şükela:  tümü | bugün
  • anlamlandırma olarak da adlandırılır ve bilginin bellekk sistemine yerleştirilme sürecidir. önce bilgi alınır, bu bilgiden bazı ayırt edici özellikler algılanır ve bellekte izleri oluşturulur. gelen bilgi, alıcıı tarafından değişikliğe uğratılarak uzun süreli belleğe kodlanır. yeni gelen bilgiler eski bilgilerle ilişkilendirildiği- kodlandığı-anlamlandırıldığı için kalıcıı öğrenme sağlanır.
  • iletişim kurarken karşımıza çıkan süreçlerden ikincisidir.
    mesaj içeriğinin kod simgelerine dönüştürülmesiyle oluşur.
    örneğin kızgınlık duygusunu belirli kodlarla ifade edebiliriz.
    kelimelerle yani dil " öyle yapma kıl oluyorum" gibi.
    söyleyiş tarzıyla" hemen gitsem iyi olacak"gibi. halbuki kelime anlamında kızgınlık yoktur.
    yüz ifadesiyle (kaş yukarı kalkar,dik dik bakılır, nefes hışırtılı bir biçimde bırakılır )
  • kisa sureli bellek'ten uzun sureli bellek 'e gecme asamasi. yeni bilginin bilgi islem surecine dahil edilmesi ve uzun sureli bellekte hazirlanmasi surecidir. yeni bilginin, bellekteki semalarla iliskilendirilmesini, anlamlandirilmasini gerektirir. bazen de yeni bilgiler dogal olmayan cagrisimlarla bellekte tutulur. (bkz: hafiza teknikleri/#37618364)

    bilgilerin kisa sureli bellekten uzun sureli bellege gecebilmesi ve orada depolama yapabilmesi icin bireyin yaptigi bilissel islemlerden biri. uzun sureli bellege kaydedilmesi gereken bilgilerin zihinsel simgelerinin olusturulmasidir.

    (bkz: uzun süreli bellek/#37801692)

    ayrica
    (bkz: bilgiyi işleme kuramı)
  • (bkz: kodlama saati)
  • ülkeden ülkeye yöreden yöreye değişir.

    (bkz: r7bac) için
    amerikalının kodlaması "romeo seven beta alfa chicago"
    türkün kodlaması "rize yedi balıkesir adana ceyhan"
    trabzonlunun kodlaması "rize yeti bursa antep corum"
  • evet bu bir sanattır, ve bence bir yaşama biçimi. frp karakterleri gibi programcı insanların level atlamak konusunda sınırları yoktur, ne kadar çalışırsan ve derine inersen o denli yetkinleşirsin. ben bunu eski türk okçularının (hatta atlı okçuların) yayı kullanmak için çektiği çileye benzetiyorum, bir programcının eve kapanıp çalışması, detaylı bir şekilde veri yapılarını, yazılım ilkelerini, yazılım pattern'lerini öğrenirken aslında eski okçular gibi çile çektiğini düşünüyorum. deyim olarak çile çekmek, sürekli yayı germek suretiyle iskelet/kas yapısını güçlendirmek için okçuların yaptığı çalışmaya deniyor. project euler ya da benzeri platformlardaki soruları çözmek, yazılım problemlerine yoğunlaşmak ve pratik yapmak (bkz: code kata) bir nevi çile çekmektir.

    ama bir taraftan bunu memurluk olarak icra etmek de mümkün. bakın programlama becerisi ve bilgi sahibi olmak aslında birbirinden tamamen farklı şeyler. piyasada 10 sene çalışıp framework'ler hakkında, trend teknolojiler hakkında oldukça detaylı pratik bilgiye sahip olup en basit ve temel sorulara cevap veremeyecek, yani neredeyse sıfıra yakın programlama becerisine sahip olan insanlar olduğu gibi, programlama becerileri oldukça iyi olup trend teknolojilere uzak kalmış insanlar da vardır.

    o yüzden piyasa maymunu olmak programlamayı bir çeşit memuriyet olarak görmek, bu işin çocuksu zevkine sahip olmayı reddetmekle aynı kapıya çıkıyor. bu bir oyun, bir mesleğin ötesinde bir yaşama biçimi. makam için uğraşılacak şey değil. 9-5 yazılımcı olarak çalışıp kartvizit dağıtmak üzerine yaşayan insanların anlayamadığı şey budur. seçim meselesi tabii ama saygı duymam.
  • fabrikalarda üretilen her türlü, gıda, otomotiv, kablo, içecek vb. ürünlerin üzerine üretim son kullanma tarihi ve parti numarası gibi bilgilerin yazılması işlemi.

    (bkz: continuous ink jet printer)
  • victoria's secret modeli karlie kloss bile röportajında "kodlama gelecektir, herkesin öğrenmesi gereken bir alandır." derken, okuduğum bölümdeki "doktora" yapan "mühendis" araştırma görevlilerinin ilgimi çekmiyor diye kaçtığını gördükçe, birşeyleri kemirme isteği oluşturan "eylem".

    acun izlemeye, instagram'da, facebook'ta, whatsapp'da zaman öldürmeye devam edin arkadaşlarım.
  • türkçesi programlamayla karıştırılan kelime, yanlış kullanımı da doğru gibi algılanmaya başladı. coding, encoding gibi kelimelerin karşılığı kodlamadır, bilgisayarda programlama yapmanın, kod yazmanın karşılığı değil.