şükela:  tümü | bugün
  • ankara'nın bağırsakları, ortadireğin ucuz alışveriş seçeneği, anneyle elele gidilen cehennem, izmir caddesi'ndeki yeraltı pasajı, eskiden ismi bile fenalık geçirtirdi adama, hafakanlar bastırırdı, bir pasaj bu kadar mı kalabalık olurdu, ama gene de beyaz don, atlet, çorap, okul önlüğü, taklit parfümeri ordan alınırdı, şimdi gideni var mıdır bilmiyorum, eğer duruyorsa vardır elbet..
  • cocukluk travmalari nedeniyle belki de, asla icinden gecmedigim korku tüneli.
  • son derece ilginç yer altı çarşısı. ortadoğulu bi mekan. en alt katta iki tane sahaf olup, türkçe ve yabancı dilde eski kitap, dergi falan alınabilirdi. en üst katta - ki, kaldırımdan giriş katıdır bu- merdiven sahanlıklarının üstünde yüksekte cam kubbeler falan vardır. ana caddeden arka taraftaki izmir caddesine geçiş için de kullanılır. üstünde yer alan bina da oldukça eski ve hoş bi mimariye sahiptir.
  • kızılay tarafındaki girişte solda ankaranın en büyük plakçısı vardı* ankaradaki amerikalıların evinden çıkan her türlü comics ler ise alt katta satılırdı.
  • bu çarşı ankara kızılay'da, cumhuriyet döneminden kalan iki katlı son yapının altındadır. çevresindeki tüm kardeşleri yıkıldı, bunun yıkımı da yakındır.

    *

    yıllar sonra gelen ekleme : "yıkımı yakındır" diye yazmış idim ya, çarşı ayakta daha. üstelik bir ara alt katı olduğu gibi kitapçılara ayrıldıydı da sevinmiştik. kuşkusuz pek kısa sürdü çarşının o hoş günleri. neyse, bakalım daha ne kadar dayanabilecek o yapı.
  • değil içinden önünden bile geçilmemesi gereken kabus mekan.içerideki kalabalık, küçük bir çocuk olan sizi ezerken anneniz acımasızca elinizden çekiştirip sağa sola gitmeye çalışmaktadır.kendi elindeki dondansa tam sizin önünüzde duran beyaz pamuklu donun çok daha ucuz ve kaliteli olduğuna inanan bir teyze kafanıza basıp sözkonusu dona doğru hamle yapmakta;aynı teyzenin bir başka versiyonu ise yün ve nakış malzemesi alabilmek için gerekirs size tığ saplayarak öldürebilecek bir kararlılıkta saldırmaktadır her yere.ve siz bir metre boyunda küçük bir çovuk olarak ayakların altında sürünmektesinizdir
  • giyilmemiş iç çamaşırlar kokusunu ve anneyi kaybetme korkusunu salan pasaj. insan kalabalığı yanısıra tezgahların üstündeki fanila, don, sütyen, düğme, fermuar yığınları da yeterince boğucu bir sıkışıklık yaratır. alışveriş yapmak isteyen kadınların gözleri kadın tezgahtar arar ama hep denk gelen erkek tezgahtarlar, içiçe geçmiş sütyenlerin içinden istenen bedeni bulup verir. küçücük dükkanların içinde yine küçücük taburelere çıkıp tavana yakın raflardan donlar, fanilalar indirirler. sıfır yaka, boğazı sıkmayan ama dedelerin giydiğine benzemeyen beyaz t-shirtlerin bulunabildiği tek mekandır. çok yaşa kocabeyoğlu.
  • bir dönem ankarada yaşayan bir çoğumuzun gitmiş olduğu ve hatırlayanlardan birinin bile sevdiğini sanmadığım ancak sanırım orta halli bütçelere en uygun alışveriş mekanlarından biridir.
    o kadar küçük dükkanlarda o kadar yoğun ticaret yapılması bu gün yaşanan mekanda genişlikle alışveriş artması arasında kurulan ilişkinin zayıflığını bir kez daha ortaya koyuyor.
  • son zamanlarda sadece iç çamaşırı satılan işyerlerinin barındığı bir pasaj olmuştur. içinden geçerken sizi gören yaşlı teyzeler ellerindeki orasına burasına baktıkları donları saklayıverirler.
    pasajın jeopolitik önemi yadırganamaz. izmir caddesini bulvara* kestirmeden bağlaması hasebiyle daima geleni geçeni çok olur.
    izmir caddesi çıkışının tam karşısında eski millletvekillerinin uğrak yeri şehir klübü vardır. bu yüzden bu pasajda kamer gençile dahi karşılaşabilirsiniz. *