şükela:  tümü | bugün
  • bir yeti. ya da birçok yetisizliği kamufle edici savunma davranışı. bir tür hastalık.

    görünüş olarak fazla ucuz. o yüzden ihtimal verilmesi her zaman mümkün olmuyor. sonuç kesinleşince de, tüm olan biteni tekrar gözden geçirip bu kadar çok ve kolay yalana bravo diyebiliyorsun. bunlar saniyeler içinde geçen düşünceler. hayatı basit yaşamak gerektiğini çözmüş keyif içindeki yalan söyleyicilerin taktiklerini uyguluyorsun denemek için; çok ucuz gerçekten, ama taktiğin sahiplerine karşı uygulandığında eğlenceli.
  • zor bir aktivite.

    ben yalan söylerken burun deliklerim büyüyormuş ve suratımda aptal bir ifade oluyormuş. ayrıca gözlerimi kaçırıp karşımdaki hariç her yere bakıyormuşum.

    bu kardeşimin tespiti.
    aile içinde yalan söylerken hemen yakalanıyorum.

    bu nedenle burun estetiği olup, botoks yaptırmaya karar verdim.
  • karşıdakinin yalan söylediğini bilerek dinlemeye devam etmekten garip bir haz alıyorum.

    bu sadece kişinin kendini kandırmasıdır. bir süre sonra kişi kendi söylediği yalanlara inanmaya başlar.
  • depresyon belirtisi
  • ellerini saçlarında gezdiren birini tanıyorum. gülümsetiyor beni. ha bir de "nedir o" diye cümle arasına sıkıştıran var. onu da yemiş gibi davranıyorum. "doğrusunu söylemek gerekirse" diyor mesela anla ki "yüksek ihtimal" yalan.. anlaşılıyor yani. yapmayın. beden dili diye bir şey var:)
  • bu özelliğin tespit edildiği insanın itlafı vaciptir. büyük temizlik. iflah olmaz ruh hastasıdır, hayatı yakınlarına da zehir eder böylesi.
    hani elinizden kaza çıkıp öldürdünüz diyelim, anlaşılmayacaksa çekip gidin, adalete falan teslim olmayın, keyifle yaşayın.
    tespitte kullanılacak yöntemlerden biri: karşısındakine inanmıyor ve hatta yalancılıkla itham ediyorsa (bok atıyorsa daha doğrusu) teşhis yüzde doksan yerini bulur.
  • böyle hoş bir özelliğe, bir de çok yalan söylemeyi ekliyorsa bir insan ona tek tavsiyem yalanlarını bir yere not almasıdır.
    aksi takdirde devreler yanar, ortalık karışır, yazık olur.