şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: permutasyon)
    (bkz: olasilik)
  • (bkz: kombinezon)
  • fransizca combinaison'un ingilizcesi combination'un almancasi kombination'un türklerce okunusu (mâlum ya su almancadaki t'yi okumak zor gelir, nedense).
  • davulcularin el ve ayak uyumlarinin karmasik bir bicimde biraraya gelmesinede denir.(bkz: dogac titiz)
  • (bkz: kombine)
  • yabancı dillerden geçmiş bir kelime olarak bilinmesine rağmen yabancı dillerde de böyle bir kelime yoktur. bu kelimenin fransızcası combinaison olup "kombinezon" diye okunur. e ingilizcesi de combination olup "kombineyşın" gibilerinden okunur. bizim türkler de almış ingilizce yazılmış olanı fransızca okuyup ortaya kombinasyonu çıkarmışlar.
  • alm. -e kombination, -en
    anlam olarak kombinasyondan bir farki yoktur.
    (koo_3)^{-2} seklinde igrenc bir kimyasal espiriye donusturuldugu olmustur. (kombinat iyonu baabindan)
  • bunun ingilizcesi* bir aerosmith şarkısıdır.*
    sözlerini de yazayım tam olsun

    the street is cold, the dawn is grey
    my heart says no but my head says stay
    my work is finished, or so i've been told
    can't part the three of us, once we got a hold

    i forgot the name
    i took a shot on the chin
    i'm rearranging my game
    tell by the shape i'm in

    in line of fire, you know what to say
    they gave us no choices, just one shade of grey
    my legs keep movin', i don't seem to stray
    but i know each step we take, they're one step away

    i found the secret, the key to the vault
    we walked in darkness, kept hittin' the walls
    i took the time, to feel for the door
    i found the secret, the key to it all

    i got the nouveauree
    and dragged it home to bed
    i traded you for me
    i took it all and said

    i find my own fun, sometimes for free
    i got to pay it to come lookin' for me
    walkin' on gucci, wearin' yves st. laurent
    barely stay on cause i'm so god damn gaunt
  • (bkz: bağdaşım)
  • bazen topluca kadeh kaldırıp*** tek tek tüm kadehleri birbirine vurdurmaya çalışma gibi garip bir gelenek ya da herkesin tokalaşmaya çalıştığı bir daire içinde kendimi bulduğumda hesaplayasım gelir. niye normal bir insan olmadığımı sorgular, bu işten vazgeçip permütasyona geçerim.*