şükela:  tümü | bugün
  • bence politeizm. ihtiyaca göre tanrı seçebiliyorsun. akşama randevu mu var? o gün afrodittir olay. yan mahallede kavga mı çıkmış? aresten kralı yok. cep telefonu mu çekmiyor? hermesçisin.
  • günahlarımızın karşılığı olarak kredi kartına 54 taksitle yanabildiğimiz dindir.ayrıca her 10.000 puanlık sevapla çekilişe katılma hakkı kazanıyor ve eğer bu çekilişte kazanırsanız adriana lima'yla* ya da josh holloway'le* bir gece geçiriyorsunuz.hem de zina kabul edilmeden...

    (bkz: yok böyle bir şey)
    (bkz: allahım affet beni)
  • zorda kalırsan tanrısını kesip yiyebileceğin dindir. araştırıcam bakalım buna imkan tanıyanı var mı yok mu.

    - akşam yemekte ne var füsun?
    - tanrı incik, ilah haşlama, havari buğulama...
  • bu dine göre her mümin, maillerinin sonunu "kolaylıklar diliyorum" diye bitirmekle mükellef olmalı. "amin" gibi, "inşallah" gibi bir anlamda... bizim iş yeri topyekün kökten dinci olabilir bu durumda. hızlı bir yayılma süreci yaşanır diye düşünüyorum.
  • sanki var gibi ama yokmuş gibi de olan bir din cuk oturuyor bu kalıba. ismini koysak kafi olacak bu dinin. bana öyle geliyor. ve açıklıyorum:

    "kredi kartı dini"

    büyük kolaylık valla. vade farksız taksitlendirme yapabilmesi mesela en önemli kolaylığı. sonra taşınması da kolay. internetten alışverişe de olanak sağlıyor. mil olsun, bonus olsun bir ton şey kazandırıyor. hem çağdaş. kimse de çıkıp çağa ayak uyduramıyor diye bok atamaz. süper bir din. ayda bir bankaya gidip ibadetini de yaparsın mis gibi. hatta üşendiysen internetten bile yapabilirsin. al sana bir kolaylık daha. tek dezavantajı kutsal kitabında fontların bit kadar olması. ama o da çok mühim değil, zaten okumasan da olur imzala yeter.
  • her din her zaman kolay secimdir bana gore; birini mi oldurdun? git 40 kurban kes ve dagit, cennete gittigini sanmanin dayanilmaz hafifligiyle uykuya dal. birine tecavuz mu ettin? 10 hail mary ile rahip seni kutsadi.

    asil agirlik, asil iyilik, asil gerceklik, kendi iradenle, arkasinda bir cikarin olmadan, bir art niyet olmadan iyilik yapmak, iyi bir insan olarak kimseye bilerek zarar vermemektir.

    herkes hayal ediyor yok cennete gidince bilmem kimlerle yatabilecegim, yok su sekilde bir malikanem olacak diye... bu ulkede bir kisi de cikip demez mi "su anda yasadigimiz dunyanin kendisi de cennet olabilir" diye? niye bu firsati kaciriyorsunuz? niye korkuyla, kati kurallarla baskalari hakkinda ahkam kesmekte kendinizi hakli goruyorsunuz?

    olumden sonra bir hayat varsa eger; kalbi ve vicdani berrak olanlar; insanlara yardim ederek mutlu olanlar gidecektir 'cennet'e; "tanri bizi gozetliyor"'culuk oynayip, sov yapanlar degil.
  • japonların dinidir.

    japonya'ya giden mütedeyyin bir arkadaşım ile bir japon arasında geçen diyalog:
    j: sizin dininiz çok zor ya. 5 vakit namaz, oruç zor.
    ma: aslında o kadar da zor değil. siz ne yapıyorsunuz peki ibadet olarak?
    j: ayda bir tapınağa gidip dua okuyoruz, bir tas pirinç bırakıyoruz.
    ma: haklısın, ne diyeyim...
  • sanilanin aksine vardir; iyi insan olmaya calismak, gayet basit.
  • sizi aldatan sevgilinizle/eşinizle yüzleşmek, sorunun neden kaynaklandığını anlayıp sorunu çözmek ya da çözüm bulamadı iseniz insanca ayrılmak yerine taşlayıp öldürme kolaylığını getirmiş olan islamı tanımlar.

    yok özür dilemekmiş, "-lan, acaba bende mi bir sorun vardı da aldatma gereksinimi ortaya çıktı?" demekmiş, "şartlar neydi, bir zorlama mı vardı?", "farklı etkilerden mi kaynaklıydı?" gibi soruları sorup uykunu kaçıracağına, öldür gitsin. ne kadar kolay değil mi?