şükela:  tümü | bugün
  • ömer lütfi barkan'ın anadolu coğrafyasının islam ile tanışmasını anlattığı; ilk olarak bir makale olarak yazılan daha sonra milliyetçi bir yayınevi tarafından kitaplaştırılan metni.

    "vakıflar dergisi", sayı. 2, ankara, 1942
    kaynakçalarda böyle bir referansla anılır genelde.
  • tek isleri kolonize etmek degildir bunlarin. cunku bu derviş milletinin ne yapacagi belli olmaz. iste size bunlardan biri:

    “bir gün uryan bir derviş çıkageldi. anları* islam’a davet itdi. meger dervişin elinde heman ağac bir kılıç var idi. kafirler anı görüp gülüşirlerdi. meğer kafirlerin bir gün bir ulu panayırları var idi. hem ol gün kafirlerin cem olacak yirleri ol hamam üzerinde olurdı. kafirler cem oldular. derviş anda geldi. bunları islam’a davet itdi. kafirler cümle serhoş olur. dervişün tolayı yanına dirilüp cem oldılar. dervişi masharaya aldılar.

    “eğer sen dididüğün bizümle nice eydürsin? yalunuzsın hem yarağın* yok” didiler. derviş eydür:

    “niçün yarağım* yok? uşde kılıcum” didi. “eğer islam’a gelmezsenüz bu kılıcum ile sizi hep kırarım” didi.

    ol ağaç kılıcı anlara gösterdi. kafirler yine gülüşdiler. içlerinden bir serhoş kafir ilerü geldi. dervişün önüne durdı. eyitdi:

    “imdi kılıcun ile beni çal, görelüm keser mi?” didi.

    heman derviş dahi allah’a sığınup tekbir getürüp kafiri arkurı belinden çaldı, iki böldi, allah’un inayetinde kafiri iki böldü, lakin kafir dahi yirinde turuturken heman canı cehenneme ısmarladı. kafirler gene gülüşdiler. eyitdiler:

    “kılıcun katı keskin imiş. bizimle dahi boyle mi cenk idersin?” didiler. derviş eydür:

    “ yoldaşınuzı görün , yirinden depredün” didi. katına geldiler gördüler kim kafir kef görmüş, depredelüm sandılar. kafir iki pare olup düşdi. heman ol cem olan kafirler ol hali gördiler, nicesi devrile inanup islam’a geldiler, ve nicesi dahi tagılup kaçtılar. perakende olup gitdiler. muhassal-ı kelam derviş ol arayı feth itdi."

    anonim tevarih-i al-i osman, f. giese neşri, haz. nihat azamat. marmara üniversitesi yayınları, istanbul 1992. s. 14.
  • kunyesi tam olarak omer lutfu barkan, "istila devirlerinin kolonizatör türk dervişleri ve zaviyeler", vakıflar dergisi, cilt: ii, 1942, s. 279-304 seklindedir. alanindaki klasiklerdendir. inalcik hocanin* “ottoman methods of conquest,” studia islamica 2 (1954): s.103-129. ile birlikte okununca olay biter, asarsiniz*.
  • "..filhakika, osmanlı tarihinde, bilhassa istanbul’un fethine kadar, kütleler halinde islâmlaşma ve devletin kozmopolitleşmesi mevzuubahs değildir. bilâkis, osmanlı idare teşkilâtı selçukî ve ilhanîlerin devlet ve idare an’anelerine göre tesis edilmiş ve devlet işlerinde bidayette daha fazla selçuk idarî teşkilâtına mensub yüksek türk aristokrasisi ve memurları kullanılmıştır. bu türk idare adamları devşirme unsurlar lehine ancak xv. asırdan sonra azalmağa başlamıştır. esasen fuad köprülü’ye göre, muhtelif unsurlardan teşekkül eden her büyük imparatorluk için sarayın bir müddet sonra atsızlar ve soysuzlardan mürekkeb bir kapu kulu yaratması ve kozmopolitleşmesi mukadder bir hâdisedir. abbasîler ve bizanslılar için tabiî addedilen bu hal, osmanlı imparatorluğunda neye türklerin kabiliyetsizliğine veriliyor? bizansta birçok imparatorların yabancı unsurların yetişmiş olması, bizans rumlarının idare kabiliyetini haiz olmadığını mı isbat eder?"
    tamamı için: http://www.dervisan.com/yazi2/kolonizator.html
  • etkisi mütevazı hacmiyle kıyaslanamayacak bir başucu eseri..

