şükela:  tümü | bugün
  • - iki çeneklilerden, çiçekleri küçük ve sarımtırak, zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan, yapraklarından kokain çıkarılan, en çok peru'da yetişen bir bitki.
    - bu bitkinin yapraklarından çıkarılan madde.
  • yaprağı açlığı ve yorgunluğu unutturarak, organizmayı ayakta kalabilmesi için tepkilerini yok eden bitki.
  • koka yaprakları dikkatli ve adabına göre çiğnendiği zaman zevkin doruklarında dolaşmaya neden olur..
    güney amerika da büyücüler koka yapraklarını çiğneyip tükürerek fala bakarlar. tabii ki bu fal süreci bir kaç yan aktivite ile daha da ilginç ve karmaşık bir yapıya kavuşur..
    örneğin koka yapraklarının yere atılarak dağılış şekillerine göre de karar verirler (ters, düz vs..)
  • guney amerika'li madencilerin calisirken cignedikleri bitki.
  • and daglarina cikarken yapraklarindan yapilmis cayi yudumlayabilecegin zula koylerden gececeksin, machu pichu'ya dogru denizi goreceksin, sakin sasirma.
  • judoda rakibe karşı kazanılan teknin üstünlük.
  • judo da rakip kalçasının üstüne oturacak şekilde düşürüldüğünde veya rakip ilk cezasını (bkz: shido) aldığında kazanılan puan. ayrıca judo da en düşük değerli puan.
  • iki bin yildan fazla bir suredir guney amerikanin and daglari bolgesinde yetistirilmektedir. koka bitkisinin yapraklari ilk defa 1850 yillinda kimyager gaedecke tarafindan kristal hale getirilmis ve erythroxyline adi verillmistir.
  • ilk kez henri charrierre'nin "kelebek" romanında bahsini okuduğum bitki

    (bkz: papillon)
  • latince adı "erythrotoxylon coca" olan bodur bir çalı bitkisi. yapraklarında bir çok alkaloid ve özellkikle kokain vardır. and dağları'nın doğal bir bitkisi olan bu çalıyı, daha başka yerlerde de üretmek ve yetiştirmek mümkündür. bitkinin yapraklarını güney amerika kızılderilileri yüzyıllardır açlık bastırıcı ve keyif verici olarak çiğnemektedir. kokainsiz bitki özü kolalı içeceklerin yapımında kullanılır.

    (bkz: coca cola)