şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: berdelacuz)
  • yedi gündür, her bir günün adı vardır: sın, sinnaber, vabır, âmir, mutemir, muallel, matfiyülcemer

    ayrıca eyyamı husum ve berdülacüz diye de bilinir.
  • en uzun geceler ve dolayısı ile en az güneş enerjisinin kuzey yarımküreye düştüğü günlere denk gelen periyodu betimler
  • "şubat sonunda eskilerin "kocakarı soğukları" dediği bir üç gün vardır ki kısa bir fırtına yapar.. ama delikanlı adamlarla, yanakları elma renkli fingirdek kızlara koymaz. kocakarı fırtınası dediğimiz bu üç günlük döneme eskiden "berde'l-acüz"* adını vermişler. "acüz" omurgamızdaki "kuyruk sokumu" dediğimiz son kemiğin adı olduğundan böyle bir benzetme yapmışlar.
    bazıları bunu kocakarı manasına gelen "acüze" sözcüğü ile karıştırdıklarından, deyim halkın ağzına "kocakarı soğukları" olarak yapışmış. bu son fırtınadan sonra mart ayı başlar. bunun da "9 mart" günü belalıdır. illa ki bir deli fırtına getirir. eskiden öfkesini tutamayan, zırt pırt kavga çıkaran tiplere "mart dokuzu" derlermiş.(...)
    bundan sonra gelen soğuklara kulak asmayın. özellikle gençlere bir zararı olmuyor. 22 nisan, yani nevruz'da da yaz başlıyor. eskilerin "ruz-i hızır" dedikleri ikinci yarı yıl yani... " selahattin duman/ sabah/ 7.5.2001
  • gelen soguklara baktıgımızda bu sene sıkı gelmistir hoş gelmiştir. ben sanırım periyodik olanları seviorum periyodik yayın okur gibi saatli maarif takvim yaprağı okuyorum.
  • saatli maarif takvimimin bugün başladığını söylediği soğuklar.
    eski dilde berdü'l acuz veya eyyam-ı husum olarak adlandırılırlarmış.
    sanırım bu sene biraz daha erken teşrif ettiler kendileri.
  • şubat ayının son dört günü ile mart ayının ilk üç gününü içine alan haftada 26 şubat- 4 mart (h.11-17 mart)’ta görülen soğuklar.
  • mart başında zirveye ulaşan soğuklar ihtiyar ve zayıf düşmüş teyzeleri ahirete intikal ettirirmiş. bu nedenle martın ilk dönemindeki soğuklara kocakarı soğukları denmiş.
  • eskilerin anlatmasına göre, gudubet kocakarının biri gülen yüzünü uzaktan gösteren güneşe aldanıp* "bahar geldi, allaha da minnetim kalmadı"** der. ve imanlara ibretlik, akıllara soru işareti, meteorolojiye araştırma konusu hikayenin, gelişme kısmına geçilir.
    rivayet odur ki, bu kocakarı akşam ocağında süt kaynatırken mevzu bahis soğuklardan etkilenmeye ve yanan ocağa sokulmaya başlamıştır. üşüdükçe sokulur, sokuldukça ısınamaz ve en sonunda eteğinin ucundan kaptığı ateşin vücudunu tamamen sarmasıyla yanarak oracıkta can verir.
    o kocakarının adını alan soğukların hikmetini anlatan ve çocukluğumda beni değişik psişik hallere sokan bu hikaye de burada sona erdi. televizyonunuzu kapatmayı unutmayın...