    bu coğrafyada çırpınıp duran ve ekseriyetle birbirini yiyen biz zavallılar için uzak geçmişi netleştirmek, yaşanan günün getirdiklerini hazmedebilmek ve yarınımıza ışık tutabilmek için:

    http://dergipark.gov.tr/…wnload/article-file/261397

    olur da link göçerse diye:
    http://turkoloji.cu.edu.tr/genel/barkan.pdf
  • bu makaleyle ilgili tanım kıymetinde bir bilgi vermek sokaktaki adam (ben) için zor elbette, meraklısı için not olarak yazayım; maurice halbwachs'ın 2016'da türkçeye hafızanın toplumsal çerçeveleri adıyla çevrilen kitabının takdim yazısını yazan thomas hirsch, halbwachs'ın annales sosyoloji dergisindeki bir makalesinde ömer lütfi barkan'dan 'eski öğrencim' diye bahsettiğini söylüyordu.

    ben makaleyi kitaptan sonra okuduğumda, halbwachs'ın düşüncelerinin izlerini tanımaktan, yani onun açmış olduğu yoldan yürüyen bir entelektüelin 'dünyanın' daha anlaşılır bir izahına ulaşmasından mutlu olmuştum.

    bu izler nedir diye bana sormayacağınıza güvenerek yazdım ama bir hemrah hali var bence.
  • paul wittek-osmanlı imparatorluğunun doğuşu

    claude cahen-osmanlılardan önce anadolu

    m. fuat köprülü-anadolu’da islamiyet

    `m. fuat köprülü - osmanlı imparatorluğunun kuruluşu`

    wilhelm barthold-islam medeniyeti tarihi

    bu eserlerle beraber mutlaka okunmalıdır.asgari sınır budur.osmanlı’da ‘’gaza'', ‘’gazilik’’ mefhumun nasıl oluştuğu,islam öncesi türk-bozkır inançlarıyla(heterodoks) nasıl yan yana yürüdüğü daha net anlaşılacaktır.türk dervişlerinin, türkmen babalarının islamı yorumlama şekli;osmanlıyı kuran inanç sisteminin aslında çok farklı olması aydınlanma yaşamanıza sebep olacaktır.

    hepsi okunması zor,insanı yoran kitaplardır.ancak verdiğiniz zahmete değecektir.selçuklu coğrafyasında başlayan erken osmanlı tarihini anlamak kanaatimce osmanlı tarihinin yarısını anlamaktır.geriye kalan çoğunlukla siyasi ilişkiler ve kronolojilerden ibarettir.(biraz cüretkarca oldu farkındayım) çünkü erken dönem hakkında bilgi ve belge çok kısıtlıdır.bakmayın diriliş ertuğrul gibi dizilerin 4-5 sezon sürmesine aklı başında her tarihçi bu dönemin bir gayya kuyusu olduğunu bilir ancak selçuklu ve tarihi türk coğrafyasından gelen süreç osmanlıya da sirayet etmiştir.mesela osmanlının kuruluşundaki menkıbeler ve efsaneler bile diğer türk islam devletlerinde birebir gözükmüştür. türk tarihinin farklı coğrafyalarda farklı hanedanlarla devam etmesi bu tarihi silsileyi bozmamıştır.bu da bize erken dönem osmanlı tarihini açığa çıkarmamızda büyük kolaylık sağlamaktadır.