şükela:  tümü | bugün
  • yakında satrançta yeneceğim yazar.
    (bkz: yazık)
  • mevzuyu hiç anlamamıştır. karşımdakilerin, benim fikirlerimi yanlış bulduğunu söylemiş. hayır, homofobiklerin "fikir" kırıntısı bile yoktur, ayrımcı zihin yapıları vardır. ayrımcılık bir fikir değildir ve meşru değildir, düşünce ve ifade özgürlüğüne girmez, dolayısıyla ayrımcı olma özgürlüğü diye bir özgürlük yoktur.

    karşımdaki insanlar ayrımcı ise, o ayrımcı ifadeleri elbette başkalarına ibret olsun diye sergilerim. buradaki amaç, hangi ifadelerin homofobi kapsamına girdiğinin belirlenmesi ve bu ayrımcılığa karşı mücadele edilmesidir.

    benim bir fikir üretmediğimi söylüyor, muhtemelen tartışmayı okuma zahmetine katlanmamış. bana lgbti kimliğim üzerinden bir (hatta birden fazla) saldırı gerçekleşiyor, ve küfür-hakaret-ayrımcılık içermeyen yazılarımla yanıt veriyorum.

    kendisi az biraz homofobik olduğunu ve kendine sakladığını söylemiş. en kısa zamanda rehabilite olmasını diliyorum. kolay değildir homofobiklerin ayrımcı zihin yapılarının ve kafalarındaki yanlış şemaların değiştirilmesi. bu konuda çaba sarf etmesini dilerim.
  • dikkat çekmeye çalışıyor galiba. eşcinsellere karşı biraz önyargılı olduğunu söyledi, ben de ona rehabilite olacağını söyledim. “bana hakaret ediyorsun“ deyince, ben de ona bunun dostane bir tavsiye olduğunu, hakaret etmediğimi söyledim.

    kendisine hiçbir şey sormadığım halde anlatmaya başladı. iki erkeğin öpüşmesinden tiksiniyor ve bakmaya tahammül edemiyormuş. ama bir eşcinselle çay kahve falan da içebilirmiş, “fermuarını açmaması“ şartıyla.

    insanların fantazi dünyası ne kadar geniş yahu! hem öpüşürken görmeye tahammül edemiyor, bir yandan da “ama çay kahve içerim, bana fermuarını çözmezse“ diyor. içten içe merak ediyor, bana mesaj atıp benle konuşmak istiyor, ki kendisine mesaj atmadığım halde entry’m üzerine bana bir mesaj gönderdi.

    “rehabilite olabilirsin“ dememe içerlemiş. eşcinsellere karşı önyargılı olan herkese rehabilite olup düzelmelerini öneriyorum. türkiye’nin %87’si homofobiktir, bu %87’yi grup terapisi de kurtarmaz ve maalesef o nesiller tamamen kaybedilmiştir, benim gözümde “junk“ veya çöptür. ve maalesef bu geri kesim sadece kendilerini değil, çocuklarını da homofobi ve transfobi ile zehirlemiştir. tüm ülke bitiktir, herkesin birbirini paçalarından aşağı çektiği bir cehennem kazanına evrimleşmiştir.

    bana bir başkası tarafından yazılan ve “götünü siktiren, götveren, ruh hastası, dangalak“ diyen homofobik bir sıçmık 100’lerce kez fav almıştır ve o sıçmığı beğenenler de benim gözümde çöp sayılır. junk, trash, and bullshit. ayrımcılık çöptür, ayrımcılığın değeri yoktur, artıktır. ben de tam olarak bunu söylemiştim, ama herhangi bir kişiyi hedef alarak değil. bu zihniyet hastalıklıdır, bir veya birden fazla kişiye değil zihniyete yöneliktir.

    kendisine bir tane entry yazdım, bana iki entry yazmıştı, doyamadı üçüncüyü yazdı. cidden lgbti bireylere karşı önyargılı bir şahsı rehabilite etmekle ve eğitip bilinçlendirmekle uğraşıp rahatımı, konforumu bozamam. “elinden gelse beni bakırköy’e kapatırsın“ demiş. “rehabilite olabilirsin“ gibi dostane bir öneriyi bile böyle algılıyor, ne diyeyim, önyargı kalkanlarını giyinip kuşanarak benimle mesajlaşmaya kalkarsa böyle olur.

    bir de, neden benle konuşmaya çalışıyor, onu anlamıyorum. “fermuarını açmadığın sürece“ diye vurgulamış. “insan kendinden bilir“ diye düşünüyorum, yani beni veya herhangi bir lgbti’yi görüp de aklına otomatikman “bana uçkur çözer mi?“ sorusu geliyorsa, demek ki kendisi de bir kadını gördüğünde aklına otomatikman fermuar muhabbeti geliyor.

    üzücü gerçekten. sıkılmamış, benle diyalog kurmaya çalışmış, mesaj üstüne mesaj atmış. hayır, yani latent olsa falan “açılamadı, içinde kaldı“ falan diyeceğim ama değil. neden ısrarla mesajlar yolluyor, nickaltıma bir şeyler yazıyor, onu da anlamış değilim. gelsin “merak ediyorum“ desin, bu dil daha çok iş yapar.