun erkek versiyonu, ama kavga esnasındayken sabrı taşana kadar tanıdığım en sakin insanlardan birisidir, ki kendimi de ona çok benzetirim; eğer ki uzarsa da, beşbin beygir gücüne ulaşır, yakar yıkar.. benzeri için (bkz: aslan burcu erkeği) dayım hala orta yolu bulmaya çalışıyor, ama çok pardon, defalarca aile eşrafında da denk geldiğim, mahalle karısı ağzını kendisine yakıştıran yengem de,
    - ananın .mına kadar yolun var! dedi. iki tane de kızları var, ergenlik çağında. sonra, annem dayımı çağırdı, söylendi, tam ben çıkarken tartıştılar filan, benim de dersim vardı, akşam havadisleri babamdan aldım, merdivenlerden annemle takışmış, mahalle kavgası gibi olmuş..
    --- spoiler ---

    sonuç mu, babam yine diğer mahalleye çekiyor, eskisi gibi; o kavga olmasaydı da olacağı gibi.

    şimdi sorarım, bu kadar kavgayla, o kendisine yakıştırdığı dille, nereye vardı ki, insanları germekten başka. en küçük dayımın suratına bile bakmayan bu kadın, dayım şehit düştüğü zaman, salya sümük ağladı, işteki o lanet kadının müdürün odasında ağladığı, ''ben birşey demedim'' dediği gibi...

    üçüncü ve son olan, kız arkadaşım olanı, en buhranlısı, sadece son iki ay yaşadığımı yazsam o bile yeter,

    - laftan anlamaz, ''tamam aşkım'' dersin yüz kere tekrarlattırır, size inanmaz, güvenmez; kendisi aynı boku ya da daha kötüsünü yer, yalan söyler; yarım saat önce seni çok seviyorum diye attığı mesajdan yarım saat sonra, ağzınıza sıçar sıçar, küfreder, sonra da bir bok olmamış gibi, ertesi gün günaydın sevgilim deyip, bozuk atınca da ''ne oldu ne yaptım ben'' der.

    ayrılmaya çalıştım yukarıdakı yaşananların benzerleri ışığında, ama nasıl bir beladır ki, seviyordum yine de, bir de işimi de bırakıp, evle de papaz olunca da, dedim '' iş bulayım kısmetse devam ederiz'' bu iki aylık süreçte yemediğim küfürler, terslenmediğim dakikalar kalmadı, bir gece ''seni seviyorum'', diğer gece ''allah belanı versin, bilmemne çocuğu'', sonraki gün ''söz veriyorum, bir daha yazmayacağım''.. tabii ki ya iki gün, ya da üç gün, sonra tam gaz devam.

    bir de, ''ben kimseyle konuşmuyorum, etmiyorum'' dememe rağmen, beni tıynetsiz orospu çocuğu olarak bellemesine rağmen, kendisinin yediği naneler (gözümle gördüm, inkar etti) ''beni unutamayıp da, başkasında huzuru arayıp, beni unutmak istemesindenmiş''. böyle şey mi olur lan dediğimde de, ''beni gördün o zaman niye çekip almadın'' diyor, ''sen bana öğlen elagözlüm diye mesaj atıyorsun, akşam seni herifle sarmaş dolaş görüyorum, o zaman demek ki başkasını bulmuşsun, allah mesut etsin'' diyorum, ''sen de başka orospularda teselliyi bulursun'' diyor, ve ben hala kimseyle konuşmamış olmama, o kadar küfre rağmen, hala ve hala temiz duygularla seviyorum.

