şükela:  tümü | bugün
  • compensate kökünden gelen elektrik muh. de sik kullanilan bir terim. hatta reaktif sayilan tabiattaki direnclerin yarattiklari cogunlukla istenmeyen reaktif akımların yarttıkları kayıplari ya yok etmeye ya azaltmaya ya da kontrollu sekilde kullanmaya yarar kompanzasyon.
  • sanayi tesislerinde güç faktörünün (cosø) yükseltilmesi amaci ile sebeke beslemesine paralel olarak ucgen baglanmis kondansatör gruplari monte edilmesidir. yürürlükteki mevzuatlara göre reaktif enerji tüketimi aktif enerji tüketiminin %33 ünü geçmeyecek sekilde kompanzasyon yapmak gereklidir.
  • reaktif yük denilen ve tek kelime ile şebekenin baş belası yükten kurtulmak için yapılan işleme denir...amaç cosø (güç faktörü) değerini 1'e yakın tutmaktır...amma velakin kolay bir iş değildir, zira genelde sabit kompanzasyon (şebekeye paralel kondansatör gruplarını bağlamak, reaktif yük arttıkça bağlı grup sayısı arttırarak cosø'yi yükseltmek) yapılır ancak burada bazen olay abartılır ve aşırı kompanzasyona gidilir...bu sefer endüktif yerine kapasitife girilmiş olunur; bu da ayrı bir ceza demektir...

    en güzeli şebekeye paralel bir senkron motor bağlamak ve onun v-eğrilerini kullanarak (uyarma ile oynayarak) dinamik kompanzasyon yapmak gibi duruyor...hem motor olarak kullanılır (mesela su pompası) hem de kompanzasyon; daha ne ister şu deli gönül...
  • bir de sadece sanayi tesislerinde yapılmaz bu olay, kimi zaman koca bir santral ya da havai hat şebekedeki reaktif yükü dengelemek için boşta çalıştırılır (ya da santral kapasitif bölgede tutulur)...bunun anlamı, aktif yük (yani asıl işe yarayan, evi ısıtan, kaynağı yapan) üretmesi gereken bir santralin yakıtını (su olur, kömür olur, doğalgaz olur) boş yere harcaması demektir...
  • aslinda kompanzasyon hayatimizin her yerindedir. cogu zaman bir kayibi baska bir seyle kapatmaz miyiz diyin bana. farzi misal cok para harcadiniz kredi kartiyla gelecek ay, bir sonraki ay az harcayip o kaybi kopmnaze etmeye calismaz misiniz. bu kadar gundelik bir olaydir bu kompanzasyon, evdelik giysidir, dildeki türküdür.
  • medikal olarak organizmada olusan bozuklugun geriye döndürülmesi anlamında kullanılır.
  • tip diline entegre olmus,kullanmaya basladiginda sonu gelmez bir terime donusen aliskanlik..temelinde yerine koyma mekanizmasi anlamina gelir.bu gorevi vucudumuzdan bobrekler tam hakkini vererek yerine getirir*.
    oyle bir dengeler ki tum herseyi,hata kabul etmez;
    diyelim ki tuzlu biseyler yedik,tuz daha sonra dolasima karisti ve sonunda bobreklere geldi,bobrekteki osmoreseptorler tuz fazlaligini anlar-ve bu arada beyne de tuz fazla sinyalleri gitmistir ki susama hissi de baslamistir-,adh salinir ve onun etkisiyle su geri emilimi olur,disariya daha az su atip su kaybini en aza indirmis olur.sonuc olarak ise plazmayi belirli konsantrasyonda tutmak icin yapilan bu islevler sonucu vucudumuz bizi korur,gozetler ve sever.
  • 1 ocak 2007 den itibaren sanayide daha iyi yapılması gerekecek şey.

    şu an %30 olan reaktif güç/kullanılan güç oranı bu tarihten itibaren %25 e düşecek ve %25 üzerindeki reaktif güç üretimi cezaya tabi tutulacak.
  • yeni yönetmeliğe göre; kurulu gücü 50 kva'dan yüksek tesislerde endüktif % 20 ve kapasitif %15 cezai sınırları teşkil etmektedir. 50 kva'dan küçük tesisler için bu sınırlar endüktif % 33, kapasitif % 20'dir.