şükela:  tümü | bugün
  • bi bonzai dil. yani başka bir şey de değil ya. ama konu bonzaiden açılmışken onun kadar sinsi değil yani kokain daha take it as it comes iken bonzai tam olarak luciferin adamı gibi çalışır yani kuralı falan yoktur ya hep ya hiçtir sonuçta insan icadıdır. ama baktığında konu insan limiti ise bonzain ilk kapağı fight club ın son sahnesinde herşeyin yıkıldığını gören kişi gibi yapaken uzun ve yoğun kullanımın ardındaki yoksunluk en başta gördüğünüz görsel şölenin yıkıntılarının altında kalma hissiyatı doğururki en ketum insanın bile içindekileri bile morartır. ama kokain dünyadaki mevcut sosyolojik durumun analizini yapmanıza sebep vereceği gibi bazı bazı çok önemli olan ayrımsama yetiside kazandırır lakin tabiki gülü seven dikenine katlanır sonuçta dünyaya gelmeden anlaşma yapmadık yani aslınd hiç birşeyi gerçektenhaketmiyoruz ;) esen kalalım yeter hacılar
  • suan ıyısını bırakın orta hallisini bile bulmanız imkansız.

    kaynarken coğalan eşya gördünüzmü hiç artık ıyıce boku cıktı ılaca para vermeyın.
  • eksitasyonu, kassal farkındalığı ve öforiyi meydana çıkarır. dopaminin ve nerofrinin geri kazanılmasının engellenmesinde çalışır. fazla kullanımı kusmaya, konvülsiyona ve paranoyak sabuklamaya sebebiyet verir. doz aşımı ise beyinde ciddi hasarlara sebep olmakla kalmaz kişiyi öldürebilir.
  • parası çok olan için bir alternatif!
    zenginin bonzai si de denilebilir.
  • bir iki bilgi:

    "nosebleeds after cocaine insufflation are due to irritation and damage of mucus membranes by foreign particles and adulterants and not the cocaine itself; as a vasoconstrictor, cocaine acts to reduce bleeding."

    yani diyor ki, kokain çektikten sonra burnun kanıyorsa çok boktan bir kokain çekiyorsun demektir. saf kokainin tam tersi kanama azaltıcı etkisi vardır; kanamayı yapan kokainin içine karıştırılan bok püsürdür.

    "a 2007 study by the european monitoring centre for drugs and drug addiction showed that the purity levels for street purchased cocaine was often under 5% and on average under 50% pure"

    burada da diyor ki, sokaklarda satılan kokain çoğunlukla %5'ten daha az saf, ortalama olarak da %50'den daha az saftır. benim tahminim türkiye'de bulabileceğin kokainlerin çoğu %2-3 saflıktadır.

    kaynak

    edit: deyorlar ki ne yüzdesi yurdumuzda saflıklar binde oranlarıyla ölçülüyor ^^
  • ben bu tayfadan hiçbirini kullanmadım. hatta alkol bile yok. sigara içiyorum köpek gibi ve bırakamıyorum demek sigarayı bile bırakamıyorsam bunlarda ne hale gelirdim. hayat da gerçekten çok bok gibi.
  • nzt lan bu dediğim başlık
  • cockaigne kelimesinde gelir. cockaigne hiç bitmeyen bollukların olduğu ve insanların hiç calismak zorunda olmadıkları dünyaya verilen ismidir.
  • almanya ve hollanda'da dağıtımını ndrandheta'nın yaptığı madde
  • kokain; koka bitkisinin yapraklarının kristalize edilerek içerisindeki saf alkaloid'in toplanmasıyla elde edilir.

    1940-1950'li yıllarda kokain; anestezik madde, ağrı kesici, antidepresan, mss stimülantı gibi çeşitlerle piyasaya ilaç olarak sürülmüştür; ancak kötüye kullanımı yaygınlaşınca üretimi durdurulmuş ve piyasalardan toplatılmıştır.

    koka alkoloidi; dopamin, norepinefrin ve serotonin'in güçlü bir geri alım inhibitörüdür. beyinde ''ödül yolağı'' olarak adlandırılan mezolimbik yolak üzerinden etkilerini gösterir. özellikle dopamin geri alım inhibitörlüğünü çok güçlü bir şekilde gerçekleştirdiğinden, sinaps boşluklarında fazla miktarda dopamin birikir. bu birikim de insana; özgüven, öfori, mutluluk, enerji, yenilmezlik, coşkunluk gibi duygu durumlarını yaşatır. acıkmazsınız, susamazsınız, beyninizden daha fazlasını kullanıyormuşsunuz gibi bir hissiyata kapılırsınız. normal gündelik hayatta daha enerjik, derslere daha konsantre ve açlığa/susuzluluğa da bir o kadar fazla dayanıklı hale gelirsiniz..

    işin buraya kadar ki kısımları kulağa hoş geliyor ama öyle değil mi? bir de kronik kullanımının etkileri, yoksunluğu ve resmen harap ettiği beyin hücleri var tabi ki. ortalama bir doz kokain, yaklaşık 1 saat etki gösterir. bu saat içerisinde kendinizi oldukça coşkun ve enerjik hissedersiniz. ancak kan-beyin bariyerini geçen maddelerin, hızlı bir yarılanma ömrü vardır. etkisi geçmeye başladı mı tam tersi bir durum oluşmaya başlar. baş ağrıları, huzursuzluk, uyku hali, sinirlilik, ajitasyon, irritabilite, taşikardi, depresyon ve daha nice çekilme sendromları görülür. kronik kullanımında ise; burun mukozasında ve dokusunda büyük bir hiperemik doku, burun kıkırdak ve kemiklerinde erime söz konusu olur. beyinde dopamin reseptörleri aşırı bir uyarıya maruz kaldığından geri dönüşümsüz olarak atrofiye uğrar. yani sizin belirli sayıda olan dopamin reseptör sayınız normal sınırının aşağısına iniyor, bu da yakın gelecekte huntington, parkinson, alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklara büyük oranda yakalanmaniza sebep oluyor.

    tüm bu yan etkieriyle kurtulacağınızı mı sandınız? yüksek oranda kardiyotoksik maddedir. ekg'de qt ve qkt dalga boyunuzu arttırır, palpitasyon ve aritmi yapar, nur topu gibi bir kalp krizine aday bir insan olursunuz.

    beyindeki nörotranssmittler reseptörlerini duyarsızlaştırır, bir operasyon geçirecekseniz 2-3 doz fazladan anestezik/uyuşturucu maddeye maruz kalırsınız (anestezik maddeler yüksek oranda hepatotoksiktir ve böbrek yetmezliği yapabilir) ayrıca yaralarınızın da geç iyileşmesine neden olacaktır. normalde bir kesik yarası maksimum 3 günde geçiyorsa, bu zehri kullanınca min 2 haftaya 'belki' geçecektir.

    uyuşturucu maddelerin en fazla etkilediği organ beyindir. beyin diyorum bakın ''beyin''. her şeyinizi kontrol eden, baştan aşağı trilyonlarca hücreyi yöneten, düşünmenizi, konuşmanızı, koku almanızı, hissetmenizi, görmenizi, hissetmenizi kısaca evrim piramidinin en üstünde yer almanızı "insan" olmanızı sağlayan ana organdan söz ediyorum. bırakın bu tür şeyleri, hayatınızı güvenli bir şekilde yaşayın.