    velhasıl kelam, tek diyeceğim, tabii ki 3 kişiden 5 kişiden genelleme olmaz, ama anlaşılması neredeyse imkansız, genelde kendisini haklı gören, kendi doğruları çerçevesinde ilerleyen bu kişileri allah ıslah etsin; en garibi de, tamam ya da anlaştık deyip, ertesi güne bile kalmadan, temcit pilavı gibi, ortada fol yokken yumurta yokken, tekrar olayın kaynaması, bipolar desen, ya da huzurdan huzursuzluk desen eyvallah, ama karşındaki de insan be gülüm !
  5. neşeli, cıvıl cıvıl, konuşkan, sıcakkanlı, sevecen, zeki, eğlenceli, hiperaktiftirler kendileri. çok küçük şeylerden mutlu olabildikleri gibi, çok küçük şeyleri büyütüp kendilerini kahredebilirler. log tutma mekanizmaları kesinlikle çok gelişmiş hatunlardır. kendilerine yapılan iyiliği de kötülüğü de asla unutmazlar. bazen çok sabırsız ve inatçı olabilirler ama genelde uyumludurlar. hırslıdırlar ve isteyip de yapamayacakları şey yoktur kanımca. kesinlikle kıskançtırlar, şüphecilikte de master degree olabilirler. sevdiceğimin burcu olmasından dolayı çok severim kendilerini.
  6. hayatta ne olursan ol bunlardan olma diyeceğim burç. sürekli yenilik ister. arzuladığı şeyleri elde edince, oyuncağı almak için on saat ağlayan o değilmiş gibi hevesi hemen geçer. her konuda memnun etmesi inanılmaz zordur. bencilin önde gidenidir. dinler, yardımcı olur vs. ama aklına bir şey takılmadıysa, öyleyse hiç çaktırmaz sanarsın ki senin yanında, dünyayı gezer o ara aklında ruhun duymaz. öyle şeyler yapar ki normal insanın aklının ucunda durmaz ayrıca anlatılmaz. devamlı bir şeyleri ilk defa yapmak ister. üşenmez, ne çalışırken ne eğlenirken. ayak uydurmak feci zordur. en güzeli kendi haline bırakmaktır. o birlikte eğlenecek birilerini illa ki bulur. sıkmaya kalkarsan kesin kaçar. kıskanç erkekle işi olmaz olsa da uzun sürmez. özgürlüğüne düşkündür. delidir deli uzak durmak gerekli.
  7. kıskançtır, inanılmaz kıskançtır. kız arkadaşını diğer kız arkadaşından, kardeşini öbür kardeşten, annesini babasından kıskanır. eşi ya da sevgilisi için yorum dahi yapmıyorum.

    bunların dışında süper dosttur. insanın ayağını yerden keser. yanlışlıkla ağzından canının kek istediğini kaçır, anında önüne gelir. özgür olsa da önce seninle bütünleşir sonra birlikte özgür olursunuz. artık bu nasıl özgür olmaksa. klostrofobi etkisi yaptı..
  8. cins, ama bilmediğin bir tür. kafasının içinde ne var, niye bu kadar kavgacı, ''tamam'' dediği şeyi, iki günde bir tersine sürmek koşuluyla tekrar açmak, kapatmaya çalışmak, bir daha açması, kapatmaya çalışmak tahribatı en aza indirgemeye çalışmak; sonra tekrar açılması, artık gitgide sinirlerin bozulması, yine kavga açması, bu sefer veryansın etmek. uğraş, uğraş, didin dur; sakinleştirmeye, biraz huzur moduna sokmaya çalış, delirtsin seni, en sonunda zıvanadan çık ve ne dese iyi olur;

    - sen benden bunların intikamını alıyosun, ne kadar kinci bir insansın...

    be gerizekalı, zamanında milyon kere söylüyoruz, yapma etme, açma sevgilim, hayır sevgilim, o öyle değil aşkım, suyum arada ısınıyor tabi, insanın siniri de bir yere kadar, en sonunda kafayı sıyırınca da, asabi sen oluyorsun.

    bir de, kıskanma boyutları daha önceden de değinildiği gibi, karşıdaki insana hayatı zindan edecek boyuttadır. onunla niye konuştun, buna nasıl gülersin, sen kızları bilmiyorsun, bir daha konuştuğunu görmeyeceğim, vıdı vıdı..

    kendisi birisiyle konuşsun, ya da aynı ortamda bulunsun, ''aman bir şey demeyeyim, hoşgöreyim, ikinci sefer uyarırım, bir daha olursa ağzıma sıç diyordur'' diye düşünürsün, sonuç;

    - sen de ne kadar rahatsın !

    o kafanın içinde neler geçiyor bilmiyorum kızım, ama harbi cinssin.

koç burcu kadını hakkında bilgi verin