şükela:  tümü | bugün
  • çürümüş,kullanılamaz hale gelmiş yiğecek.
  • bozulmaya ugrami$ herhangi bir $ey icin kullanilabilir, mecazi anlam yuklenerek kullanilmasi daha fazla a$ina oldugumuz bir durumdur. sistem yada yoneticiler ile ilgili ele$tirel aciklamalarin cogunda kendisine bir yer bulur.
  • (bkz: hayat)
  • bu kelimeyi küfre yedirince böyle bi elit hava mı katıyor nedir anlamadım. kötü çevrilmiş bir küfür gibi. kokuşmuş it, kokuşmuş yılansı fare yüzlü eşşoğlueşşek, kokuşmuş pislik bok salak... zihniyet olunca iyi ama. feci sarsar muhatabını. sinirden kendini siker. kokuşmuş nefret söylemi.
  • söylerken bile burnumu tıkadığım sözcük. ya burnumun hassaslığından ya da hayal gücümün genşliğinden bilemiyorum.. nasıl etki bırakıyorsa artık.
    'kokuşmuş'muş öf.
  • bana çok komik gelen bir kelime. komik olan kısmı kelimenin anlamı değil, kullanım şekli. bunu genelde liseli veya üniversiteli sol grupların toplantılarında eline megafonu alıp kalabalığı coşturan kişilerin ağızlarından duyarız. "bu kokuşmuş düzene çomak sokacağız. hadi arkadaşlar!" gibi. ezbere söylenen bir kelime sanki. sol bir gruba üyeysen ve elinde megafon varsa illa kokuşmuş demek zorundasın. bunun dışında pek de kullanıldığına şahit olmadım.