şükela:  tümü | bugün
  • çeşitli şeylerin düzenli bir biçimde bir araya getirilmesi..
  • (bkz: beste)
  • giri$, geli$me ve sonuc bolumlerinden olu$an, turkce ve edebiyat derslerinin vazgecilmez odevlerinden biri.*
  • en onemli iki malzemesi kagit ve kalemdir.
  • (bkz: kompozitör)
  • edebiyat derslerinde düzenli olarak yazdırılır bu. çocuğun ilerde ne olacağına dair ipuçları toplamaya çalışır öğretmen.
  • öğrencilerin türkçe'yi kullanma ve düşündüklerini doğru ifade edebilme yeteneklerini arttırmaya yönelik insanın her daim yanında çizgili dosya kağıdı taşımak zorunda taşımasını gerektiren girişi geşimesi ve sonucu olan edebiyat dersi parçası
  • sinemada iyi bir kompozisyon görsel malzemenin uyumlu bi bütünlük oluşturacak şekilde düzenlenmesidir.
  • konservatuvarlardaki bestecilik, orkestra şefliği bölümünün genel adı.
  • sinavlarda yazilanlari kastirici olur; bir yastan sonra olayin ozunun beylik beylik konusarak geyik yapip aslinda hic de birsey dememek oldugu gorulur, in retrospect. turkce/edebiyat hocasinin gozune girilmek isteniyorsa, bol bol devrik cumleler, uc nokta ile biten esasen nazimmis* da nesire donusturulmus gibi boyle duygusal romantik abuk subuk seyler yazilabilir. ancak bu durum hocanin karakterine uymalidir, derste iyi gozlemci olunmalidir (hocanin ne sevip ne sevmedigini gozlemlemek anlaminda). yazilan kompozisyon "san'at... sanatttt... sanaaaaaatttt" diye inim inim inlemelidir.
    selcuk erdem tarafindan yazildigi iddia edilen komik bir ornegi, vakti zamaninda ortaliklarda* gezmekte idi bir aralar.
    toefl'in writing bolumunde yazilmasi gereken nanenin de aynen bu ilk/ortaokul kivamindaki kompozisyonlar misali, "bakiin, simdi ornek vericem... ahanda bu da conclusion'uuuum" diye gozlere batira batira yazilmasinda fayda vardir.